ANALİZ & ARAŞTIRMA DOSYALARI

LİNK : http://www.turkererturk.com.tr/kendi-utanci-uzerinden-karalamak/

Sanıyorum, bu ülkede PKK ve FETÖ üzerinden diğer
partileri, çeşitli demokratik kitle örgütlerini, kurumları ve şahısları
suçlayacak en son odak bile olamaz iktidar iradesi.

Sen PKK ile mücadele etme,
müzakere et, “mücadele etmeyin”
diye askere, polise gayri anayasal ve gayri hukuki emirler ver, mücadele
edenlere operasyon yap ve demir parmaklıkların arkasına at, şehidimize “kelle” teröristbaşına “sayın” de, bitirilmiş terörü
emperyalizmin önüne koyduğu “açılım
reçetesi”
ile azdır, ülkeye Habur ve Kobani
rezaletlerini yaşat, Suriye’de
emperyalizmin vekâlet savaşının ateşine odun taşıyarak Türkiye’nin PKK ve uzantıları tarafından
güneyden kuşatılmasına neden ol ve şimdi bir de utanmadan, sıkılmadan insanlara
“HDP destekçisisiniz”
diyerek saldır!

Hayır! Sen FETÖ’cüsün!

Aynı kepazelik FETÖ için de geçerli! Yani, Türkiye’nin 15 Temmuz Darbe Girişimi ile
karşılaşmasının en büyük müsebbibi iktidar iradesidir! Biz Gülen tehlikelidir, devlete
sızıyor, darbe hazırlığı içinde diye yazarken ve ekranlarda anlatırken; iktidar
yardım ve yataklık suçunu işledi, üstelik bize de düşmanlık etti! Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas
davalarının iki tarafı var; birincisi iktidar, ikincisi ise FETÖ! Bu konularda
yargı önünde hesap verdi mi? Hayır! Hatta; biz Pensilvanya’da Gülen’in Türkiye
için nasıl bir tehlike olduğunu anlatırken, iktidarın bazı milletvekilleri
içeride el etek öpüyor ve bağlılıklarını bildiriyorlardı.

Şimdi, sağa sola “Sen de o zaman FETÖ’cüsün”, “Sen de o zaman PKK’ya destek veriyorsun, çünkü
ha PKK ha HDP”
diyerek saldırıyorlar ama kendilerine hiç
bakmadan, kirli sicillerini hiç görmeden.

Buna Yansıtma Denir!

Buna psikolojide “yansıtma” denir. Yani,
kişinin kendisine söylemesi gerekenleri karşısındakilere söylemesidir. Ya da
kendine yakıştıramadıklarını, başkalarına yakıştırmasıdır. İktidar bunu
geçmişte çok yaptı, şimdi seçimler dolayısıyla halkı ve kendini kandırabilmek
için çok daha fazlasını yapıyor. İktidar iradesi; kendisine ait makbul olmayan
özellikleri ve davranışları karşısındaki kişilere yansıtıp, bunları sanki
karşısındaki kişilerin özellikleri ve davranışlarıymış gibi onlara yüklemeye
çalışmakta ve bunu Türkiye’de
muhalefete, muhalif düşünen örgütlere ve insanlara sıklıkla yapmaktadır.
Özellikle son günlerde görüyorum ki; iktidara payandalık yapmaya çalışan ve
halkta bir karşılıkları olmayan tarikatvari yapılar da bu psikolojik hastalığa
yakalanmışlar.

Bugün itibarıyla, seçimlere 3 gün
kaldı. Seçim propagandaları tam gaz gidiyor. Ama iktidarla muhalefet arasında
yapılan yarışta silahlar eşit değil. Cumhuriyet
tarihimize, bu seçimler kara bir leke olarak geçecektir. İktidar, tüm devlet
gücünü adli, mali ve kolluk dahil olmak üzere, son damlasına kadar
kullanmaktadır. OHAL,
iktidarın seçimi kazanmak için kullandığı en önemli silahıdır. Hangi demokratik
ülkede bu şartlar altında seçim yapılmıştır? Eğer “OHAL’e 15 Temmuz Darbe Girişimi neden oldu” deniyorsa;
bunun da baş sorumlusu iktidardır.

Terörle Bir Ülke Bölünmez!

Bugün için ülkemiz, geleceğimiz
ve iç barışımız için en büyük sorun; iktidarın bizatihi kendisidir. İktidar
iradesi, 16 yıldır ülkemizi neredeyse “Ali Babanın
Çiftliği”
gibi yönetti! Ülkece geldiğimiz yer ise tam anlamıyla
iflas ve yıkımdır. Bakınız; 1984’den beri ülkemizde etnik bölücü terör var!
Tabii ki, arkasında dış dinamikler de! Ama böyle olmasına rağmen bizi bölemedi
ve parçalayamadı! Türk-Kürt
diye bir iç savaş çıkaramadı. Ama iktidar bizi bölme, ayrıştırma ve birbirimize
düşman etme konusunda çok yanlış işler yaptı ve hala da yapmakta!

Dünyanın hiçbir yerinde bombalar
patlatarak, adam öldürerek ve katliamlar yaparak, yani ezcümle terörle bir
ülkenin bölünebildiği görülmemiştir. Tarih böyle bir olayı kaydetmemiştir. Ama
bir ülke zihnen bölünürse, ayrışırsa ve kamplaşırsa; işte o zaman çatışma da iç
savaş da çıkar, ülke de bölünür! İşte bu nedenle, bu iktidarla devam etme
kararı almak; Türkiye için
gerçekten intihar olur.

24 Haziran’daki seçeneklerin
hiçbirini de beğenmeyebilirsiniz. Ama “yukarıdakilerden
hiçbiri”
der ve sandığa gitmezseniz; iktidar iradesine destek
vermiş olacaksınız. Yani, ülkemizin intiharına bir anlamda katkıda bulunmuş
olacaksınız.


























Türker Ertürk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir