ANALİZ & ARAŞTIRMA DOSYALARI

(E ) Dz. K.K. Komutanımız Oramiral Özden Örnek’in
ardından

Op. Dr. Aytekin
Ertuğrul

(E ) Deniz Tabip Alb.

draertugrul@hotmail.com

Türkiye Cumhuriyetinin
22. Deniz Kuvvetleri Komutanı
(2003-2005).

Oramiral Özden
Örnek  Deniz Kuvvetlerinde muvazzaf Tabip subay iken benim de
komutanımdı. Özden Örnek kısa
bir yazıya sığmaz. Bize verilen köşenin boyunu çok aşar. Ama böyle bir komutanı
kaybedip susmak da olmaz. Onun için yazı yazmak yazıların en zorudur. Ama çare
yok yazacağız. Yazarken  sürçü lisan eylersek affola.

Kısa ve öz yaşam
hikayesi şudur
.

1943 yılında İzmit’te dünyaya gelen Oramiral Özden
Örnek, eğitim yaşamına İzmit’te başladı ve 1957 senesinde Deniz Lisesi’ne
öğrenime başladı. 1962 senesinde Deniz Harp Okulu’ndan Asteğmen olarak mezun
oldu. 1964 senesinde Dz. teğmen rütbesi ile Türk Donanmasına katılmıştır.

Oramiral Özden Örnek kariyeri ise şöyle ilerleme
kaydetti.

1964-1967 yılları arasında Muhrip sınıfı gemilerde
branş subaylığı.1980- 1981 yıllarında TCG ADATEPE Komutanlığı,1986-1988
yıllarında Hücumbot Filotilla Komodorluğu ve II. Muhrip Filotilla
Komodorluğu,1982-1984 yıllarında sırası ile  Deniz Kuvvetleri Komutanlığı
Harekat Başkanlığı’nda Komuta Kontrol D. Başkanlığı ve Washington Deniz Ataşeliği
görevlerini ifa etti.

30 Ağustos 1988 tarihinde Tuğamiralliğe ve 1992 de de
tümamiralliğe terfi etti. Bu rütbelerinde sırası ile Donanma Komutanlığı Kurmay
Başkanlığı, Hücumbot Filosu Komutanlığı, Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanlığı,
Dz K.K. Lojistik Başkanlığı ve Harp filosu komutanlığı görevlerinde bulundu.

30 Ağustos 1996 tarihinde Kor amiralliğe teri etti bu
rütbede; Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme Başkanlığı,
Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanlığı ve Kuzey Deniz Saha Komutanlığı
görevlerinde bulundu.2001 ayında Oramiralliğe terfi etti.  Oramiral Özden
Örnek Donanma komutanlığı ve 2003-2005
tarihleri arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı görevlerini yaparak şerefi ile
haysiyeti ile bilgisi disiplini dirayeti ile yeni kuşaklara örnek bir hizmet
süresi sonun da emekli oldu ve köşesine çekildi.

Dahili ve Harici
Bedhahların faaliyetleri

Bu süre içinde boş durmamış harici bedhahlarımızı
kızdıracak  başta MİLGEM projesi ( Milli gemi yapım projesi) olmak üzere
bir çok işlere bulaşmıştı.  Alper
Görmüş adlı Nokta dergisi yazarlarından sözde gazeteciye verilen görev
şu idi. “Özden Örnek’in günlüklerini
“yayınlamak. Günlüklerde CD lerde hayalden uydurulmuş Hükümeti silah
kullanarak devirme planları vardı.  Ergenekon balyoz davalarına dahil
edildi. Önce Anayasaya aykırı 5918
sayılı kanun çıkarıldı. Bu kanun Anayasa mahkemesince Sayın Başkan Haşim
Kılıç’ın da oyu dahil oy birliği ile Anayasaya apaçık aykırılığı nedeniyle
iptal edildi. Ama kurt kuzuyu yemeye karar vermiş bir kere. Bu sefer
Anayasanın 145 maddesine ucube bir fıkra eklendi.” Devletin güvenliğine, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı
suçlara ait davalar her halde ADLİYE mahkemelerinde görülür”.
Anayasamızın 148. Maddesi yerinde duruyor. Peki o ne diyor bakalım.” Genelkurmay başkanları, kuvvet komutanları
ile jandarma genel komutanı da görevleri, ile ilgili suçlardan dolayı anayasa
mahkemesinde yargılanırlar. Peki Anayasamızın 37. Maddesi ne diyor.
Bakalım: Bir kimseyi kanunen tabi
olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılması sonucunu doğuran yargı
yetkisine sahip olağanüstü yargı mercileri kurulamaz.

Bir internet haberini sunalım. Anayasa Mahkemesi, askerlerin askeri mahalde  Anayasal
düzene ve devletin güvenliğine karşı işlenen suçlarda? sivil yargı yolunu açan
5918 sayılı yasa değişikliğini oy birliğiyle iptal etti. Mahkeme, CHP´nin
açtığı davada, AKP´nin gece yarısı yaptığı değişiklikle daha önce askeri
yargının yetkisinde olan bazı suçlarda yetkinin sivil yargıya devredilmesini
öngören düzenlemenin iptal istemini dün görüştü. İptali istenen değişiklikle,
askerlerin kendi içinde darbe girişimi, cunta veya hükümete karşı eylem
planları yapmaları gibi suçlarda yetki sivil yargıya verilmişti. Yüksek
Mahkeme, akşam saatlerine kadar süren görüşme sonunda düzenlemeyi Haşim Kılıç
dahil oybirliği ile iptal etti
.

Sayın Komutanımız Anayasa mahkemesince oybirliği ile
iptal edilen bir yasanın hükmünü geçerli kılmak amacıyla Anayasa 145. maddesine
bir fıkra eklenerek ortaya konulan ucube bir fıkraya dayanarak özel mahkemede
mahkûm edildi.İşin daha üzücü yanı ise, bütün bunlar yaşanırken Balyoz sahte CD
lerine  dayanılarak Dz.K.K. ve Hv.K.K. komutanlarımız yargılanırken elini,
kıpırdatmayanlar ile bir emekli astsubayı ( Hakan Fidan’ı) kanunların elinden
kurtarmak için TBMM den  özel yasa çıkartanlar da ayni kimselerdi.
 Simdi komutanımızın savunmasına geçelim:

Özden Örnek’in Örnek
ve Özet Savunması

Balyoz bir komplodur. Kasım 2002 ve Ağustos 2003
döneminde TSK lerinde darbe teşebbüsü olmamıştır. Bu amaca yönelik olduğu iddia
makamınca kabul edilen ama hukuki durumları ve geçerliliği davada tartışılmamış
olan sayısal dosyalar sahtedir. Bütün BALYOZ olay bir komplo olup,…bir siyasi
partinin ve onun yöneticilerinin siyasi getiri sağlamak için düzenledikleri
veya düzenlenmesine göz yumdukları bir kurgudur
. (1)Bu savunmaya karşı komutanımıza eylem yok fiil yokken
mahkemenin anayasaya göre bu suça bakmaya yetkisi yokken tam tamına 20 sene
ağır hapis cezası verilmiştir. Şimdi
siz karar verin Komutanımız öldü mü? Yoksa ölmesine yol açıldı mı?  Ölümünde
çekilen bu acıların hiç mi rolü yoktur. Ölümü üzerine iki silah arkadaşı  E Tümamiral Soner Polat ve E
Tümamiral Cem Gürdeniz Aydınlık gazetesinin 30 Nisan 2018 tarihli
nüshasında onu anma yazıları yazmışlardır. Bu yazılarda çok değerli
komutanımızın Dz. K.K.lığına yaptığı hizmetler anlatılmaktadır. Her iki yazı
okunmaya değer yazılardır. Alper Görmüş
de , Taraf Gazetesi de, Özel Mahkemelerin tutuklama ve mahkûmiyet kararları da
anılacaktır. Özel mahkemelerde verilen tutukluluk kararlarına itiraz
edildiğinde tutuklamaların kaldırılması gerektiği yönünde karşı oy yazısı yazan
İstanbul 11. Ağır ceza mahkemesi Başkanı Sayın Şeref Akçay da hatırlanacaktır. Şeref Akçay’ın hukuk dersi
niteliğindeki (
“Davanın görüldüğü mahkeme, sanıklar hakkında, resmi makamlardan yazı istemek
dışında başka hangi delili topladı? Resmi makamdan istenen belgeler sanıklar
tutuklu olmadan toplansa ne olur? Toplanacak bir delil varsa, 29 duruşmada,
bugüne kadar toplanması gerekirdi. Ancak yapılmamıştır. Çünkü esasa ilişkin tüm
deliller bu CD’ler ve dökümleri. Başka bir şey yok. Sanıkların hangi delillere,
nasıl etki yapacağı belli değildir. Çünkü hangi delillerin toplanması gerektiği
mahkemece henüz belirtilmemiştir. Tutuklama gerekçelerinin hukuk ve dosya
kapsamına uygun olmadığı açıkça görülmektedir”
. Şeklindeki
karşı oy yazılarına rağmen,
İki hakimin ( Metin Özçelik ve Birol Bilen) bu gerekçeye dayanaksız tutukluluğa
 itirazları ret eden oyları ile komutanımız tam tamına 41 ay tutuklu
kalmıştır.(2)

Bu acı durumu Türk
milleti görmüş yaşamıştır. Buna yorum yazmıyorum. 24 Haziranda aynı iktidar
Türk milletinden yetki istemektedir yetkiyi verirken bu acı dönemde çekilenleri
ve Türk milletine verdiği zararları da düşünmek ve değerlendirmek gerekir
. Bu değerlendirmeleri
yaparak oylarımızı kullanırsak komutanımızın ruhu bir nebze olsun
rahatlayacaktır.

1.    
 Op. Dr. Aytekin Ertuğrul: Atatürk’ün yolunda uyarmalar
-2  Togan yayınları  İstanbul 2012  S.54






































































2.    
Karşı oy yazısının tamamı için  Bak. Op. Dr. Aytekin
Ertuğrul: Atatürk’ün Yolunda Uyarmalar -1  Togan yayınları  İstanbul
2012  S.171

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir