Armağan KULOĞLU
: Türkiye geniş bir cepheyle karşı karşıya


E-POSTA : oakuloglu@gmail.com




03 Temmuz 2020


Türkiye, PKK’yla
içeride ve Irak’ın kuzeyinde, Suriye’de PYD/PKK’yla fiili mücadele içindedir.
Bunlara destek olan ABD ve Rusya’yla anlaşmazlık yaşamaktadır.


Doğu Akdeniz’de deniz yetki alanları ve doğal
kaynaklar konusunda GKRY, Yunanistan, İsrail, Mısır ve onlara bu konularda
destek olan AB ve ABD’ye karşı, durumlarına göre güç gösterisi veya
diplomasiyle mücadele vermektedir.


Deniz yetki alanları konusunda bu mücadele
alanına Libya da eklenmiştir. Türkiye burada BM’nin de meşru olarak tanıdığı
Sarrac yönetimine destek vermiş, isyancı Hafter’i destekleyen Rusya, Mısır,
Fransa, S.Arabistan ve BAE’ni de kapsayan geniş bir cepheyi de karşısına
almıştır.


Dolayısıyla mücadele alanı, sahada
Libya’dan Irak’a kadar uzanmış, saha dışında da çıkarlarına ters düşen ülkeleri
de içine alarak genişlemiştir.


Türkiye’nin
amacı güvenliğini sağlamak, ulusal hak ve menfaatlerine sahip çıkmak


Türkiye, güvenliği tehlikede olmadığı, ulusal
hak ve menfaatleri uluslararası hukuk çerçevesinde zarar görmediği sürece,
diğer ülkelere karşı herhangi bir eylemde bulunmaz. Ancak güvenlik endişesi
varsa, hak ve menfaatleri gasp ediliyor ve zarar görüyorsa, bunun gereğini
yapmakta da tereddüt etmez.


Türkiye bu çerçevede, Irak ve Suriye’deki
mücadelesini güvenliğini sağlama, Libya’dan Suriye’ye kadar Doğu Akdeniz’deki
mücadelesini ise güvenlik faktörünün yanında her türlü ulusal hak ve
menfaatlerine sahip çıkma kapsamında sürdürmektedir.


Libya’daki durum üstünlüğünü
pekiştirmek gerekiyor


Libya’yla meşru hükümetle yapılan anlaşmaları
müteakip, Türkiye’nin her türlü desteğini alan Sarrac güçleri üstünlüğü ele
geçirmiş, ilerleyen kuvvetler kritik mevki olan Sirte’ye yaklaşmıştır. İsyancı
Hafter ve onu destekleyen ülkeler endişe içindedir. Mücadelenin aleyhlerine
gelişmesi üzerine ateş kes isteğinde bulunmuşlar ve uluslararası kuruluşlara
çağrı yapmışlardır. Ancak asıl maksatları, Hafter güçlerinin yeniden
toparlanması, Sirte ve çevresinin korunması, şartlar elverişli olursa
kaybedilen yerlerin de geri alınmasıdır.


Bu amaçla Rusya, Hafter yönetimine uçak ve
malzeme takviyesinde bulunmuş, Wagner Grubu paralı askerlerini artırmıştır.
Ayrıca Sudan ve Çat’tan binlerce paralı asker gelerek Bingazi-Sirte arasında
konuşlanmıştır.


İttifakta
çatlaklar görülüyor


Türkiye’yi, Libya meşru hükümetine sağladığı
destekler nedeniyle hedef yapan Macron, şimdi de bölgedeki petrol sahalarına
konuşlanan isyancı Hafter yanlısı Rus paralı askerlerini kınamış, bölgedeki
yabancı askerlerin varlığının devam etmemesi çağrısında bulunmuştur.


Fransa’nın Libya’da, sömürge geleneğinden
gelen menfaat peşinde koşma düşüncesi açığa çıkmıştır.
Macron, kendi iç basınından da, ağır eleştiriler
almaktadır.


Arap Birliği’nin, dışişleri bakanları
seviyesinde yapılan olağanüstü toplantısında da Libya, Tunus, Katar ve
Somali, Libya meşru yönetimi aleyhinde alınan bazı kararlara çekinceler koyarak
meşru hükümete destek olmuşlardır.


Cepheyi ülkeler bazında daraltmak gerekiyor


Yunanistan yalan iddialarla, Libya’da
Türkiye’nin blöf yaptığını, Mısır karşısında kaybetmeye mahkûm olduğunu
söyleyerek Mısır’ı tahrik etmektedir.


Yunanistan İtalya’yla deniz yetki alanları
anlaşması yapmış, şimdi de Mısır ve Arnavutluk’la anlaşma yapma ihtimali
vardır. Buna GKRY ile yapabileceği anlaşma da eklenirse Türkiye’nin Doğu
Akdeniz’deki yetki alanları aleyhinde bir durum oluşması kaçınılmazdır.


Bu durumda Türkiye’nin, ideolojik
yaklaşımlardan ve inattan vazgeçip, Doğu Akdeniz yelpazesindeki ülkelerle
diplomatik temasa geçip cepheyi daraltması gerekli görülmektedir.


Başta Mısır’ı, Sarraç yönetimine İhvan geleneğinden gelen Müslüman
Kardeşler yanlısı olduğu için değil, meşru olduğu ve kendi deniz alaka ve
menfaatlerini korumak için destek verdiğine ve Türkiye ile yapacağı deniz yetki
alanı anlaşmasıyla kendisinin de avantaj elde edeceğine ikna etmelidir.


İsrail, Lübnan ve hatta Suriye ile de aynı
şekilde anlaşma yollarını aramalı, fiili müdahalelerin yanında, diplomasiyi de
harekete geçirerek, Libya’dan Suriye’ye kadar olan Mavi Vatan’ına sahip
çıkmalıdır.


Tabii Yunanistan’ın haksız ve hukuksuz bir
şekilde işgal ettiği Ege’deki 18 adanın geri alınması için de Yunanistan’a
anlayacağı yöntemler uygulanmalıdır. Bu adalarda göz göre göre yaptıkları, en
son Yunan Cumhurbaşkanının Eşek Adası’na gelişi ve 16 yıldır burada olduklarını
söylemesi gururumuzu rencide etmektedir.


Kaynak Yeniçağ: Türkiye geniş bir cepheyle karşı karşıya – Armağan KULOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet