Armağan Kuloğlu : ABD, AB ve Yunanistan nasıl zorlanır ?????
E-POSTA : oakuloglu@gmail.com <mailto:oakuloglu@gmail.com>
16 Temmuz 2021
ABD, AB ve Yunanistan’ın, Türkiye ve Kıbrıs konusundaki tutumlarında hiçbir değişiklik emaresi görülmemektedir. Durumun beyaz sayfa ve diyalogla düzeltilmesi zordur.
Yakın zamanda halledilemeyecek konuların dondurularak zamana yayılması, geçici de olsa bir çözümdür. Nihai çözüm için bölgesel ve küresel şartların değişmesini beklemek ve çıkabilecek fırsatları kollamak daha uygun olacaktır.
Ortam müsait olduğunda fırsat yakalayıp harekete geçebilmek için bazı siyasi ve diplomatik manevralar şimdiden planlanmalı, yeri ve zamanı geldiğinde dozajında uygulanmalıdır.
ABD’ye ne yapılabilir?
ABD, S-400’ü bahane ederek Türkiye’yi, haksız ve hukuksuz olarak F-35 programından çıkarmış, teslimi yapılmış olanları da vermemiştir. Bunu, F-16 sonrası ana muharebe uçağı olacağını bilerek yapması, hava gücümüzün zayıflamasını istemek demektir.
Yunanistan’a askerî yardıma ve F-35 satışına onay vererek dengeleri Yunanistan lehine çevirmeye çalıştığı da ortadadır.
Millî Muharebe Uçağının envantere girmesi ve etkin olarak göreve hazır olması zaman alacaktır. Açığın, İngiltere’den alınabilecek uçaklarla giderilebilmesine ilişkin bazı çalışmalar vardır. Ancak bu da ABD etkisiyle sıkıntıya girebilir.
Bu durumda S-400’lerin en kısa zamanda aktif hale getirilip, tehdide göre konuşlandırılacağı beyanlarının, basın ve diğer vasıtalarla gündeme getirilmesi etkili olabilir. Rus uçaklarına ilgi duyulduğunu gösteren politik manevralara devam etmek ve Çin’i de çeşitli alanlarda devreye sokmak fayda getirebilir.
YPG/SDG için, görmezden gelme, “açılım süreci” gibi yalpalar söz konusu olmamalıdır.
NATO’da da ulusal çıkarlarımıza uygun olmayan alanlarda yetkilerimizi kullanmamız ve konusuna göre bazı ülkelerle birlikte hareket edebilme imkânı bulmamız yararlı olacaktır. Birçok NATO görevinde yer aldığımız sıklıkla hatırlatılmalı, özellikle Karadeniz geriliminde güvenliğimiz gözetilmelidir. ABD istiyor diye, Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyeliklerine de peşinen olur vermeyeceğimiz ima edilmelidir.
AB ve AP’ye nasıl hareket etmeli?
AB ve AP, üyelik dahil, Türkiye’nin çıkarına olan her konuya karşıdır. Türkiye üye olursa, gerilimli ve sorunlu bir coğrafyaya komşu olacağını hesabıyla onu tampon olarak görmektedir. Mülteciler konusunda tedirgindir. Türkiye’yle sadece ticari konuda ilişkileri iyidir. Ancak yaptırım uygulamakla da tehdit etmektedir.
AB’nin ekonomik birliği güçlü, siyasi birliği tam değildir. Savunma Birliği için isteksizdir. Savunmasını ABD ve NATO kapsamında yürütmeyi tercih etmektedir. Bu tercih onu, ABD’ye yanaşma mecburiyetinde bırakmaktadır.
Kıbrıs konusundaki tutumunda ABD’yle birlikte ısrarlıdır. Bunda, bizim doğruyu bulana kadar yaptığımız zikzaklı politikanın etkisinin olduğunu, onların da hâlâ Annan Planı ümidiyle bu ısrarı sürdürdüklerini dikkate almak gerekir.
Beyaz sayfa ve diyalog isteğindeki aşırılığımız, geri adımlarımız ve tavizlerimiz ters tepmiş ve AB’yi, her istediğini alabileceği beklentisine sokmuştur.
AP içinde daha aktif hareket edilmelidir. AB üyeliğimizin gerçekleşmeyeceği bilinciyle, mülteciler ve savunma konularını ön plana çıkarmanın, güvenlik konularını NATO içine çekmenin etkin olabileceği düşünülmektedir.
Yunanistan ciddiye alınmamalı
Yunanistan, ABD ve AB’nin maşasıdır. Ne derlerse onu yapar. Türkiye’den tedirgindir. Almanya’dan Türk Denizaltı Projesini durdurmasını talep etmiş, sonuç alamadığından endişelenmiştir. Katar’ın eğitim amaçlı Türkiye’ye göndereceği Mirage uçaklarını bizim kullanabileceğimizden dahi şüphe ederek korkmuştur.
Yunan Dışişleri Bakanı, bir taraftan “Türkiye, Yunanistan’a tehdit, pozisyonlarımız taban tabana zıt” derken, diğer taraftan da Türkiye Cumhurbaşkanı’na övgüler yağdırıp gönül alarak taviz koparma peşindedir.
Mısırla ilişkilerimizin henüz düzelmemesinden istifade ederek, onunla askerî alanda iş birliği anlaşması yapmıştır.
Kendine güveni yoktur. Hiçbir konuda ciddiye alınmamalıdır. Ancak yanlış davranışlarımız sonucunda kaybettiklerimizin de peşinde olunmalıdır.
***
Ekonomik alanda sıkıştık diye tavizkâr olunmamalı, israftan, şatafattan, yandaş kayırmaktan, gereksiz projelerden vazgeçilmeli, iç cephe güçlendirilmeli, güvenliğimiz, ulusal çıkarlarımız ve onurumuz daima ön planda tutulmalıdır.