Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


ALİ İHSAN
HASIRCIOĞLU : “GÜMÜLCİNE” Mİ “KOMOTİNİ” Mİ ???


Ülkemizde yerleşim yerlerinin adlarının
değiştirilmesinden yakınan bazı arkadaşlar Türkçe olmadığı kabul edilen yer
adları yerine Türkçe isimler konulmasını doğru bulmadıklarını belirtmekte ve
özellikle kadim uygarlıklardan kalmış yer adlarının değiştirilmesinin tarihi
zenginliğimizi silmek ve zenginliğimizi yok etmek anlamına geldiğinden bahisle
böyle bir yanlışlığa düşülmemesini öneriyorlar.


Bu düşünce ve öneriler, barışın egemen
olduğu bir dünyada gerçekten tüm uygarlıkların
izlerinin silinmemesi bakımından gerekli ve önemlidir.


Ülkemizde kadim uygarlıklardan kalan
yerlerin ve antik kent adlarının değiştirilmesi gibi bir kaygının ve çabanın
olmadığı açıktır. Efes, Milet, Didim, Prien v.b. gibi yer isimleri istense de
değiştirilemez. Aynı coğrafyayı paylaşan kültürlerin etkileşimi sonucu bitki,
hayvan, yemek ve doğaya ilişkin isimlerin geçişkenlikleri de doğaldır.


Ancak, netameli bir coğrafyayı yurt tutmuş
olan ulusumuzun, kadim uygarlıkların izlerini korumak ve kültürel zenginliği
muhafaza etmekle başkalarının hak iddialarına çanak tutma arasındaki hassas
dengeyi de gözetmesi gerekir.


Rahmetli Fahir Armaoğlu’nun ifadesiyle,
Yunanistan kurulduğu günden bu yana sadece Osmanlı’dan aldığı topraklarla 7 kat
büyümüştür. Hırsı dizginlenemeyen Yunanistan’ın, Cumhuriyet Türkiye’sinin de 18
adasını yutmuş olması fırsat bulduğunda neler yapabileceğini göstermektedir.


Yunanistan’ın Türkiye’ye dönük hedefleri
saklı ve gizli de değildir. Karadeniz bölgesinden olan öğrencilere Yunan
Üniversitelerinde okuma ve burs olanakları tanıması, onların aslında “Pontus”
ardılları olduklarını kanıtlamaya çalışması hırsının boyutlarını göstermesi bakımından
dikkat çekicidir.


Yer isimlerini Türkçeleştirmeye çalışmanın
kültürel zenginliğimize darbe vurmak olduğunu ifade ederken, çevreye de bir göz
atmanın yararlı olacağını düşünüyorum. Yüzyıllarca yurt tuttuğumuz Balkanlarda,
Türkçe yer isimlerine ne olmuştur? Balkan ülkeleri Türkçe yer isimlerini neden
kültürel zenginlikleri olarak görmemekteler?


Batı Trakya’nın Gümülcine kentinden bir
arkadaşımız, Mülkiye’deki öğrenciliği sırasında uzun mücadelelerden sonra Türk
vatandaşlığına geçmeyi başarmıştı. Mülkiye’yi bitirdikten sonra önce kaymakam
sonra da vali yardımcısı oldu. Vali yardımcısı iken, Gümülcine’de vefat eden
babasının cenaze törenine katılmak için Yunan Konsolosluğuna vize için
başvuruda bulunmuş, ancak vize talebi reddedilmişti. Gerekçe, arkadaşımızın
pasaportunda doğum yeri olarak “Gümülcine” yazılı olmasıydı. Yunan
konsolosluğu, Yunanistan’da “Gümülcine” adlı bir yer olmadığınndan bahisle,
eğer bununla “Komotini” kenti kastediliyor ise, pasaportta doğum yeri olarak
bunun yazılması gerektiğini açıklamıştı.


Cehenneme giden yollar iyi niyet
taşlarıyla döşenmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış