ANALİZ & ARAŞTIRMA DOSYALARI

Ahmet TAKAN : Meclis’e mehdici paşa gelsin !!!..


3 Mart
2020


Meclis bugün İdlib için kapalı toplanacak.
Genel Kurul oturumunda neler anlatılıp konuşulduğunu 10 yıl öğrenemeyeceğiz.
Savunma ve Dışişleri Bakanları mebuslara bilgi verecek. Bilgilendirmenin hangi
makam (!) tarafından yapılması gerektiği konusunda iktidar ile ana muhalefet
arasında gereksiz bir tartışma yaşandı. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın
bizzat kendisinden “bilgilendir” talebinde bulunmakta saçma sapan bir işti. Aslında yapılması gereken iş; SADAT’ın
başı ile SETA’nın başının Meclis’e gelip bilgi vermeleriydi!..


Acımız büyük… Erdoğan ve AKP
hükümetlerinin devlet aklını ve kurmay aklını yok sayarak yaptığı planlamalar ile
Türk Ordusu dört cephede harekat icra ediyor. Tanrı yardımını esirgemesin. Yurt
dışında Irak, Suriye ve Libya’da harekat icra eden Türk Ordusu yurt içinde İç
Güvenlik Harekatı icra ediyor. İktidarın SETA ve SADAT’çıların dışında akla
ihtiyacı yok!.. Ancak, bugünkü kapalı görüşmede muhalefet belki nasiplenir diye
devlet hizmetine ömrünü vermiş bir kurmay görüşüne başvurdum. MilliSavunma
Bakanlığı eski Genel Sekreteri emekli Kurmay Albay Ümit Yalım, “Türk Ordusu’nun aynı anda dört cephede
harekat icra etmesi ve harekat devam ederken askerlik süresinin altı aya
düşürülmesi stratejik bir hatadır
. Yunanistan, Adalar (Ege)
Denizi’ndeki askeri yığınağını sürekli olarak artırırken dört cephede harekat
icra etmek Türkiye’nin güvenliğini tehlikeye atmaktır. Adalar (Ege) Denizi’nde
işgal edilen adalarımıza ilave olarak yeni krizler gündeme gelirse Türkiye
nasıl müdahale edecek?” dedi. Ümit Yalım, yurt içinde icra edilen İç Güvenlik Harekatı’nın yakın
hava desteği ile başarılı bir şekilde sürdürüldüğünün
altını
çizdi. Ümit Yalım’ın yurt dışında 3 cephede sürdürülen mücadelelerle ilgili
değerlendirmeleri başlıklar halinde şöyle;


IRAK CEPHESİ


“Türk askeri, 1926 ve 1946 Anlaşmaları ile
Birleşmiş Milletler Sözleşmesi’nin 51. Maddesi gereği, 1990’lı yıllardan bugüne
kadar Kuzey Irak’ta konuşlu olarak görev yapıyor. İhtiyaç duyulduğunda Türk
birliklerine yakın hava desteği veriliyor ve Türk savaş uçakları ABD ile
koordine edilerek Irak hava sahasını kullanıyor. Kuzey Irak’ta konuşlu
birliklerimiz, Kandil Dağı ve sınırımıza yakın bölgelerde bulunan PKK terör
örgütünün Türkiye’ye yönelik saldırılarına karşı önemli ölçüde koruma sağlıyor.
Türk askerinin Irak’ta bulunması hayati öneme haiz olup Türkiye’nin güvenliği
için harekat ihtiyacıdır. Türk
askerinin Irak’taki mevcudiyeti devam ettirilmelidir
.”


LİBYA CEPHESİ


“Erdoğan ve AKP hükümeti, 27 Kasım
2019’da, Libya ile imzalanan Deniz Yetki Alanları Anlaşması’ndaki sözde
kazanımlarımızı korumak maksadıyla, 2 Ocak 2020’de Libya Tezkeresini Meclis’ten
geçirerek Libya’ya asker gönderdi. Anılan anlaşma ile toplam 80 bin
kilometrekarelik Türk Kıta Sahanlığı, Yunanistan, Libya ve Mısır’a terk edildi.
Türk askeri, anlaşma ile terk edilen kıta sahanlığımızın neresini koruyacak?


Mevcut durum itibarıyla Libya hava sahası
Hafter’in kontrolünde ve Libya hava sahasını kullanamıyoruz. Libya’ya
gönderilen askerlerimiz Hafter birliklerinin tehdidi altında. Libya’da şehit
edilen askerlerimizin kamuoyundan gizlendiği ve gizlice defnedildiği ortaya
çıktı. Türkiye, Libya’da
barışı desteklemeli ve Türk askeri en kısa zamanda Libya’dan geri çekilmelidir
.”


SURİYE CEPHESİ


“Erdoğan ve AKP hükümetleri barışı
desteklemek yerine muhalifleri ve savaşı destekledi. Suriye’deki terör örgütü
PYD’nin lideri Salih Müslim, 3-5 Ekim 2014’te Ankara’da ağırlandı. 29 Ekim 2014’te
Habur Sınır Kapısı açıldı ve 80 araçlık peşmerge konvoyu Türkiye üzerinde
Suriye’ye geçiş yaparak terör örgütü PYD’ye destek verdi. 22 Şubat 2015’te
Süleyman Şah Türbesi 37 km. geri çekilerek Suriye’nin kuzeyinde oluşturulmaya
çalışılan İsrail koridorunun önü açıldı.


Adana Mutabakatı ve Birleşmiş Milletler
Sözleşmesi’nin 51. Maddesi gereği, Fırat’ın batısındaki terör unsurlarını
temizlemek maksadıyla 2016-2018 yılları arasında Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı
Harekatı icra edildi. Fırat’ın doğusunda bulunan terör unsurlarını temizlemek
maksadıyla 9 Ekim 2019’da başlatılan Barış Pınarı Harekatı, ABD’nin girişimiyle
durduruldu.


Soçi Mutabakatı kapsamında Suriye’nin
İdlib bölgesinde TSK tarafından gözlem noktaları tesis edildi. Fırat
batısındaki hava sahası Rusya’nın kontrolünde olduğu için İdlib bölgesindeki
birliklerimize savaş uçakları ile yakın hava desteği veremiyoruz. Hava desteği olmadan ve hava sahasının
kontrolü sağlanmadan müşterek harekat yapılamaz
. Devlet aklı ve
kurmay aklı yerine belediye kafası ve cahil cesareti ile hava desteği olmadan
birliklerimiz İdlib’te konuşlandırılarak ateşin ortasında bırakıldı. Bu
durumdan istifade eden Esad rejimi, İdlib’teki birliklerimize hava saldırısı
yaparak 33 askerimizi şehit etti.


Müşterek harekatın gereğinin yerine
getirilmemesi halinde ağır kayıplar verildiğini gösteren tarihi örnekler var.
Tinian Adası’na atom bombasının bileşenlerini bırakan USS-Indianapolis
Kruvazörü’ne dönüş yolunda Taktik Hava Desteği (TASMO) ve denizaltı savunma
harbi nitelikli muhrip/ destroyer desteği verilmedi. USS-Indianapolis
Kruvazörü, 30 Temmuz 1945’te Filipinlere doğru tek başına seyir halindeyken
Japon denizaltısından atılan torpidolarla Büyük Okyanus’ta batırıldı. 300 kadar
mürettebat gemi ile birlikte batarak hayatını kaybetti.


İdlib olayından sonra Erdoğan’ın,
‘Şehitler tepesi hiçbir zaman boş kalmayacaktır’ söylemi tam bir akıl
tutulmasıdır. Yurt
içinde ve yurt dışında yapılan askeri harekatın maksadı en az kayıpla verilen
hedefe ulaşmaktır
.


Mevcut durum itibarıyla Suriye’de icra
edilen harekat düşük yoğunluklu çatışmadan Esad rejiminin ordusu ile bölgesel
savaşa dönüşmüştür. Anayasa’nın
117. Maddesi gereği Başkomutanlık görevi Genelkurmay Başkanı’na
devredilmelidir.


Esad rejiminin alçakça saldırısı
sonrasında Bahar Kalkanı Harekatı ile misliyle müdahale edilmiş ve rejim
birliklerine çok ağır zayiat verdirilmiştir. Türkiye, bu aşamadan sonra
itidalli davranmalı ve Esad ordusuyla yapılan bölgesel savaşın genel savaşa
dönüşmesinin önüne geçilmelidir.


Suriye’deki
birliklerimizin güvenliği için hava sahasının kontrolü ve yakın hava desteği
sağlanmalı, birliklerimiz Suriye vatandaşlarının göçünü önleyecek şekilde
Suriye içinde yeniden tertiplenmelidir.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir