Link : http://www.turkererturk.com.tr/strateji-belgesinin-soylemek-istedikleri/

ABD Başkanı Trump, geçen haftanın ilk mesai gününde
(18 Aralık 2017) ABD’nin Ulusal Güvenlik Strateji Belgesi’ni bizzat, ana
hatlarını içeren sunuşu ile dünya kamuoyuna açıkladı. Bu sunuşu tüm dünya
televizyonları verdi. İnsanın aklına hemen şu geliyor; niçin dünya kamuoyu
başka ülkelerin strateji belgeleriyle değil de ABD’ninkiyle bu
kadar çok ilgileniyor?

Bunun
cevabı esasında çok kolay. Çünkü ABD, eski gücünde olmasa bile, hala güçlü ve yaptıklarıyla
dünyayı etkiliyor. Dünyanın ekonomik, siyasi ve askeri ağırlık merkezi doğuya
doğru kayıyor olsa da ABD hala tek küresel güç. Özellikle de askeri
gücüyle!

Üç Vakte Kadar Yok Olacağı Doğru
Değil!

ABD, 350 milyon nüfusu ile 7,5 milyar
nüfusu olan dünya üretim pastasının dörtte birini üretiyor. Savunma bütçesi;
görünen kalemlerle 700 milyar dolar. Yani yaklaşık 1.3 milyar nüfusu olan Çin’in
4 katı, 141 milyon nüfusu olan Rusya’nın 15 katı, Türkiye’nin ise 75
katı büyüklüğünde bir savunma bütçesine sahip ABD. Yerküremizin
dörtte üçü bildiğiniz gibi denizlerle kaplı. ABD, hala bu
alanın rakipsiz tek gücü! ABD Deniz Kuvvetleri, kendisinden sonra gelen 13
ülkenin deniz kuvvetlerinin toplamından daha büyük.

Her
iki dünya savaşının kaderini değiştiren, emperyalist politikaları ile dünyanın
hemen hemen her köşesinde darbeler yaptıran, savaşan, savaşlar çıkartan,
vekalet savaşlarını yürüten, acılar çektiren ve dünyayı her alanda etkileyen ABD’nin
bugün eski gücünde olmadığı kesin; ama üç vakte kadar biteceği ve yok olacağı
da doğru değil!

Amerikan Barışı

Ulusal Strateji BelgesiABD’nin Soğuk Savaş (1947-1989) sonrası ele geçirdiği tek
kutuplu dünya düzenini sonsuza kadar sürdürmeye çalışan, hegemonyaya
direnenleri ezmeyi planlayan, barışı kuvvetle korumayı hedefleyen, ABD’nin
küresel etkisini ve nüfusunu geliştirmeyi düşünen, ABD’nin
ekonomisini ve refahını merkeze alan bir görüntüdedir. Belgede kastedilen barış
ise karşılıklı güvene ve işbirliğine dayanan barıştan çok, ana hatları ve
içeriği ABD
tarafından tanımlanan ve kuvvetle korunarak idamesi planlanan Roma Barışı
(Pax Romano) gibi bir Amerikan Barışı’na (Pax Americana) benzemektedir.

Ulusal Strateji Belgesi ABD’nin stratejik
hedeflerini açık ve örtülü olarak ortaya koyan, bu hedeflere giden yolda askeri
kuvvet dahil tüm ulusal güç unsurlarının sonuna kadar kullanılacağını beyan
eden, dost, düşman dahil tüm dünyaya meydan okuyan bir yapıda. Eğer tam
anlamıyla uygulanacaksa, bu belge yerküremiz için daha fazla savaş, acı ve
felaket demektir!

Belgeyi Okuduğundan Şüphem Var!

Bu
belgenin altında ABD Başkanı Donald Trump’ın imzası var ama belgeyi
ince eleyip sık dokuyarak okuduğuna dair şüphem var. Anladığım kadarıyla bu
belge ona, adına ne derseniz deyin, bir yapı tarafından imzalatılmış. Çünkü zor
durumda ve kamuoyu desteği yüzde 35’ler civarına düşmüş gibi görünüyor! Bırakın
ikinci dönem seçilebilmeyi, bu dönemi bitirememe ve görevden alınma riski çok
yüksek! Seçim kampanyası sırasında bazı söylediklerinin tam tersi var bu
belgede! Kudüs’ün
İsrail’in
başkenti ilan edilmesinin de arkasında zor durumda olması ve Yahudi
lobisinin desteğini alma düşüncesinin yattığı kesin.

Asya-Pasifik Bölgesi’ndeki ekonomik savaş, Çin’in
çevrelenmesi ve etrafının istikrarsızlaştırılması, Rusya
ile soğuk savaş, çevreleme ve etrafının istikrarsızlaştırılması, Ortadoğu’da
İran’ın
ele geçirdiği durum üstünlüğünü bozmak, Suudi Arabistan ve Mısır’a dayanarak
ve Sünni
ittifakı kurarak İran’a karşı savaş stratejisi uygulamak, IŞİD’in
hala bitirilmediği bahanesi ile Suriye’de kalmaya ve bölgede vekalet savaşlarına
devam edileceği bu belgeden anlaşılmaktadır.

Amaç Mesaj Vermekti

Türkiye, ABD’nin Ulusal
Strateji Belgesi’
nde ne tehdit olarak ne de iş birliği
yapılacak ülkeler arasında zikredilmiştir. Halbuki sadece 3 gün önce, bu
strateji belgesinin hazırlanmasında başat rolü olan Ulusal
Güvenlik Danışmanı Korgeneral McMaster
yaptığı açıklamada; Türkiye’yi
Katar’la
birlikte radikal İslami terör örgütlerine yardım yapan bir ülke
olarak göstermiş, iktidarı Türkiye’yi Batı’dan uzaklaştırmakla ve Müslüman
Kardeşlerin Türkiye
modeli olmakla suçlamıştı.

Önce
sopayı gösterdiler, sonra çektiler! Amaç, zaten mesajı vermekti! Zarrab Davası
dahil içte ve dışta başı ciddi şekilde belada olan, bu gidişle 2019’da seçimi
kazanma şansı olmayan, iç savaş çıkartmak ve KHK’larla bunun
alt yapısını hazırlamaktan başka çıkış yolu göremeyen iktidara “Kendini
kullandırır ve bizimle işbirliği yaparsan, deliğe süpürülmeni ötelersin”

mesajını verdiler.

Komiklik Yapmaktır

Ne
yazık ki bazı gafiller ve kafalarının ücra dehlizlerinde karanlık ve yoz
fikirler üreterek, iktidara gelme şanslarını ülkede doğacak kaos ortamına
bağlayanlar, iktidarın Kemalist çizgiye geldiğini ve antiemperyalist
mücadele verdiğini söylemeye çalışıyorlar. En hafif deyimiyle söylersek; bu
komiklik yapmaktır.

Türkiye dahil, Ortadoğu bölgesine
tecavüz etmeye çalışan ve bir hayli mesafe kat eden BOP’a
eş başkanlık yapmış bir irade ve zihniyet antiemperyalist bir mücadele veremez.
Sadece kendini kurtarmaya çalışır. Tarihte bir dönem emperyalizme taşeronluk
yaptıktan sonra antiemperyalist olmuş ve ülkesini esenliğe çıkarmış tek bir
lider örneği yoktur.

Türker Ertürk

E. Amiral, Araştırmacı – Yazar 

RESMİ İNTERNET SİTESİ:

http://www.turkererturk.com.tr

Facebook:

https://www.facebook.com/turker.erturk.5

https://www.facebook.com/pages/T%C3%BCrker-Ert%C3%BCrk/556317261057681?ref=profile

Facebook Grup:

https://www.facebook.com/groups/797431790326056/?fref=ts 

Twitter:

https://twitter.com/Orsatramola

Instagram:






































































https://www.instagram.com/turkererturk

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet