ABD Stratejik İletişiminin Çöküşü : PKK/PYD Üzerinden Yalanlar

Erol Başaran Bural tarafından yazıldı.

·        
 

ABD’nin PKK/PYD üzerinden yalanları

 

ABD’nin yoğunlukla son bir yıldır sahada kendisine destek veren
“kara gücü” PKK/PYD terör örgütü ile ilişkileri ve bu ilişkilerin uluslararası
alana yansıması kapsamında yürüttüğü “Stratejik İletişim”
politikaları, bu kapsamda kamuoyu ile paylaşılan mesajlar, konuyla ilgilenen
kamuoyuyla birlikte aktör devletlerde de zihin karmaşıklığı yaratıyor
.

 

ABD’nin Suriye ve özelinde PKK/PYD üzerinden yürüttüğü stratejik
iletişimin yarattığı kriz niteliğindeki kargaşa son dönemlerde de artış
gösteriyor
. Bu yöndeki ilk arızanın geçtiğimiz yılın Mayıs
ayında başladığını söylemek mümkün. Hatırlanacağı üzere o tarihlerde
PKK/PYD’nin silahlandırılması ve bölgede dengeleri değiştirebilecek bir güç
haline gelebileceği yönünde özellikle Türkiye tarafından yapılan eleştirilere cevaben
ABD Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar
Yardımcısı Jonathan Cohen, ABD’nin PYD ile olan
ilişkisinin “geçici” ve “taktiksel” olduğunu söylemişti
.[i] Rakka’nın
IŞİD terör örgütünden temizlenmesi için devam eden operasyonlar döneminde
yapılan bu açıklamanın, yani PKK/PYD terör örgütü ile ABD ilişkilerinin, IŞİD
tehdidine yönelik, geçici ve taktiksel olduğu söylemi son dönemde yapılan
açıklamalar ile örtüşmüyor.

 

Aralık 2017 sonunda, bir basın toplantısı düzenleyen ABD’nin
IŞİD terör örgütüyle mücadele özel temsilcisi Brett McGurk, “PKK/PYD ile
çalışmaya devam edeceklerini tekrarlayarak”[ii],
aslında ABD ile PKK/PYD’nin geçici bir ilişki içinde olmadığını ima ettiği
anlaşılıyor
. Yakın bir tarihte ise, ABD’nin yakındoğu
politikalarından sorumlu ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı David Satterfield,
Senato Dış İlişkiler Komitesinde yaptığı konuşmasında, ABD’nin Suriye’deki
askeri varlığını; bölgedeki İran etkisine karşı koymak ve Suriye kuzeyindeki
müttefikleri yani PKK/PYD’yi korumak amacıyla
süresiz olarak sürdüreceğini belirterek
[iii]PKK/PYD
ile “taktiksel” ortaklığı, geçici olmaktan çıkarıp “stratejik” boyuta
taşıdıklarını anlatmaya çalışıyor.

ABD söylemlerinin tutarsızlığı ve ABD’nin stratejik iletişiminin
bir çöküşe doğru gittiği, ABD Başkanı Donald J. Trump’ın, PKK/PYD terör
örgütüne verilen/verilecek silah yardımları konusunda yaptığı resmi
açıklamalarda da en bariz biçimde kendisini gösteriyor. Hatırlanacağı üzere
2017 yılı Kasım ayının sonunda, Cumhurbaşkanımız ile ABD Başkanı Trump’ın resmi
telefon görüşmesinin ardından bir açıklama yapan Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu;
ABD’nin YPG’ye vermiş olduğu silahlarla ilgili olarak; “Sayın Cumhurbaşkanımız,
bu rahatsızlığını bir kez daha Sayın Trump’a iletmiştir. Sayın
Trump da net bir şekilde talimat verdiğini, bundan sonra YPG’ye silah
verilmeyeceğini, esasen bu saçmalığa daha önceden son verilmesi gerektiğini net
bir şekilde söylemiştir.
”  ifadelerini kullanmıştı.[iv]

 

Yapılan bu açıklamanın ardından, ulusal kamuoyunda ABD’nin
PKK/PYD terör örgütünün silahlı kanadı YPG’ye silah vermeyeceği yönünde oluşan
algı, çok kısa bir süre içerisinde Beyaz Saray ve ABD Savunma Bakanlığınca
yapılan müteakip açıklamalar neticesinde değişmişti
. Beyaz
Saray, telefon görüşmesinden sonra yayımladığı açıklamada[v]askeri yardım konusunda
yapılacak “düzenlemeler” ifadesi, PKK/PYD terör örgütüne silah yardımının
kesilip kesilmeyeceğine ilişkin zihinlerde büyük karışıklık yaratmıştı
.

 

27 Kasım 2017’de, ABD Savunma Bakanlığı Pentagon Ortadoğu Masası
sözcüsü Eric Pahon; “Kürt ortaklarımıza sağladığımız askeri yardımı, IŞİD’in
yenilmesi için askeri gereklilikler ve IŞİD’in geri dönmemesi için
gerçekleştirilecek istikrar gayretleri çerçevesinde gözden geçiriyoruz”
[vi]ifadesini
kullanarak, PKK/PYD’ye silah yardımı konusunun Başkan Trump’ın dediği gibi bir
telefon görüşmesiyle sonlandırılamayacağını bir anlamda belirtmiş olmuştu
.

 

ABD ve Türkiye Cumhuriyeti Devletinin en yetkili iki ismi
arasında geçen bu resmi telefon görüşmesinde, ABD Başkanı tarafından PKK/PYD
terör örgütüne silah yardımlarının “saçmalık” olarak nitelendirilmesi, bu
yardımların bir an önce bitirilmesi için derhal talimat verdiğini açıklamasına
rağmen ABD ne PKK/PYD’ye silah yardımını sona erdirmiş ne de terör
örgütüne eğitim vermekten vazgeçmiştir
.

 

Son örnek ise Türkiye’nin Afrin’de bulunan PKK terör örgütü
varlığına yönelik düzenleyeceği muhtemel harekâtın yeniden gündeme geldiği ve
bu yönde hazırlıkların son aşamaya yaklaştığı günlere denk geldi. 14 Ocak 2018
tarihinde Reuters haber ajansına düşen bir haberde[vii]Koalisyon
Güçleri Halkla İlişkiler Ofisinin
 Reuters’a
gönderdiği elektronik postayla ABD’nin PKK/PYD terör örgütü mensuplarından
30.000 kişilik “sınır güvenlik gücü” (Border Security Force) kuracağı
 belirtildi.
ABD’nin PKK/PYD’ye verdiği silah ve eğitim desteği bilinmesine rağmen, terör
örgütünden bir sınır gücü yaratılması ve bu gücün Türkiye- Suriye sınırında
konuşlandırılacak olması kamuoyunda büyük tepkilere neden oldu. Türkiye, Rusya
ve Suriye’den gelen tepkilerin hemen ardından ABD Dışişleri Bakanı Tillerson;
“Türkiye’ye bir açıklama borcumuz var. Bu, tamamen yanlış resmedilmiş
ve yanlış tanımlanmış bir durum ve bazı kişiler yanlış konuşmuş. Herhangi bir
sınır güvenlik gücü kurmuyoruz
[viii] şeklinde
bir açıklama yapmak zorunda kaldı. PKK/PYD terör örgütünden teşkil edilecek bir
sözde sınır birliğinin isimlendirilmesine yönelik yüksek perdeden tepkilere
karşı olarak da, tıpkı PKK/PYD’nin isminin Suriye Demokratik Güçleri olarak
değiştirilmesi gibi, sınır güvenlik gücünün isminin de “istikrar sağlama
gücüne” veya “alan kontrol gücüne” dönüştürüldüğü[ix] Pentagon
sözcüsü tarafından yapılan bir açıklama ile duyuruldu.

 

Stratejik İletişim ve Prensipler

 

ABD’nin Suriye’de PKK/PYD temelinde yürüttüğü stratejik iletişim
uygulamalarına değinmeden önce stratejik iletişim kavramına değinmekte fayda var.
Geleneksel anlamda strateji; önceden belirlenmiş hedeflere en uygun yöntem ve
vasıtalarla, en etkin ve en çabuk şekilde ulaşma sanatı olarak tanımlanırken,
iletişim ise; bir kaynaktan bilgi içeren bir mesajın bir kanal vasıtası ile
alıcıya aktarılması süreci olarak tanımlanıyor. Her iki kelimenin birleşimi
olan stratejik iletişimuzun vadeli stratejik hedeflere
ulaşmayı kolaylaştırmak maksadıyla belirlenmiş mesajların en uygun yer ve
zamanda, en uygun vasıta ile en güçlü etkiyi yaratacak ve en senkronize şekilde
sürekli bir şekilde ilgili (veya hedeflenen) kamuoyu ile paylaşılması ve ilgili
kamuoyunun etkilenmesi 
şeklinde ifade ediliyor.[x]

 

Birden fazla tanımı bulunan stratejik iletişimin; “Politikaların,
çıkarların ve uzun vadeli hedeflerin desteklenmesi maksadıyla, kamusal
eylemlerin ve mesajların oluşturulması, 
uygulanması,
değerlendirilmesi ve tekemmül ettirilmesini içeren; askeri, ekonomik, siyasi ve
kültürel gayretlerin hepsini koordine eden bir süreç” olduğu belirtiliyor.[xi]

 

Stratejik iletişimle ilgili akademik çalışmalar incelendiğinde,
stratejik iletişimin; devletlerin kamuoyu ile iletişime geçmek maksadıyla
kullandıkları halkla ilişkiler, kamu diplomasisi gibi disiplinlerin ve
bu disiplinleri kullanan devlet kurumlarının, ortak bir vizyon çerçevesinde
uyumlu-tutarlı olarak çalışmasını sağlayan, düzenleyici bir koordinasyon
mekanizması olduğu
 sonucuna ulaşılıyor.[xii]

 

ABD’nin zihinleri
karıştıran stratejik iletişim uygulamalarına geçmeden, çok kısaca stratejik
iletişimin uygulamaya dönük prensiplerine de kısaca göz atmakta fayda var.
Etkin bir stratejik iletişim için; hedef kitlenin tespiti ve anlaşılması,
koordinasyon, eylem-söylem uyumu, esneklik ve önleyici iletişim gibi bazı
prensiplerin mutlaka göz önünde bulundurulması gerekiyor.

Hedef kitlenin tespiti ve anlaşılması prensibi

 

Stratejik iletişim prensipleri içerisinde belki de en önemlisi
olarak sayılabilecek koordinasyon,
devlet kurumlarının kendi aralarında iletişim planı çerçevesinde; kimin, hangi
mesajı, hangi iletişim aracı ile vereceği, mesajlarda kullanılacak ana temaları
ve terminolojiyi koordinesini gerektiriyor. Koordinasyon prensibiyle; farklı
birimlerden çıkan farklı mesajların birbiriyle ve ana politikalarla uyumu
 sağlanıyor.[xiii]

 

Stratejik iletişim kapsamında, eylem-söylem uyumu prensibiEsneklik
ve önleyici iletişim prensibi
 ise; acil durumlara kısa
sürede müdahale edilebilmesini, ana temalardan ve iletişim planından sapmayacak
şekilde değişebilecek koşullara süratle uyum sağlayabilmeyi, önleyici iletişim
ile gelecekte meydana gelebileceği düşünülen olaylara ilişkin önceden
bilgilendirme yaparak olumlu bir algı yaratmayı gerektiriyor.

 

ABD’nin Stratejik İletişim Politikaları Çöküyor mu?

 

Belirtmeye çalışılan
tanımlar ve prensipler çerçevesinde ABD’nin Suriye’ye yönelik politikaları
kapsamında, PKK/PYD terör örgütüne ilişkin stratejik iletişiminin çökmek üzere
olduğunu söylemek mümkün. Yazının ilk kısımlarında verilen örnekler üzerinden bir
değerlendirme yapalım.  

IŞİD terör örgütünün Suriye’de varlığı hemen hemen minimum
seviyeye getirildiği halde, ABD’nin hem bölgedeki güç
dengesini korumak hem de İran’ın coğrafyadaki etkinliğini kırabilmek adına
Suriye’de uzun yıllar varlık göstermeye, bu varlığını da PKK/PYD üzerinden
sürdürmeye devam edeceği
 tüm kamuoyu tarafından açıkça
görülüyor. Suriye kuzeyi ve doğusunda IŞİD’le mücadeleyi PKK/PYD terör örgütü
ile yürüten ABD’nin, belirtilen hedeflerine ulaşması için PKK/PYD’yi “geçici
ortak” konumundan “kalıcı ortak” pozisyonuna soktuğu anlaşılabiliyor. Tüm
gelişmeler ve söylemler bir arada değerlendirildiğinde, geçen yıl ABD
tarafından yapılan “geçici” ve “taktiksel”
söyleminin gerçeği yansıtmadığı, aksine ABD PKK/PYD ilişkisinin “kalıcı” ve
“stratejik” olduğu anlaşılıyor.

 

Denilebilir ki,
Suriye’deki gelişmeler ve çatışmaların seyrine göre ABD stratejik iletişim
planını revize ederek, söylemlerini de değiştiriyor. Bu söylem, stratejik
iletişim uygulamalarının esnekliğine uyumlu olmakla birlikte, 11.000 km öteden
gelen bir devletin bu bölgede değişik amaçlarla iş tuttuğu ve kendisine göre
“en güvenilir ortağı” ile kurduğu ilişki düzeyini çok kısa zaman dilimlerinde
değiştirmesi ve sürekli olarak yeniden isimlendirmesi, stratejik seviyede
uygulanan iletişimin ruhuna aykırı düşüyor.

İkinci örnekte de belirtilen şekilde; ABD ve Türkiye Cumhuriyeti
Devletinin en yetkili iki ismi arasında geçen resmi telefon görüşmesinde ABD
Başkanı tarafından PKK/PYD terör örgütüne silah yardımlarının “saçmalık”
olarak nitelendirilmesi
, bu yardımların bir an önce bitirilmesi
için derhal talimat verdiğini açıklamasına rağmen ABD’nin ne PKK/PYD’ye silah
yardımını sona erdirdiğini, ne de terör örgütüne eğitim vermekten vazgeçtiğini
görüyoruz. Üstüne üstlük ABD, PKK/PYD’ye 2017 yılında 430 milyon dolarlık
yardım miktarını 2018 yılında 500 milyon dolara çıkartarak[xiv], bırakın sona erdirmeyi “yardım
saçmalığını” artırarak PKK/PYD konusundaki iletişim facialarına bir yenisini
eklemiş oluyor
. ABD Başkanının resmi görüşmede yaptığı bir
açıklamanın gerçeği yansıtmadığının kendisine bağlı bakanlık sözcülerince
yalanlanması da cabası. Yine prensiplerin de belirtmeye çalışıldığı şekilde, bu
söylem ve uygulamalar stratejik iletişimin “eylem-söylem” uyumu prensibine de
aykırı düşüyor
. Yani ABD Başkanı PKK/PYD’ye silah yardımının
bitmesi gerektiğini, yanında bulunan yetkililere derhal emir vereceği ve bu işi
bitireceği söylemini kullanmasına rağmen, silah yardımı bitmiyor, aksine
artarak devam ediyor, söylemler eyleme yansımıyor.

 

Son örnek ise ABD tarafından PKK/PYD terör örgütüne verilen
silah, teçhizat ve eğitim yardımının sonucunda kurulacağı açıklanan “sınır
güvenlik gücü” ile ilgili. Halkla İlişkiler Ofisi tarafından açıklanan sınır
güvenlik gücü
aradan daha 24 saat geçmeden
ABD Dışişleri Bakanı Tillerson tarafından yalanlanıyor
. İşin
ilginç tarafı Tillerson açıklamasında “tamamen yanlış resmedilmiş ve
yanlış tanımlanmış bir durum ve bazı kişiler yanlış konuşmuş” diyerek ABD
stratejik iletişimin çöktüğünü kamuoyuna da ilan ediyor
. ABD
Dışişleri Bakanının konuşmasından; ABD bakanlıklarının politikalarıyla uyumsuz
bir şekilde, bakanlıklarla koordine edilmeden yapılan bir açıklama olduğunu
anlıyoruz ki, bu tam bir iletişim faciası. Sözde sınır güvenlik gücünün isminin
“istikrar sağlama gücüne” veya “alan kontrol gücüne” değiştirileceğini
açıklamak da ABD için başka bir iletişim manevrası ancak Türkiye kamuoyunun
algısını değiştirmeye yetecek bir açıklama değil.

 

Sonuç

 

Sonuç olarak Trump yönetiminin iş başına gelmesiyle birlikte
ABD’nin hem kendi kamuoyu hem de uluslararası kamuoyu nezdinde büyük iletişim
kazaları yaşadığını söylemek, Suriye ve özelinde PKK/PYD
terör örgütü kapsamında oluşturdukları stratejik iletişim planının ise
çöktüğünü söylemek mümkün
. Stratejik iletişimin diğer iletişim
modellerine göre daha şeffaf, daha proaktif bir iletişim modeli olması
gerekirken, ABD tarafından kullanılan stratejik iletişim yönteminin;

 

– Kitlelerin mevcut
algılarını ABD’ye göre olumsuz yönde değiştiren,

– Şeffaf olması
gerekirken, kamuoylarını gizli ajandalarının bulunduğuna daha fazla inandıran,

– Proaktiflikten çok,
başta Türkiye olmak üzere bölgedeki aktör devletlerden aldığı tepkilere göre
anlık değişen,

– Uzun vadeli programlar
uygulamak yerine kısa vadede değişkenlik gösteren ve inandırıcılıktan uzak,

– Stratejik iletişimden
uzak propagandaya yakın bir yöntem olduğu sonucuna varılabiliyor.  

 

ABD’nin politikaları
Türkiye’yi nasıl etkiler diye soracak olursak hemen cevabını verelim: “Bundan
sonra hiç etkilemez”.

Türkiye için önemli olan nedir?

 

Türkiye için önemli olan; ABD’nin PKK/PYD terör örgütü ile
geçici ya da kalıcı, taktiksel ya da stratejik bir ilişki içerisinde olması
değil, kendisini Türkiye’nin müttefiki olarak tanımlayan ABD’nin tüm
uyarılara rağmen Türkiye’ye büyük zararlar veren bir terör örgütü ile ortaklık
kurmasıdır
.

 

Türkiye için önemli olan; ABD’nin PKK/PYD’ye silah vermesi,
verdiği silahları IŞİD’le mücadele sona erince geri toplayacağını açıklaması
değil, ABD’nin bir gün Türkiye’ye döneceğini bilerek bu silahları PKK/PYD
terör örgütüne vermiş olmasıdır
.

Türkiye için önemli olan; ABD’nin PKK/PYD terör örgütü
mensuplarından oluşan bir “sınır güvenlik gücü” ya da “istikrar sağlama gücü”
veya “alan kontrol gücü” kurması değil, Türkiye’de 40.000’den fazla
insanımızın hayatını kaybetmesine neden olan bir terör örgütüne ABD’nin silah
vermesi ve onun hamiliğini yapması, devlet başkanı seviyesinde yalanlar
söyleyerek Türkiye’yi oyalamaya çalışmasıdır
.

 

Söylemleri değişse
de Türkiye; ABD’nin PKK/PYD politikalarının değişmediğinin, bundan sonra da
değişmeyeceğinin, ABD’nin nihai hedefinin bölgede bir PKK devletçiği kurarak bu
gücü İran ve Türkiye’ye karşı kullanmak olduğunun farkındadır.

[i]https://www.ntv.com.tr/dunya/abdden-pyd-aciklamasi-iliskimiz-gecici-vetaktiksel,Rthnu7Ww7ESBfoYDUe_LNg

[ii]https://www.sabah.com.tr/gundem/2017/12/22/abd-teror-orgutuyle-calismaya-devam-edecek

[iii]http://medyascope.tv/2018/01/12/abd-disisleri-bakan-yardimcisi-sdgyi-korumak-ve-iranin-etkisini-kirmak-icin-suriyede-suresiz-olarak-kalacagiz/

[iv]http://aa.com.tr/tr/turkiye/disisleri-bakani-cavusoglu-trump-ypgye-silah-verilmeyecegini-soyledi/977789

[v]https://tr.usembassy.gov/readout-president-donald-j-trump-call-president-recep-tayyip-erdogan-241117
(Son Erişim Tarihi: 25 Kasım 2017)

[vi]https://www.reuters.com/article/us-usa-trump-turkey-pentagon/pentagon-says-reviewing-adjustments-to-arms-for-syrian-kurds-idUSKBN1DR2EC
(Son Erişim Tarihi: 01 Aralık 2017)

[vii]https://www.reuters.com/article/us-mideast-crisis-syria-sdf/u-s-led-coalition-helps-to-build-new-syrian-force-angering-turkey-idUSKBN1F30OA

[viii]https://tr.sputniknews.com/turkiye/201801181031858395-abd-turkiye-suriye-sinir-gucu/

[ix]http://aa.com.tr/tr/dunya/pentagon-suriyede-egittigi-guce-istikrar-gucu-diyecek/1034995

[x]Metin Gürcan, (2012), “Stratejik İletişim Modeli ve Güvenlik
Alanına Uygulanabilirliği”, Güvenlik Stratejileri Dergisi, Sayı:15, Sf.100

[xi]Office of the Under Secretary of Defense for ,Acquisition,
Technology and Logistics,Defense Scince Board, (2008), “Task Force on Strategic
Communication”, Washington: Sf.1-6

[xii]Rıza Güler, (2017), “Güç ve İkna Sanatı: Stratejik İletişim”,
Ankara: İhtimal Dergisi Yayınevi, s.257

[xiii]Rıza Güler, a.g.e., sf.270





























































































































































[xiv]http://www.21yyte.org/tr/arastirma/milli-guvenlik-ve-dis-politika-arastirmalari-merkezi/2017/12/04/8761/pkkpydye-silah-yardimi-sacmaligi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet