KAYNAK : http://dikmecionur.blogspot.com.tr/2016/11/abd-baskanlik-secimleri-ust-akil-ulusal.html?m=1


ABD BAŞKANLIK SEÇİMLERİ, ÜST AKIL – ULUSAL DEVLET
ÇEKİŞMESİ : ABD’DE PENTAGON YÖNETİME EL KOYAR MI ?


”Halefime tavsiye edeceğim yegane şey Generallere
sırf asker oldukları için güvenlik konularında güvenmemesidir”




Bu söz öldürülmesinden
kısa süre evvel Amerika Birleşik Devletleri Başkanı J.F. Kennedy tarafından
sarf edilmişti. Çünkü son zamanlarda Pentagon ile arasında muazzam bir çekişme
mevcuttu. Kurulduğu günden bu yana politik, askeri, dini ve ekonomik hususlarda
Amerikan siyaseti kendine özgü bir sistem oluşturdu. Protestanlığın bir kolu
olarak doğan Katolizmden mutlak ayrılığı, yeniden doğuş, seçilmiş millet ve
tebliğ esaslarını imanı kaide belirleyen prütenlerin 1622 yasasıyla İngiltere
Angalikan kilisesinden çıkarılmaları Abd New England eyaletine göç etmelerine
sebebiyet verdi. Kendi inançlarını burada sürdüren prütenlik bir süre sonra
Evanjelizmi doğurdu ve bugün Abd’de 100 milyon insanın mensup olduğu
mezhepleşme yolundaki bir inanç Amerikan siyasetine hakim olmaya başladı.
Kurucularının tamamı mason ve ekseriyeti asker olan Abd’de bugüne değin bunun
iz düşümü olarak Dış İşleri Bakanlarının tamamı mason Başkan ve senatörlerin
çoğu gizli örgütlerin üyeleri olurken, asker korkusu yoğun bir sivil denetim
tesis etti buna karşın askeri bürokrasi ağırlığını siyasetin içerisinde
hissettirmeye devam etti. Bugün Amerikan siyasetinde üniformalı generaller
hergün muhtıra vermezler hatta kuvvet komutanları halk tarafından
tanınmayabilir. Lakin özellikle bütçe görüşmelerinde istediklerini kopartan
Pentagon yetkilileri dış politikada etkin kimi zaman ise Kennedy ve yakın
zamanında üs kullanım yasasıyla alakalı Colin Powel döneminde olduğu gibi
başkanlarla çatışma halinde bulunabilirler.


Kısa süre evvel Demokratların ve Cumhuriyetçilerin yeniden çekiştiği
başkanlık seçimlerinde Hillary Clinton favori adaydı ve kimilerine göre mutlaka
başkan seçilecekti. Bunun temel sebepleri;




A) Finans, silah, ilaç
yani yerleşik müesses nizamın desteğini almıştı
 

B) Politik tecrübesi
mevcuttu




C) Eşi Amerikan
eski başkanıydı

D) Dünyada bir kadın rüzgarı esiyordu.
İmani olarak Meryem Ana’yı öne çıkartan bir takım lobiler siyasettede
kadınların önünü açmıştı. Almanya ve İngiltere’nin Başbakanları kadın, Imf ve
Fed başkanı yine kadınken, Abd’de 100 etkin Ceo’nun 50’si kadındı.


Bütün bunlara rağmen Bayan Clinton başarısız oldu. Demokrat olmasına rağmen
şahin dış politik mesajlar veren Üst Akılın temsilcisi Clinton’a bilerek veya
bilmeyerek esas Üst Aklın kendileri olduğunu Amerikan halkı gösterdi. Ya da
durum böyle miydi ?




1) İki isimde lobilerin
temsilcisiydi. Bu yüzden seçilenin önemi yoktu.
 

2) Hillary Clinton’un
özel hayatıyla ilgili şaibeler ve sağlık sorunları diğer adayın devreye
sokulmasını sağlamıştı.




3) Donald Trump
gerçektende bir başkaldırının adıydı. Lobiler ve Pentagona halk desteğinide
alarak çeki düzen verecekti.
 

Hangi teori kabul edilirse edilsin bir takım pazarlıkların döndüğü açıktı.
Şahsi elektronik posta adresi üzerinden ulusal güvenlikle alakalı mektupları
paylaştığı için hakkında Fbı (Ulusal Polis Teşkilatı) tarafından soruşturma
yürütülen Clinton hakkında seçimlerden yalnızca iki gün evvel herhangi bir
şaibe olmadığı yine Fbı tarafından açıklandı . Fbı Amerikan bürokratik
çekişmesinde ulusal devletten taraf olan yapıyı temsil etmektedir. Fetö
liderine oturma izni verdirmeyen Fbı’a karşı Cıa devreye girerek bu izni
aldırmıştı. Yine aynı yapının okullarına operasyon düzenleyen Fbı’a karşı Cıa
dosyaları kapattırıyordu. Bu çekişme son Amerikan başkanlık yarışlarında da
yaşandı. Fakat son anda Fbı Hillary Clinton’u aklayarak adeta başkan
olamayacağının sinyalini vermiş oldu.




Politik geçmişi bulunmayan, Rusya ile işbirliğinden yana, Çin’i kuşatma
projesini savunan, Türkiye’deki 15 Temmuz darbe girişimini şiddetle kınayan ve
güçlü liderlerden hoşlanan Trump neden seçildi? Herşeyden evvel zaten çok
zengin olduğu için lobilere değil servetine güvendi. Popülerdi ve istihdam ile
alakalı mesajlar veriyordu. Alman kökenli bu liderin pekaz bilinen yönü ise geçmişte
askeri akademide okumuş olmasıydı. Yani Abd’nin yeni başkanı asker kökenli biri
oldu. Bu da yetmedi emekli Korgeneral Michael Flynn’ı kendisine danışman yaptı.
Deniz Kuvvetlerinden Robert Magnus, Tümgeneral Bert Mizusawa, Tümgeneral Grey
Harrel, Korgeneral Joseph Keit, Tuğgeneral Charles Cubic Trump’ın ekibindeki en
önemli çalışma arkadaşları oldu. Bu kadar asker amerikan siyasetinde son
zamanlarda görüldü mü? Bu bir tedbir amaçlı seçenek miydi? Öyle ya da böyle
Trump dengeleri değiştirdi. Buna en ideal örnek daha başkanlık koltuğuna
oturmamasına rağmen Pentagon’un tavrıdır. Pentagon son açıklamasıyla
Avrupa’daki kuvvetlerini arttıracağını ve bir tugay daha takviyede bulunacağını
belirtti. Yani Rusya’ya karşı ılıman mesajlar veren Trump’a karşı Rusya’nın
tehdit olarak en azından Pentagon nezdinde görüldüğünü açıklamış oldu.
Dünya’nın en demokrat ülkelerinden gösterilmesine karşın Amerikan siyaseti
askeri darbe tehdidini en yakın Kennedy zamanında yaşadı. Öyle ki bu dönemi
Türkçeye de çevrilen “Mayısta Yedi Gün” adlı roman kısmen anlatır.
1979’da ise Federal Acil Durum Yönetimi Kurulu FEMA kuruldu. Amacı özellikle
doğal afet ve olağan üstü durumlarda devreye girmek olan birim Kamu Güvenliğine
bağlı olarak görev yapar ve Vali ile Başkanın davetiyle devreye girer. Fakat
özellikle  emekli askerlerin 1995 Oklahama bombalı saldırısını
gerçekleştirmesi üzerine kendiliğinden meseleye el koymuş ve bugün ise devlet
içinde devlet olan konuma ulaşmıştır. Evanjelis ekolün hakim olduğu Amerikan
siyaseti için Ortadoğu olmazsa olmazdır. Çünkü kıyamet savaşı Armageddon bu
coğrafyada yaşanacak İsa Peygamber ise Tanrı Krallığını burada kuracaktır. Bir
taraftan dinler arası dialog ile diğer inançların ana akidelerinden
saptırılması tasarlandı çünkü itikati insanlar Armagedon’a direnecek grubu
oluşturuyorlardı. Hal böyleyken Trump ekibinin dialogçu Fetö’yü eleştirmesi
Cıa’da da tedirginlik yarattı.




Hillary Clinton’un seçim yalnızca sandık değildir beyanatı ve seçim
sonuçlarından sonra Trump’un eşinin nü fotoğraflarının servis edilmesi amerikan
siyasetinde önümüzdeki günlerde kaset, dosya ve yolsuzluk savaşlarının
yükseleceğini gösteriyor. Amerikan merkezli küresel sermayeye baş kaldırı
Avrupa’yı da kapsayan bir geleneğin doğmasına yol açarsa Armageddon’dan önce
Üst Akıl Ulusal Devlet çatışması yaşanacaktır. Bu durum aslında bazı çevrelerin
iddia ettiği gibi ulus devletlerin modasının hiçte geçmediğini ispatlarken
Trump Pentagon çizgisine çekilmeye çalışılacak bu da olmazsa tasfiye yöntemi
seçilecektir. Tasfiye; dosya ve suikastlar üzerinden gelmezse Pentagon’un olaya
müdahil olması şu anda ütopik olsada sıfır sonuçlu bir olasılık değildir.
Unutulmasın ki Zombi istilasında ne yapılmalı? konusunda rapor üreten bir
yapının(Pentagon), ülkesiyle alakalı tanımladığı güvenliği koruyabilmesi
maksatlı darbe seçenekleri de dosyalar halinde mevcuttur .


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet