KAYNAK : http://www.tarihiolaylar.com/tarihi-olaylar/13-koloni-1432

13 KOLONİ

Koloni kavramı sömürge olarak kullanılan bir kara parçasında
sömürgeci devletin kendi hakimiyeti altında bir yönetim kurmasıdır. Kurulan
koloni hem sömürge olarak çalışırken aynı zamanda sömürgeci devletin kültür ve
dini anlayışıyla asimile olarak erimektedir. 1492 yılında Kristof Colomb ile
kıtaya ilk adımı atan sömürgeci devletler, ancak Amerigo Vespucci ile birlikte
yeni bir kıta bulunduğunun farkına varmışlardı. Kıtanın keşfinden sonra
İspanyollar, İngilizler, Portekizler ve Fransızlar yerlilerin elindeki
toprakları alarak hakimiyet kurmaya başladılar. Ayrıca Avrupalı devletler
Amerika kıtasına yapılan keşiflerin ardından kendi halklarını kıtaya taşımışlardı.
(1)

Farklı devletlerden
taşınan halk tarafından 18. yüzyılın ortalarına doğru 13’e ulaşmıştı. Kurulan
“13 Koloni” ilerde Amerika’nın temelini oluşturacaktı. Kıtanın yerli halkı ve
göçmen gelen sömürgeci halk zamanla kendisini büyük bir kölelik sisteminin
pençesinde bulmuştu. Özellikle İngilizler (Birleşik Krallık) tarafından kurulan
koloniler vergi ödemekle mükellefti. Halk bu vergi yükünden dolayı
İngiltere’den uzaklaştıkça Avrupa’yı kasıp kavuran Protestanlık kıtaya
yayılmaya başlamıştı. (1) (2) (4)

Amerika kıtası
sömürge olarak denizlerde hakimiyeti olan birçok devlete ev sahipliği yapmıştı.
Örneğin bugünkü Kanada’dan Meksika Körfezine kadar uzanan bölge Fransa’nın,
Kuzey Amerika’nın Atlantik kıyıları ise 13 koloni olarak adlandırılan İngiliz
sömürgelerini temsil ediyordu.  Bugünkü Amerikanın güney eyaletleri, Orta
Amerika ile Güney Amerikanın çoğu denizlerde büyük bir güç olan İspanyanın
elindeydi. Güney Amerika bölümünde sadece Brezilya Portekiz’in sömürgesiydi.
(3) (4)

Kolonilerde iki
aşamalı yasama meclisi bulunmaktaydı. Fakat kolonileri temsil eden alt meclis
üyeleri de güçlü mülk sahipleri tarafından seçilmekteydi. Kolonileri yöneten
üst meclis üyeleri ise İngiliz Kralı tarafından seçiliyordu. Ayrıca kurulan
mahkemelerde İngiliz Hukuk kurallarına uygun olarak hüküm verilmekteydi. (1)

İngiltere,
Fransa-Rusya Avusturya bloğuyla yaptığı 1756-1761 Yedi Yıl Savaşlarında mali
olarak zorluklara karşılaştığında kolonilerini kaybetmeye başlamıştı. Çünkü
İngiltere, savaşın mali yükünü karşılamak için kolonilere yeni vergiler
getirmişti. Getirilen vergi yüküyle birlikte kazançları azalan Koloniler
bağımsızlık için harekete geçmeye başlamışlardı. İlk olarak 4 Temmuz 1776
tarihli Amerikan Bağımsızlık Bildirgesi yayınlandı. George Washington ve Thomas
Jefferson tarafından kaleme alınan bildiride özgürlük söylemlerinden
bahsedilmekteydi. Daha sonra 4 Temmuz tarihi her yıl Amerikanın bağımsızlık
tarihi olarak kutlanmaktadır. (1) (2) (4)

Fransa 1774 yılından
itibaren el altından Amerika’ya yardım etmeye başlamıştı. Fransa böylelikle
İngilizlere kaptırdığı Kanada ve Hindistan’ın öcünü almak istiyordu. Önceleri
el altından sürdürdüğü askeri yardımları 1777 yılında açıkça sürdürmeye
başladı. Fransa galibiyetlerin ardından 1778 yılında Yedi Yıl Savaşlarının
öcünü almak istiyordu. İspanya ise 1779 yılında Amerika savaşına katıldı.
İspanyanın amacı Cebelitarık ve Minorka Adalarını İngiltere’den geri almaktı.
İspanyanın Amerikanın yanında savaşa katılması İngiltere’yi iyice zor duruma
bırakmıştı. Çünkü İspanya bu savaşa katılmasaydı Amerika’da bulunan bütün
sömürgelerini kaybedebilirdi. Savaşın başka bir tarafı olan Hollanda ise
İngiltere’nin Amerika ile alışveriş yasağına karşı çıkarak 1781 yılında savaşa
dahil olmuştu. Amerika, Avrupalı devletlerle olan ilişkilerini sadece ticaret
ile sınırlı tutarak politika yasağı koymuştu. Çünkü Amerika kendi yanında
savaşan devletlerin çıkarlarından haberdardı. Avrupa politika hayatından
kendini izole etme tutumu Amerika I. Başkanı George Washington’dan başlayarak
devletin 5. Başkanı olan James Monroe döneminde yayınlanan 1823 Monroe
Doktrini’ne kadar devam etmiştir. (3)

·        
 13
Koloni ve Birleşik Krallık Arasındaki Bağımsızlık Savaşı

Birleşik Krallık
yeni vergiler koymak isterken koloniler bu duruma kayıtsız kalmak
istememişlerdi. Getirilen vergilere özellikle Amerika çay vergisi artışına
karşı çıkarak adaya çay getiren üç Birleşik Krallık gemisine saldırdığında
ipler iyi gerilmişti. Denize dökülen üç gemi dolusu çayın bedelinin Amerika
tarafından ödenmesini isteyen İngilizler Boston Limanını abluka altına
almışlardır. Fakat Philadelphia’da toplanan (I. Philadelphia Kongresi) sömürge
yöneticileri İngiltere ile savaş kararı almışlardı. (2)

İngilizlerin Boston
yakınlarında bulunan bir Amerikan Mühimmat deposuna saldırması üzerine 1775
yılında iki taraf arasında büyük bir savaş patlak vermiştir. İngiltere Amerika
ile savaş kararı alarak çıkartma yaptığı sıralarda Virginia sömürgesi
İngiltere’ye savaş açmıştı. Philadelphia’da 1776 yılında ikinci kez toplanan
sömürgeler İnsan Hakları sözleşmesini kabul ederek İngiltere’ye savaş
açmışlardır. 1777 yılında Saratoga’da İngilizlere karşı alınan zaferlerin
ardından Fransa ilk önceleri mühimmat yardımı yaparken bu kez savaşa
askerleriyle katılma kararı aldı. Fransa’nın savaşa katılmasını Hollanda ve
İspanya izledi. Savaş tüm şiddetiyle devam ederken George Washington’un York
Town başarısını Fransa’nın Antil ve Hindistan üzerindeki etkili saldırıları
izleyince İngilizler barış istemek zorunda kalmışlardı. İngiltere’nin barış
isteği üzerine iki taraf arasında 1783 tarihinde “Paris (Versay) Antlaşması” imzalandı.
Antlaşma hükümlerine göre:

1.      
İngiltere Amerikan
kolonilerinin bağımsızlığını tanıyacaktır.

2.      
Florida ve Minorka
Adaları İspanya hükümetine bırakılacaktır.

3.      
Kanada sınırında
Misisipi Nehrine kadar olan bölge Amerika’ya bırakılacaktır.

4.      
Antilerden bazı adalar
ve Senegal İngiltere hakimiyetine bırakılacaktır.

5.      
Bütün bu şartların
sonunda koloniler kendi iç işlerinde serbest olmak koşuluyla Amerika Birleşik
Devletlerini kurmuşlardır (1787). (2)

·        
 

·        
Başkan James Monroe ve Monroe Doktrini (1823)

İspanya’da baş
gösteren isyanlar ve Fransa adına ülkeye saldıran Napolyon nedeniyle
sömürgeleri ile iletişimi kısıtlanmıştı. Amerika Bağımsızlık İlanı ve Fransız
İhtilali ile birlikte İspanya kolonileri isyan etmişlerdi. Denize düşen yılana
sarılır misali İspanya bu durumda Fransa, Rusya ve İngiltere’den yardım
istemişti. Sömürgelerden nemalanmak isteyen devletler bu teklifi kabul ettiler.
Bütün devletlerin Amerika üzerindeki çıkarlarını gören 5. Başkan James Monroe,
2 Aralık 1823 tarihinde ABD dış ilişkilerinde uyulması gereken iki maddeyi
paylaştı: (3)

1.      
Birleşik Amerika
Avrupa’nın iç işlerine karışmamaktadır. Amerika Avrupa’nın herhangi bir politik
meselesi ile ilgilenmediği için Avrupa devletleri de Amerika’nın işine karışmamalıdır.
(3)

2.      
Amerika’nın bu tutumuna
rağmen herhangi bir Avrupalı devlet sömürge arayışı ile Amerika topraklarına
ayak basarsa devlet bunu bir tehdit olarak görecek ve sonuna kadar
savaşacaktır. (3)

Başkan tarafından
sunulan iki madde Amerikan Kongresi tarafından onaylandı. Amerika’nın bu sert
tepkisinin ardından Fransa, İngiltere ve Rusya geri çekilmek zorunda kaldılar.
İspanyol sömürgeler 1820-1830 tarihinde bağımsızlıklarını ilan ettiler. Latin
Amerika eyaletlerinin bağımsızlıklarını kazanmasındaki en büyük etken ABD’nin
tutumu ve Monroe Doktrini’dir. (3)

İlklerin önderi olan
bir Amerika kurulmuştu. 1789 yılında anayasanın tamamlanması ile birlikte
Amerika kimliği tam anlamıyla oturtulmuştu. Amerikan bayrağında bulunan 50
yıldızın her biri bir eyaleti temsil etmekteydi. İlk defa seçimle gelen bir
başkan ülkeyi anayasa çerçevesinde yönetiyordu. Bu adımlar Dünyayı Fransız
Devrimine doğru götürüyordu. Amerika’nın bağımsızlığı ardından özgürlük, insan
hakları ve adil yargılama gibi vazgeçilmez insanı hakları dimağlara yer etmeyi
başarmıştı. Amerika iç zenginliği ve uyum içinde giderek yükselen refahı hızlı
bir sanayileşme ile ivme kazanmıştı. 1861-1865 yılları arasındaki Amerikan İç
Savaşı’nda parçalanma tehdidi atlatmasına rağmen 19. yüzyıldan itibaren hızla
sanayi hamlesini tamamlamaya çalıştı. Bunu yaparken mümkün oldukça diğer
kıtalardaki savaşlara düşman olarak katılmaktan sakındı. 20. yüzyılda baş
gösteren ve Dünyayı baştan aşağı kavuran I. Dünya Savaşı esnasında Amerika
biraz arabulucu birazda genç karakteri ve güçlü sanayisiyle İtilaf Devletleri
safında savaşa girdiğinde bütün savaşın kaderi değişmişti. ABD, savaşın
galibini çoktan belirlemişti ve İttifak Kuvvetleri ağır bir yenilgi ile ardı
ardına her biri parçalanma anlamına gelen antlaşmaları imzalamaya
başlamışlardı. (2)

·        
Kaynaklar

1)- http://www.derenkoray.com.tr/Home/Sayfa/Tarihce

2)- http://www.frmtr.com/tarih-ve-inkilap-tarihi/721847-amerikanin-kurulusu-tarih.html

3)- http://www.tariheyolculuk.org/2012/08/ABDninkurulusu.html
























































4)- http://www.gundemturkiye.com/tarih/dunya-tarihi/amerika-birlesik-devletleri-abd-nin-kurulmasi.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet