Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

YILMAZ ÖZDİL : Achtung

Alman istihbaratı’nın bağrına bastığı sarıklı
yobazın adı, Cemalettin Kaplan’dı, “kara ses” olarak tanınıyordu, Erzurumluydu,
nurcuydu.

İlkokul mezunu bile olmadığı halde, sihirli
eller devreye girdi, 40 yaşında, Ankara Üniversitesi ilahiyat fakültesinden
diploma verildi. Diyanet işleri başkanlığı bünyesinde imamlık, müfettişlik,
müftülük, hatta personel daire başkanlığı yaptı. 1977 seçiminde Milli Selamet
Partisi’nden milletvekili adayı oldu, seçilemedi. Adana’da illegal medrese
açmıştı, imam hatip öğrencilerine tarikat eğitimi veriyordu. Sırf Atatürk
düşmanı değildi, Türk olan herkesten nefret ediyordu.

Tık diye Almanya’ya alındı.

Köln’de Ulu Cami’de örgütlenmesi sağlandı,
külliye açtı, yurt açtı, aşevi açtı, bağış adı altında para toplamasına göz
yumuldu. Müritleri “mülteci” statüsünde kabul ediliyor, çalışma izni
verilmiyordu, yani, resmi olarak Cemalettin Kaplan’ın emrine tahsis
ediliyorlardı. “Anadolu Federe İslam Devleti” ilan etti, kendisini “halife”
ilan etti, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne karşı “cihad” ilan etti, hilafet
töreni Alman televizyonlarından yayınlandı. Almanya’da kırmızı ışıkta geçeni
bile oyarlar ama, bu herifin Türkiye Cumhuriyeti’ne alenen savaş açmasına
“demokratik hak” deniyordu. Uydu üzerinden televizyon kanalı tahsis edildi,
vaazları yayınlandı, ücretsiz dağıtılan video kasetlerinin Türkiye’ye sokulması
sağlandı, internet ortamında Türkçe, Arapça, Kürtçe, Farsça, İngilizce ve
Fransızca yayın yapan web sitesi hazırlandı. Silahlı eğitim yaptırıyordu, kara
çarşaflı intihar bombacıları yetiştiriyordu, idam fetvaları veriyordu,
Anıtkabir’e saldırı planlıyordu. Türkiye’deki hakimlere savcılara öğretmenlere
tebliğler gönderiyordu, “bölge imamları” tayin etmişti, Van Yüzüncü Yıl
Üniversitesi ve Malatya İnönü Üniversitesi’ni adeta karargah olarak kullanmaya
başlamıştı.

Şimdi sıkı durun…

Bu vatan haini yobazın Almanya’da monte
edildiği teşkilat hangisiydi? Milli Görüş Teşkilatı’ydı!

Peki bu vatan haini yobazı, Almanya’ya, Milli
Görüş Teşkilatı’na gönderen kimdi? Necmettin Erbakan’dı!

Erbakan’la Kara Ses’in “emir-komuta” ilişkisi,
Devlet Güvenlik Mahkemesi’nin iddianamesinde de yeraldı. Necmettin Erbakan 12
Eylül darbesinden hemen sonra, Avrupa Milli Görüş Teşkilatı’nı “toparlaması”
için Cemalettin Kaplan’ı Almanya’ya gönderdi. Bizzat Erbakan’ın talimatıyla
Avrupa Milli Görüş Teşkilatı’nın “fetva komisyonu reisi” yapıldı. Yani… Kara
Ses denilen yobaz, kendisine “halife” rolü biçilene kadar, milli görüşçülerin
“şeyhülislamı”ydı.

Alman istihbaratı, milli görüşçüleri tee 70’li
yılların başında şemsiyesi altına almıştı. Milli görüşçüleri koruyup kollamak,
büyütmek için neler yaptılar? Türk işçilerinin nazarında itibarını arttırmak
için “şeyhülislamlık” kurmasına izin verdiler, “resmi makam” olarak tanıdılar,
şeyhülislamın verdiği evlenme akdi, çocuk belgesi gibi evrakları, sanki Türk
konsolosluğu veriyormuş gibi “resmi evrak” kabul ettiler. Camilerde siyasi
propaganda yapmalarına, bağış adı altında para toplamalarına, başka ülkelerden
para transferine izin verdiler. Suudi yönetimi Türkiye’ye hac kotası
uygularken, Almanya’daki milli görüşçülerin kota dışında tutulmasını
sağladılar. Gövde gösterisi yapmaları için, Almanya’daki stadyumlarda 50 bin
kişilik toplantılar düzenlemelerini sağladılar. Türkiye’de yargılanan Milli
Selamet Partisi, Refah Partisi mensubu şeriatçı politikacılara Almanya’da
oturma izni verdiler. Televizyon kanalı tahsis ettiler, gazete-dergi çıkarmalarına
yardım ettiler.

Almanya bunları sevabına mı yaptı? İki temel
amacı vardı.

Birincisi… Almanya’daki milliyetçi Türk
vatandaşlarını Türk kimliğinden uzaklaştırarak, siyasal İslam’a kanalize
ettiler, Türklük bilincinin yerine ümmetçilik koydular. Gurbetçilerin blok
halinde hareket etmesinin, ortak tavır koymasının, Kıbrıs veya sözde soykırım
gibi meselelerde ortak eylem yapmasının önüne geçtiler, böldüler.

İkincisi… Milli Görüş Teşkilatı’nın Müslüman
Kardeşler’le organik bağı vardı. Libya’dan Pakistan’a, Malezya’dan Mısır’a,
Suriye’den Bosna’ya doğrudan ilişki içindeydi, Hamas’la Hizbullah’la çok
yakındı. Alman istihbaratı, milli görüş aracılığıyla, bu dinci yapıların
tamamına nüfuz etti, Almanya’ya stratejik avantajlar sağladı.

Hadi şimdi gene sıkı durun…

Milli görüşçülerin şeyhülislamı Cemalettin
Kaplan’la tee Erzurum’dan, tee 13 yaşından beri arkadaş olan, her ikisi de
Said-i Nursi’nin talebesiyken, aynı medresede, Kurşunlu Cami medresesinde
eğitim alan kişi kimdi biliyor musunuz? Fethullah Gülen’di!

Kara ses’i BND aldı. Feto’yu CIA aldı.

Türkiye’den kaçan fetocuların Almanya’ya
sığınması şaşırtıcı mı?

Peki, yabancı istihbarat servislerinin maşa
olarak kullandığı feto’yla kara ses’in Said-i Nursi’den başka ortak noktaları
var mıydı? Bir “subay” vardı!

Esad Keşşafoğlu, tabip üsteğmendi, nurcuydu,
Kurşunlu Cami medresesindeyken feto’yla kara ses’le sohbet toplantıları
yapıyordu, 1960’da yüzbaşıyken Türk Silahlı Kuvvetleri’nden ihraç edildi, Suudi
Arabistan’a gitti. Demem o ki… 15 Temmuz’un temelleri tee o günlerden, hem de
bir “subay” tarafından atılmıştı!

Uzun lafın kısası… Birbirlerine rakipmiş gibi,
hasımmış gibi görülen feto’nun kara ses’in milli görüş’ün, kesiştiği noktadır
Almanya.

Türkiye’deki karşıdevrimci, siyasal İslamcı
hareket, Almanya’nın kontrolündedir, güdümündedir.



















































































Siz bakmayın, eyy
Almanya filan denmesine… Bademlerin varlık sebebidir Almanya.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış