Selcan TAŞÇI
HAMŞİOĞLU
: Ege’den çıkamazsanız Akdeniz’e nasıl ineceksiniz ???


E-POSTA : selcantasci@gmail.com




03 Ocak 2020


Hem, “Türkiye’de bir
çakıl taşı bile hainlerin eline gitsin istemiyorsak… Türkiye’de bayrak
inmesin’ diyorsak… 16 Nisan’da ne diyoruz? Eveeeet!!!”
diye rejimi
değiştireceksiniz.


Hem, bol “Hamdolsun ki, bir karış
toprak için canını bile veren bir milletin idarecisiyim”
replikli
“payitaht” dizileri üzerinden sözüm ona
“millilik/milliyetçilik” propagandasına girişeceksiniz…


Hem de, “Peki ya Ege adaları” diye
sorduğumuzda, televizyon ekranlarını parsel parsel paylaştırdığınız
yardakçılarınız aracılığıyla “Ada değil adacık ve kayalık” yüzsüzlüğünü
sergileyeceksiniz. Ege’deki Türk topraklarında Yunan bayrağı dalgalanmasını,
Yunan askeri konuşlanmasını sineye çekip, utanmazca “Türkiye’nin bundan
bir kaybı yok ki”, “5 bin Yunan askerinden ne olur”

diyeceksiniz.


Önceki gece, akıllara durgunluk veren bir
rahatlık, gevşeklik ve ciddiyetsizlik içinde, aynen bunları söyledi bir iktidar
yağdanlığı katıldığı televizyon programında.


***


Velev ki kayalık; ne zamandan beri değeri
ölçüsünde “vatan” sayıyoruz biz bu ülkenin taşını, toprağını?


Trakya’nın toprağı da pek zehirlendi; o
zaman terk edelim, Yunanistan zehirlensin… Kars’ta “Anı” dediğin hepi
topu taş yığını ne işimize yarayacak; bırakalım tepe tepe Ermenistan kullansın…
Niye servet harcıyoruz mayınlarını temizleyeceğiz diye, 214 milyon metrekare
alanı verseydik terör örgütlerine/devletlerine; sek sek oynasalardı üzerinde…


Böyle saçmalık mı olur!


***


Türk topraklarında Yunan bayrağı çekmiş,
karakol inşa etmiş, askeri üs kurmuş, topçu bataryası, uçak savar ve dahi envai
çeşit savaş araç ve teçhizatı konuşlandırmış 5 bin Yunan askerini “tehdit”
saymıyorsak, Irak’taki -Milli Savunma Bakanı’nın verdiği rakama göre- “3
bin PKK’lı”yı neden tehdit sayıyoruz o zaman? “13 bin PKK”lı
için neden harekat üzerine harekat düzenliyoruz Suriye topraklarına? Hele
Türkiye’de… Madem “750 tanecik(!)” terörist kaldı; niye devam
ediyoruz terörle mücadeleye?


Bu
nasıl hastalıklı bir bakış açısıdır!


***


Ege’deki Türk topraklarında Yunan bayrağı
dalgalanması, Türkiye açısından bir “kayıp” değilse, Güneydoğu’daki
Türk topraklarında da PKK paçavrasına mı göz yumacağız bir adım sonra? Kilis’te
Türkler neredeyse azınlık haline geldi; Suriye bayrağı mı dalgalansın orada da?


Madem devletler, ellerini kollarını
sallaya sallaya başka devletlerin topraklarına girebilir, “sınır” tanımadan,
oralarda hiçbir izin, onay, tezkereye ihtiyaç duymadan askeri üs dahi
kurabilirler; “ordu”lar niye var? Kimi, kimden korumak için?


Hayır bu işler böyle oluyorsa, biz de
gidelim Limasol’da birer askeri üs kuralım bakalım…


***


Türk adalarındaki Yunan işgalini gündeme
getirmek ve gündemde tutmak için yoğun mesai harcayan Milli Savunma Bakanlığı
eski Genel Sekreteri, emekli Albay Ümit Yalım’la konuştum dün;


“Kayalık” diye yalan
söylüyorlar; bu adaların en küçüğü İstanbul’daki Büyükada kadar! Ayrıca
“kayalık” olsa ne fark eder, biz neden Kardak için dünyayı ayağı
kaldırdık?


“Kıta sahanlığı yok” diyenler
yalan söylüyorlar. Kıta Sahanlığı yoksa, 1974’te, TPAO’ya nasıl Ege Denizi Türk
Kıta Sahanlığında petrol arama ruhsatı verildi? TÜBİTAK Marmara Gemisi nasıl
araştırma yapabildi 2019’da; Taşoz, Semadirek ve Limni adalarının kıta
sahanlığında? “Adanın kıta sahanlığı olmaz” ise Kıbrıs’a nasıl
veriyorsunuz? “Orada devlet var” diye ise; Güney Kıbrıs’ı tanıyor
muyuz biz?


“Türkiye burada hiç
devlet uygulaması yapmamış” diye yalan söylüyorlar. Montrö’den sonra,
Şükrü Kaya tek tek envantere almış bu adaları. 1936’da. Belgesi var.


“Hukuki durum net
değil” diye yalan söylüyorlar. Biz bu adalar üzerindeki egemenlik
haklarımızı devretmedik; kullanma hakkı verdik. Girit’in dörtte üçü ile
etrafındaki 14 ada ile adacık ve kayalıkların Türkiye’ye ait olduğu Lozan’la da
teyit edildiği halde Yunanistan Girit’in güneyini parsel parsel satışa çıkardı
ve Türkiye itiraz etmedi. Yarın Gavdos’ta başımıza gelecek; Exon Mobil veya
Katar gelip burada petrol aramaya başladığında, bunun bütün siyasi-askeri
sorumluluları hakkında suç duyurusunda bulunacağım!


Son olarak, “Doğu Akdeniz’i öne
sürüp adaların gündeme getirilmemesini isteyenlere soruyorum:


Şu an işgal edilen adaların konumuna
bakarsanız, Türkiye’nin Ege’ye sıkıştırıldığını görürsünüz. Ege’den
çıkamazsanız, Doğu Akdeniz’e nasıl ineceksiniz?”


***


Yalım haksız değil; Deniz Kuvvetleri’nin
sekiz üssünden -biri Arnavutluk’ta olmak üzere- sadece ikisi Akdeniz’de
olduğuna göre, gerektiğinde, Bartın yahut Gölcük’teki, Foça, Erdek hatta
Aksaz’daki üslerinizde bulunan gemileri karadan yürüterek mi geçeceğiz
Akdeniz’e?


Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki “mavi
vatan”ında ne işi var diyen yok; Doğu Akdeniz bu kadar önemliyse Ege’deki
işgale neden göz yumuluyor diye soruyoruz?


Kaynak Yeniçağ: ​​​​​​​Ege’den çıkamazsanız Akdeniz’e nasıl ineceksiniz? -
Selcan TAŞÇI HAMŞİOĞLU

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet