SON DAKİKA

16:21 - JİTEM DOSYASI /// VİDEO : TERÖRİSTLERİN GÖRMEKTEN BİLE KORKTUĞU EFSANE KOMUTANLAR – EŞREF BİTLİS VE EKİBİ

16:05 - HAVACILIK DOSYASI /// ERCAN CANER : En Ölümcül Helikopter Kayıpları

17:07 - JİTEM DOSYASI /// Sedat Peker’in iddiaları : JİTEM davalarında son durum ne ?????

17:13 - HAVACILIK DOSYASI /// VİDEO : ÜCRETSİZ DRONE EHLİYETİ NASIL ALINIR ????? DRONE LİSANS BAŞVURUSU – İHA-1 / İHA-0)

15:25 - HAVACILIK DOSYASI : Pilot Otorotasyon Eğitimi mi Yapıyordu ???

20:32 - HAVACILIK DOSYASI /// E. Hava Pilot Tümgeneral İrfan Sarp : Atatürk Havalimanı eski statüsüne yeniden kavuşturulmalıdır

17:00 - GLADYO DOSYASI /// FERHAT ÜNLÜ : NATO’nun gayrimeşru çocuğu : Gladyo

09:30 - GLADYO DOSYASI /// CEYHUN BOZKURT : GLADYO UNSURLARI ÜLKEMİZDE YENİDEN BİR DİZAYN PEŞİNDE !!

16:24 - HAVACILIK DOSYASI /// ERCAN CANER : Ölümcül Robinson R-44 Kazası

05:26 - HAVAYOLLARI DOSYASI /// VİDEO : Yolculara Asla Söylenmeyen 15 Uçuş Sırrı

15:19 - GLADYO DOSYASI /// FERHAT ÜNLÜ : Kasaturadan kuantum fiziğine Gladyo

15:43 - DENİZLERİMİZ DOSYASI : TARİHİN FIRTINALI SAYFALARINDAN * ERTUĞRUL FIRKATEYNİNİN TRAJİK YOLCULUĞU – (Bölüm I – II – III – IV)

22:30 - GLADYO DOSYASI /// Hikmet Çiçek : BİR GLADYO OPERASYONU KIZILDERE VE SAMANLIKTA SAKLANANLAR !!!

14:15 - KONTRGERİLLA DOSYASI : ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU “YEŞİL” KOD ADLI MAHMUTT YILDIRIM İLE İLGİLİ 40 YILLIK SIRRI AÇIKLIYOR

09:18 - DUYURU : ÖZEL BÜRO İSTİHBARAT GRUBU’NUN VERDİĞİ BİLGİLER İLE İSTANBUL’DA 2 UYUŞTURUCU ŞEBEKESİ ÇÖKERTİLDİ. İŞTE YAZIŞMALAR !!!!!

08:09 - TAZİYE MESAJI : Teröristler tarafından döşenen el yapımı patlayıcının patlaması sonucu UZM. ÇVŞ. YUNUS EMRE YALMAN adlı askerimiz Şehit oldu. 1 askerimiz yaralandı.

19:00 - TAZİYE MESAJI : Tunceli’de Eren- 7 Operasyonunda yaralanan Jandarma Uzman Çavuş Burak Tortumlu hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak şehit oldu.

18:22 - AK PARTİ DOSYASI /// MÜYESSER YILDIZ : Erdoğan’ın Abisi İsmail Kahraman’ın Başkenti Neresi ???

18:17 - GÜNDEM ANALİZİ /// MÜYESSER YILDIZ : 82’nci Vilayetimiz Kerkük “Bölücü Kebapçılardan” Daha Mı Önemsiz ???

Yurtsever ve Açık Bilgi Platformu | Özel Büro İstihbarat Grubu Özel Buro

KITALAR & BÖLGELER : AKDENİZ & KARADENİZ & EGE & MARMARA & BOĞAZLAR

AKDENİZ BÖLGESİ DOSYASI /// E. TÜMA. CEM GÜRDENİZ : Doğu Akdeniz’de İkinci Sevr

KITALAR & BÖLGELER : AKDENİZ & KARADENİZ & EGE & MARMARA & BOĞAZLAR
Bu haber 24 Eylül 2020 - 9:37 'de eklendi.
Whatsapp Paylaş Telegram Paylaş


E. TÜMA. CEM GÜRDENİZ
: Doğu Akdeniz’de İkinci Sevr


“Küresel jeopolitik, çok hızlı değişiyor. Tek kutuplu
dünya düzeni, çok kutuplu dünya düzenine evriliyor. Asya yüzyılı başladı” diyen
Gürdeniz, “Türk milleti kendine güvensin. Sahte Atatürkçülerin ve müesses
nizamın tuzaklarına düşmesin” değerlendirmesinde bulundu.


Salgın
hastalık, her ne kadar gündemde ilk sırada olsa da dış politikadaki gerilimler
hız kesmiyor. İç siyasetteki tartışmalar, zaman zaman, dış politikaya ilişkin
tutumlar üzerinden şekilleniyor. Son gelişmeleri, seçkin bir Türk komutanı
olan, Mustafa Kemal’in askeri olmanın bedelini Silivri zindanında ödeyen, “Mavi
Vatan” kavramını dilimize kazandıran emekli Tümamiral Cem Gürdeniz’le
konuştuk.


– Türk deniz jeopolitiğinde neler yaşanıyor?


Türk deniz
jeopolitiğini küresel jeopolitikten ayıramayız. Küresel jeopolitik, çok hızlı
değişiyor. Tek kutuplu dünya düzeni, çok kutuplu dünya düzenine evriliyor. Asya
yüzyılı başladı. ABD’nin “Washington Konsensüsü” diyebileceğimiz
düzen kurma yeteneği azalıyor. Covid-19 sonrasında bu süreç daha da hızlanacak.
İzleri, dünyanın her köşesinde görülüyor. Bu konjonktürde Türkiye, Doğu
Akdeniz’de vazgeçilmez çıkarlarına karşı, büyük bir meydan okuma zinciri ile
karşı karşıya. Zira bulunduğumuz alan; enerji jeopolitiğini, kenar kuşak
jeopolitiğini ve İsrail’in güvenlik jeopolitiğini ilgilendiriyor. Bu üç
alanda en kritik ortak payda, Türkiye’nin deniz jeopolitiği.


– Bu meydan okumalar neler? 


Birincisi,
Türkiye’nin güneyinde, denize çıkışı olan bir kukla Kürdistan’ın kurulması.
İkincisi, KKTC’deki kolordumuzun geri çekilip güvenlik garantilerinin ve
son tahlilde KKTC’nin varlığının sona erdirilmesi, dolayısıyla
Türkiye’nin güneyden kuşatılması. Üçüncüsü ve en önemlisi, “Mavi Vatan”
dediğimiz, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki kıta sahanlığında, Münhasır Ekonomik
Bölgede (MEB) hakkı olan 150 bin kilometrekare alanın gasp edilip
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan’a verilmesi.


– Türkiye’nin attığı adımlara emperyalizm nasıl cevap
verdi?


1990’larda
bağımsız dış ve güvenlik politikasına yönelen Türkiye’ye emperyalizmin cevabı
sert oldu. Özellikle 2008’den sonra başlatılan Ergenekon, Balyoz ve
Casusluk gibi kumpasların stratejik hedefi, Türkiye’nin 21. yüzyılda Doğu
Akdeniz odaklı, milli çıkarlara dayalı siyaset ve strateji uygulamasını
önlemeye yönelikti. Zira Türkiye’nin bağlı bulunduğu NATO ittifakı
başta olmak üzere Batı, yukarıda saydığım üç alanda Türkiye’yle tamamen
zıt kutuplarda. 



2002 – 2014 arasında “askeri vesayet ile mücadele” şemsiyesi altında FETÖ
tarafından o dönem iktidarla beraber yönetilen kumpas davalarda, Türk
Silahlı Kuvvetleri’nde Doğu Akdeniz’de, KKTC’de, Karadeniz’de Mavi Vatan’ı
koruyan; PKK terör örgütüyle mücadelede kahramanlık ve liderlikleri öne çıkan
amiral, general ve subaylar günümüzün Bekirağa Bölüğü’ne, yani Hasdal ve
Silivri’ye gönderildi. Hedef, Doğu Akdeniz jeopolitiğinde ortamın
şekillendirilmesiydi. Bu süreç daha ileriye, devletin şekillendirilme ve ele
geçirilme projesine dönüştürüldü.


– FETÖ’nün darbe girişimi sonrasında atılan adımları
nasıl görüyorsunuz?


Devleti
korumak için FETÖ temizliği şarttı. Diğer taraftan FETÖ temizliği, ABD -
Türkiye ilişkilerinin bozulma sürecine koşut seyretti. 15 Temmuz gecesi yaşanan
pek çok ihanet yanında, halkını, hava sahasını, füze sistemleri ile
koruyamayan bir Türkiye gerçeği ortaya çıktı. Bu travma, hayatta kalma güdüsü
ile Ankara’yı, Rus S-400 füze sistemlerine yönlendirdi. 



Bu karar, NATO ve ABD’de, yani kenar kuşağın ev sahiplerinde büyük kırılma
yarattı. Soğuk Savaş sonrası NATO’yu zaten sorgulamaya başlayan Türkiye, artık
kendi kararlarını kendi vermeye yöneliyordu. Bu kararların en önemli örneğini
Doğu Akdeniz’de gördük. Karşımızda Yunanistan, GKRY, ABD, AB, İsrail, Mısır,
Ürdün, hatta Filistin’den oluşan, Türkiye karşıtı cephe oluştu. 


“MAVİ VATAN ANTİEMPERYALİST DURUŞUN JEOPOLİTİK
ALANI OLDU” 


Böylece Mavi
Vatan, denizde Türkiye’ye dayatılan ikinci Sevr’e karşı, büyük bir savunmanın
simge adı oldu. Gambot, sismik ve delme diplomasileri ile şekillenen Mavi Vatan
doktrini üzerinden Doğu Akdeniz, Türkiye’nin emperyalizmin dayatmalarına karşı
duruşunun başat jeopolitik alanı olarak öne çıktı. Türkiye’nin,
Suriye’de Kürtlerin denize çıkış koridorunu engellemesi, Libya’yla 27 Kasım
2019’da deniz sınırlandırma mutabakat muhtırasını imzalaması, bu jeopolitik
mücadelenin diğer kilometre taşları oldu.


– Salgın hastalık, Türkiye’nin denizlerdeki
stratejisini nasıl etkiledi?


Türkiye
salgının yakıcı sonuçlarına rağmen, özellikle deniz gücü alanında zayıflamaya
izin vermedi. Libya’da Türkiye’nin desteklediği Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin
özellikle son aylarda elde ettiği askeri başarılar, Türkiye’nin salgın hastalık
koşullarında bile askeri harekât yeteneğini kanıtladı. Ancak salgının öne
çektiği ekonomik zafiyet doların yükselişini tetikledi. Bu; Türkiye’yi
jeopolitik eksende bağımsız siyaset uyguladığı halde, ekonomik alanda ABD
baskılarına hassas hale getirdi. 



“Gölge CIA” diye bilinen düşünce kuruluşu Stratfor’un başkanı
George Friedman’ın, ABD’nin ekonomi üzerinden rakiplerine acı çektirebileceğini
vurguladığı “Power and the Rise and Fall of  Nations’’ adlı
yazısı, 5 Mayıs 2020’de yayımlandı. Türkiye’de ABD Doları, 7 TL sınırına
dayanınca, Türkiye’de uyuyan ve dışarıdaki kaçak FETÖ hücreleri hareketlendi. 



Yeni kurulan partilerin üst üste FETÖ ve iltisaklılarını sevindiren açıklamalar
yapması bu durumu daha karmaşık hale getirdi. Libya’yla imzalanan mutabakat
muhtırasının mimarı, FETÖ ile mücadelenin simge ismi Deniz Kuvvetleri
Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümamiral Cihat Yaycı’nın görevden alınması
üzerine büyük moral bulan FETÖ militanları ve Ahval gibi FETÖ iltisaklı medya
kuruluşları, bu kez Mavi Vatan’ı hedef alan yayınlara başladılar.



“FETÖ’ye
gülücük dağıtanlar unutmasın ki iktidara gelmek için FETÖ ile işbirliği yapmak,
radyoaktif madde tutmak gibidir. İlk başta size güç verir. Sonra kanserden
öldürür”
 ifadesini kullanan Gürdeniz, “FETÖ ile
mücadelede stratejik temizlik bir an önce yapılmalı. Aksi halde, operatif ve
taktik temizlik, geçici sonuçlar doğurur”
 dedi.


– FETÖ’cüler, Batıcı liberaller, numaracı
Cumhuriyetçiler, Türk – Rus ilişkilerine ABD gözlüğüyle bakıyorlar. Buna ne
diyorsunuz?


Son günlerde
Türk – Rus ilişkilerini baltalamaya yönelik örgütlü, planlı girişimler öne
çıktı. Batıcı, Atlantik yanlısı, FETÖ’ye yakınlığı bilinen isimler, sosyal
medyada, köşe yazılarında, ikili ilişkileri bozmaya yönelik ifadeler
kullanıyorlar. Bu çabaların, Mavi Vatan’ı savunanlara yapılan saldırılarla aynı
döneme denk düşmesi de dikkat çekti. 


– ABD Doları ile Doğu Akdeniz arasında nasıl bir
ilişki var?


Emperyalist
cephede Doğu Akdeniz’i, ABD Doları ile teslim almayı amaçlayan bir strateji
arayışı var. Jeopolitik çıkarların dolar kuru ile ilişkisi olmadığını
hatırlatalım. Doğu Akdeniz’de Mavi Vatan’dan, Kıbrıs’ta kolordudan
vazgeçen, güneyimizde denize çıkışı olan kukla Kürt devletine izin veren hiçbir
hükümet, iktidarını koruyamaz. Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra 40 Cent’e
muhtaç hale geldik. Ambargo uygulandı. Ermeni terörü başlatıldı. Ama Kıbrıs’tan
geri çekilmedik. Doğu Akdeniz ikinci Sevr’dir. Birincisine ne yaptıysak
ikincisine de yaparız. Türk milleti kendine güvensin. Sahte Atatürkçülerin ve
müesses nizamın tuzaklarına düşmesin.


– Kitaplarınızdan birinin adı da Hedefteki Donanma.
Emperyalizm ve Türkiye’deki işbirlikçileri, niçin en çok deniz kuvvetlerine
saldırdılar?


Tasfiyeden en
çok deniz kuvvetleri etkilendi. Hedef; donanmanın komuta yapısını felç
etmek, donanmanın milli çıkar odaklı kullanılmasını önlemekti.
Nitekim 11 Şubat 2011’de, Balyoz tutuklamalarının ilk haftasında, Libya’ya
TBMM kararı olmadan beş Türk savaş gemisi gönderildi. Boşalan kadrolara FETÖ
militanlarının doldurulmasıyla Türkiye, milli çıkar odaklı siyasetten
uzaklaştı.



Açılım sürecinde, Rusya ile kriz ortamının teşvik edilmesinde, Libya ve
Suriye’de emperyalist cephenin yanında yer alınmasında, kısaca pek çok alanda
ABD’nin ve Batı dünyasının çıkarlarına hizmet edilen bir süreç yaşandı. Türkiye
neredeyse FETÖ’ye teslim edilme aşamasına geldi. Devlet, bu gelişmeye 2014
sonrası direnç gösterince, FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’daki darbe girişimini
yaşadık. 16 Temmuz sabahı Türkiye yeni bir dünyaya uyandı, jeopolitik rotada
önemli değişim zamanı gelmişti. Zira emperyalizm Türk halkına ateş açmıştı.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

TÜM KATEGORİLER
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER