EĞİTİM & ÜNİVERSİTELER & AKADEMİK

Prof. Dr. Cengiz Çakır : TIP ÖĞRENCİLERİ YURT DIŞINA MI KAÇIYOR ????

İLETEN :
MEHMET BOZ – <bomemed@gmail.com>

1960’lı
yılların sonlarıydı. Ege Üniversitesi lojmanlarında komşumuz olan bir memur
ailesi vardı. Onların ikisi kız, biri oğlan üç çocukları vardı. Zeki ve çalışkan çocuklardı. Önce en büyükleri olan
oğlan, sonra da kızlar Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdiler.
Hepimiz
sevindik ve başarılarını takdir ettik. İlk doktorumuz kısa bir süre bir
kasabada hükümet tabipliği yaptı. Kaç hasta muayene etti, kaç kişinin derdine
çare buldu bilmiyorum. Bir süre uzmanlık sınavlarına hazırlık filan yaptı. Derken kızlardan büyüğü olan doktor hanım, elinde bir
formla gelerek İngilizce formun doldurulması için benden yardım istedi. Çocuk
bakıcısı olarak Amerika’ya gitmek istiyordu. Önce caydırmaya çalıştım. Israr
edince formu doldurduk ve bir süre sonra gitti Amerika’ya.
Orada fark
dersler verip hekimlik mi yaptı? Ne oldu? Bunu bilmiyorum. Sanıyorum onun
yardımıyla peşinden ağabeyi de gitti Amerika’ya. 

Küçük kızları İngiltere’ye gitti. Orada bir İngiliz avukatla evlenmiş
ve çocukları olmuş.

Bir gün Ege
Üniversitesi Hastanesine gitmiştim. Komşumuzun hanımı ile karşılaştım. Üç
doktorun annesi, elinde sağlık karnesi ile belki çocuklarından birinin sınıf
arkadaşı olan bir doktora rastlarım da kolay muayenene olurum diye tanıdık
birileri var mı diye çevresine bakınıyordu. Doğrusu durumu yadırgamıştım.

Memur
arkadaşımız emekli oldu. Bir ara Ayvalık’ta bir pansiyon işlettiler ve birkaç
gün konukları olduk. Çok seyrek olarak görüşebiliyorduk. Hanımı bir keresinde
küçük kızını ve torunlarını görmek üzere İngiltere’ye gittiğini söyledi. Damat
İngiliz, torunlar Türkçe bilmiyor, komşu hanım da İngilizce bilmiyor.
Karşılıklı birbirine bakışarak, Tarzanca, ya da el kol hareketleriyle ne kadar
anlaşırlarsa…

Geçen yıl
biraz gecikmeli olarak memur arkadaşımızın vefat ettiğini öğrendik. Çok başarılı olan üç tane pırıl pırıl genç doktoru
yetiştir. Son nefesini verirken yanında bir yudum su verecek birisi bile
olmasın. 

Bence acıklı
bir durumdur bu. Çekilen emekler, beslenen umutlar hepsi boşa gitmiş oluyor.
Bizim toplumsal yapımız bu kadar bencilliği kaldırmıyor. 

Bir tıp
doktoru bu ülkede saygın bir yere sahiptir ve ortalamanın üzerinde bir gelir
seviyesine de ulaşır. Hepinizin ne işi var el alemin memleketinde?

Siz bu ülkeye
kaça mal olduğunuzu biliyor musunuz? Asgari düzeyde ortalama veriler üzerinden
yapılan hesap aşağıya çıkarılmıştır.









Öğrenci
başına düşen harcamalar (ADB Doları)

 

Öğretim
basamakları

Türkiye

Güney
Kore

OECD
Ortalaması

İlköğretim

2577

7395

8247

Ortaöğretim

2904

8355

9518

Yüksek
öğretim

7779

9866

15028

Toplam
harcama ($)

68598

122196

161228

Toplam
harcama (Tl)

277822

494894

652973

 

Kaynak: Bayram Ali Eşiyok; Kore Nasıl Kalkındı? , HBT Akademi e-
kitapları 3, s.90-92’deki verilerden hesaplanmıştır.

Not: İlköğretim 4 yıl, orta öğretim dört yıl, tıp fakültesi 6 yıl olarak
hesaba katılmış ve 1 ABD doları 4,05 Tl üzerinden hesaplanmıştır.

Tıp öğretiminin diğerlerinden daha pahalıya mal olduğu kuşkusuzdur.
Hesaplamaya ailenin çocuğu yetiştirmek için katlandığı yeme, içme, giyim,
barınma, sağlık, ulaşım v.b. masrafları dâhil değildir.

Kıt imkânlarıyla bu memleket sizi emperyalist ülkelere hizmet etmeniz
için mi yetiştirdi? Ailenize manevi borcunuzu ödemediniz. Bu ülkeye olan maddi
borcunuzu ödemenizin beklenmesi de abes olur. 

Burada pekâlâ iyi bir hayat yaşayabilecekken, gittiğiniz yerlerde ikinci
sınıf insan muamelesi gördüğünüze de eminim. Sizler gibi on binlercesi var,
kaçmaya hazır olan on binlercesi de var. Ne demişler? Gemi batarken önce
fareler kaçarmış…

EĞİTİM VE TOPLUM


































Prof. Dr. Cengiz Çakır 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir