EĞİTİM & ÜNİVERSİTELER & AKADEMİK

Üniversitemi Geri
İstiyorum

Ahmet
B. ERCİLASUN

bercilasun@hotmail.com

Medeniyet Üniversitesi adlı bir
üniversitemiz de var ama Türkiye gittikçe medeniyetten uzaklaşıyor. İnsanlar
arasındaki ilişkiler medenî olmaktan çoktan çıktı. Birbirlerine vahşice
saldıran insanlar ortalığı sardı.

Vahşilik aşağıdan yukarıya mı
bulaşıyor, yukarıdan aşağıya mı, bilmiyorum. Ama ülkenin en üst katlarındaki
davranış ve konuşma biçimlerinin vatandaşları da etkilediği muhakkak.

Üniversitelerin bir gecede
bölünmesi de medenî tutum ve alışkanlıklarla açıklanamayacak bir tarzda oldu.
Üniversitelere sorulmadı, konunun uzmanlarına danışılmadı, ben yaptım oldu,
zihniyetiyle hareket edildi. Yüz binlerce insan bir gecede kendilerini
kurumlarının dışında buldu. İnsanların yarınından emin olmadığı bir ülke hâline
getirildiğimiz bir kere daha tescil edildi.

Tarihi ve geleneği olan
üniversiteler parçalandı. Dünyada yüzümüzü az da olsa güldüren büyük
üniversitelere vahşice girildi. Gelenek, kendilerine muhafazakâr diyenler
tarafından tahrip edildi. Kalitenin üzerine kara bulutlar kaplandı.

 ABD’nin en köklü ve güçlü
sekiz üniversitesine Ivy League denir. Yale, Harvard, Columbia, Cornell gibi
üniversiteler Ivy League üniversiteleridir. Bu sözler, “sarmaşık
ligi”
anlamına gelir. Yerleşkelerini gezerseniz, tarihî
binaların sarmaşıklarla sarıldığını görürsünüz. Manzara, tarih ve geleneği
gözünüzün önünde canlandırır. Tabii bizim muhafazakârlarımız bu tür
muhafazakârlığı bilmezler. Köklü ve tarihî üniversitelerimize baltayla girer
gibi girerler. İstanbul, Ankara, Gazi vb. üniversiteler de Türkiye’nin “sarmaşık
ligi”
dir. Sarmaşık, çınar, ladin, köknar… Ormanlarımıza
vahşice girildiği gibi sarmaşıklara da vahşice girilmelidir ki muhafazakârlığın
ne olduğu dünya âleme gösterilsin. 

Köklü üniversitelerimizi bölen
yasanın çıkarılmasında, bu üniversitelerde, özellikle Gazi Üniversitesi’nde
yıllarca çalışmış bazı milletvekillerinin de payı var. Kendi üniversitelerine
bu haksızlığı reva görenler için söyleyecek söz bulamıyorum.

Medenî tutum ve davranışlar,
medenî konuşmalar elbette öncelikle yöneticilerden beklenir. Yönetenler,
vatandaşlara örnek olmalıdırlar. Ancak medenî tutum ve davranışlar sadece
yönetenlere mahsus değildir. Yönetilenler de medenî olmalıdır. Medenî olmanın
şartlarından biri de medenî tepkiler göstermektir. Toplumlar, kendilerine yapılan
haksızlıklara tepkisiz kalmamalıdırlar. Tepki göstermelidirler ki yapılanlara
müstahak olmadıklarını ispat etsinler. Haksızlıklara, zulümlere tepkinin de
birçok medenî yolu vardır. Bunlardan biri istifadır. Hiç kimse idareci olarak
doğmamıştır. İstifa, haksızlıklar karşısında gösterilecek en medenî yollardan
biridir. Bölünen üniversitelerin yüzlerce yöneticisi hep birden istifa
edebilmeliydiler.

Toplumu temsil eden siyasilerin
tutum ve konuşmaları da medenî tepkinin yollarından biridir. Siyasi partiler,
özellikle bu seçim arifesinde, iktidarın haksız uygulamalarını ortadan
kaldıracaklarını açıkça beyan etmelidirler. Cumhurbaşkanı adayı Meral Akşener,
ATO’daki konuşmasında başta Kuleli olmak üzere askerî liseleri yeniden
kuracağını, üniversiteleri bölen yasayı lağvedeceğini açıkça ve yüksek sesle
söylemiştir. Diğer muhalifler de buna katılmalıdır.

Son zamanlarda yaygınlaşan imza
kampanyaları da medenî tepkinin güzel yollarından biridir. Yüz binlerce genç
bir anda kendilerini başka bir üniversitenin öğrencisi olarak buldular. Onlar
da bu muameleye müstahak olmadıklarını göstermelidirler. Tabii ki meydanlarda
gösteri yapmak da bir haktır. Fakat baltalarla ormanlara girenler TOMA’larını
da göstericilerin üzerine salmaktadırlar. Öyleyse bir başka yol daha deneyelim
ve bir imza kampanyası açalım. Başlık “Üniversitemi Geri İstiyorum” olmalı.
Yüz binlerce öğrencinin imzalarıyla katılacağı bu kampanya, hiçbir sonuç
alamasa bile, hiç olmazsa yapılanlara razı olunmadığını
gösterecektir.  
























Kaynak Yeniçağ: Üniversitemi Geri İstiyorum – Ahmet B. ERCİLASUN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir