LİNK : http://odatv.com/akp-ataturkcu-olabilir-mi-1511171200.html

Örsan K. Öymen : AKP Atatürkçü olabilir mi ???

Medya, yine yanlış bir varsayım üzerinden yanlış bir
tartışma başlattı. Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi oldu. Kavramları
anlamadan yorum yapmaya kalktı…

Medya, yine yanlış bir varsayım üzerinden
yanlış bir tartışma başlattı. Bilgi sahibi olmadan, fikir sahibi oldu.
Kavramları anlamadan yorum yapmaya kalktı. Medya, “AKP’nin Atatürk’e sahip çıkma noktasına geldiği” tezini ortaya
atarak, bir safsatanın altına daha imza atmış oldu.

Bu da aslında çok sürpriz olmadı. Çünkü
Atatürk’ün ne anlama geldiğini medya da bilmiyor. AKP’lilerin 29 Ekim’de ve 10
Kasım’da kısaca Atatürk’ün adına değinmelerini ve onun askeri zaferlerinden
övgüyle söz etmelerini, Atatürk’e sahip çıkmak olarak yorumladı. Atatürk’e
sahip çıkmanın, onun devrimlerine ve onun ilkelerine sahip çıkmakla olanaklı
olduğunu göremedi.

LAİKLİĞE SAHİP ÇIKMADAN ATATÜRK’E SAHİP ÇIKILABİLİR Mİ

Örneğin, laiklik ilkesine sahip çıkılmadan,
Atatürk’e sahip çıkılabilir mi? Kesinlikle çıkılamaz. Ama medyaya göre
çıkılabiliyor. Atatürk’ün devrimlerinin en temel ilkelerinden birisi olan ve
aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 2. ve 24. maddesinde yer alan
laiklik ilkesini yerle bir eden Recep Tayyip Erdoğan’ın ve AKP’nin, Atatürk’e
sahip çıktığı söylenebilir mi? Tabii ki söylenemez. Ama Türkiye’de herkes her
şeyi söyler. Kimseden kavramların anlamına dair bir şey, mantık ilkelerine dair
bir şey ve olgulara dair bir şey beklememek gerekir.

Nitekim, Recep Tayyip Erdoğan, 29 Ekim
konuşmasında da, 10 Kasım konuşmasında da, laiklik ilkesinden hiç söz etmedi.
Ama medyaya göre, Erdoğan ve AKP, Atatürk’e sahip çıktı, hatta kimine göre,
Atatürkçü bile oldu!

LAİKLİK DİNİ ORTADAN KALDIRMAZ YETKİ ALANINI SINIRLAR

Laiklik; dinin, devlet, siyaset, hukuk ve
eğitim alanlarına müdahale etmemesi, bu alanları esir almaması ve bu koşulla
dini inanç ve ibadet özgürlüğünün güvence altına alınması anlamına gelir.
Laiklik, dini ortadan kaldırmaz, ama dinin yetki alanını sınırlar. Atatürk de
laiklik ilkesini bu doğrultuda uygulamıştır.

Din üzerinden siyaset yapan, dini ölçütlere
göre devlette kadrolaşma yoluna giden, din temelleri üzerinden bir hukuk düzeni
kurmaya çalışan, eğitim sistemini dinselleştiren AKP’nin, Atatürk’e sahip
çıktığını savunmak, ancak akıl tutulması yaşayan birisinin yapacağı bir şey
olabilir.

İktidara geldikten sonra, İmam Hatip
okullarının sayısını dört katına çıkartan, 2 bini aşkın İmam Hatip okulu açan,
Atatürk’ün çıkarttığı “Öğretim Birliği
Yasası”nı, mantar gibi yayılan İmam Hatip tarzı eğitim sistemiyle delen
AKP’nin, Atatürk’e sahip çıktığı söylenebilir mi?

“4+4+4” adı verilen ucube eğitim sistemiyle, İmam
Hatip zihniyetinin, laik-bilimsel eğitim veren kurumlara da sızmasını sağlayan
AKP’nin, Atatürk’e sahip çıktığı söylenebilir mi?

Evrim kuramını ve ateist oldukları
gerekçesiyle bazı filozofları ve onların kuramlarını, Milli Eğitim Bakanlığı
müfredatının bir kısmından çıkartan AKP’nin, Atatürk’e sahip çıktığı
söylenebilir mi?

TEKBİRLE DERSE BAŞLANMASINA YOL AÇAN AKP’NİN ATATÜRK’E SAHİP ÇIKTIĞI
SÖYLENEBİLİR Mİ

Atatürk’ün siyaset, hukuk ve eğitim
alanlarında gerçekleştirdiği devrimleri, Milli Eğitim Bakanlığı müfredatının
bir kısmından çıkartan AKP’nin, Atatürk’e sahip çıktığı söylenebilir mi?

Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı bazı
okullarda, haremlik-selamlık uygulamalara, şeriat ve cihad çağrılarının
yapılmasına, tekbirle derse başlanmasına yol açan AKP’nin, Atatürk’e sahip
çıktığı söylenebilir mi?

Kur’an kurslarının sayısını 13 binin
üzerine çıkartan AKP’nin, Atatürk’e sahip çıktığı söylenebilir mi?

Üniversitelerde İlahiyat fakültelerinin
sayısını 80’in üzerine çıkartan AKP’nin, Atatürk’e sahip çıktığı söylenebilir
mi?

MEDYA KENDİ KAFASINA GÖRE ATATÜRK İCAT ETTİ

Din derslerinin zorunlu ders olarak
okutulması uygulamasını sürdüren AKP’nin, Atatürk’e sahip çıktığı söylenebilir
mi?

Atatürk’e sahip çıkmak buysa, Atatürk
kimdir?

Buna, “AKP Atatürk’ü keşfetti” denmez, dense dense, “AKP ve onun uydusu medya, kendi kafasına
göre bir Atatürk icat etti” denir.

1950 yılından beri iktidarda olan tüm sağcı
ve faşist hükümetler, Atatürk’ü, sadece iki sıfatıyla anmışlardır:

1- Kurtuluş Savaşı’nın lideri.

2- Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu. Oysa
Atatürk’ün bir sıfatı daha vardır:

3- Aydınlanma devrimlerinin öncüsü.

Atatürk’te, bu üç sıfat, bir bütünün
vazgeçilmez parçalarıdır. Bu sıfatlar, bölünerek, parçalanarak birbirinden
ayrılamaz ve ayıklanamaz.
Bunun aksini yapan birisi
varsa, bilin ki, onun Mustafa Kemal Atatürk ile uzaktan yakından bir ilgisi
yoktur. Bu kişi ya sahte-devrimcidir ya da karşı-devrimcidir.

Örsan K. Öymen
















































































































Odatv.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet