Murat İDE

muratide@gmail.com

İsrail ajanlarını
Barzani’ye THY taşıdı !

Referandum saçmalığı karşısında en
önemli yaptırımlardan ve mesajlardan biri olabilecek uçuş iptal ve yasağına
dair bir şeyler yazdım geçen hafta.. “Bir gece ansızın gelebiliriz” diyen
devletin havayolu THY, referandum yapılıp bitirildikten sonra durdurdu
uçuşları.. “Etkili
silahlar devreye sokulmuyorsa, o kavgada(!) başka hesaplar vardır”

diyordu içimdeki ses..

Bakın sizi bir gerçekle daha
tanıştırayım; EL-AL Havayolları.. Nedir bu? İsrail devletinin havayolları..
İsrail’in içinde bulunduğu şartlar dolayısıyla, uçuş güvenliğinin en yüksek
seviyede olduğu havayolu.. En küçük bir risk görseler, bırakın uçuş iptalini,
uçağı hurdaya çıkarıp, at arabasına bile çevirirler, o derece yani..

EL-AL’dan söz etmemin bir sebebi
var..

Bakın ne dedi Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan:

-Geçmişte İsrail’in MOSSAD’ı, Kuzey Irak’ın ileri gelenleriyle
iş birliği halindeydi.

Şimdiiii.. Bu MOSSAD’la,
Barzani’nin istihbarat teşkilatını bile kurup yetiştiren İsrail’in, devlet
havayolları EL-Al’ın, Erbil’e uçuşu yok ve yoktu biliyor musunuz..

Alın bakın, sitesine “Arbil”
yazıyorsun, “Paris,
Roma ya da Barcelona verelim, ondan yok”
diyor..

Oysa, bu iş birliğine isyan eden
ve
“Bir gece ansızın gelebiliriz”
diyen Tayyip
Erdoğan’ın yönettiği Türkiye’nin havayolu THY’nin, İstanbul’dan, Antep’ten
geçtim, dikkat buyrun, “Tel Aviv-Erbil” seferi bile yıllardır
sürüyordu..

Ee İsrail ajanları Suriye
üzerinden ellerini kollarını sallayarak Irak’ın kuzeyine gidemeyeceklerine
göre, yıllardır onları Tel Aviv’den Erbil’e taşıyan Türk Hava Yolları’na
müteşekkir olmalılar..
























Ve dahi, THY’nin bu uçuşuna göz
yuman Tayyip Erdoğan’a da.. Dolayısıyla ne desem boş, ne desen boş..

***

Gözünü seveyim Nagehan Abla!

***

Sözcü Gazetesi’nin internet sitesi
sorumlu müdürü Mediha Olgun tahliye oldu.. Sözcü Gazetesi’ne karşı yürütülen
akıl almaz ve komik operasyonun üç mağdurundan biriydi..

Nagehan Alçı’nın yazısından
öğreniyoruz ki, cezaevinden çıktıktan sonra kendisini arayıp, içerideyken
yazdıklarından dolayı teşekkür etmiş.. Yıllardır süren ve onları içeri götüren
kumpasların şakşakçılarını arayabilmek, çıkan için büyük erdemdir, büyüklüktür
aslında..

Bu teşekkürü ve telefonu birkaç
gün yazmamış Alçı.. Ancak daha sonra Mediha Olgun ile oturup konuşmuşlar ve
malzemeyi bulmuş; Mediha üzerinden Sözcü’ye çakma fırsatı..

Sorumlu Müdür arkadaşın sözleri
ile ilgili tek bir harf bile yorum yapmam.. O, çileyi o yaşadı ve duygusal yükü
var..

Avukatların hatalarından söz
etmiş.. İşin o kısmını bilmem, hukukçu değilim.. Ancak, Sözcü Gazetesi
editoryalinin,
“Patronlarını ipten alabilecek”
, “Bu
operasyonu püskürtebilecek”
güç, imkan ve kabiliyetleri
varken, bunu değerlendiremediklerini, yapamadıklarını düşünüyorum.. Hoş,
keyfiyet öyle bir noktada ki, Türkiye’nin en büyük örgütlü gücü CHP içeriden
Genel Başkan yardımcısını alamıyor ki, Türkiye’nin en büyük muhalif yayın
organı patronunu koruyabilsin.. Ama en azından bu yolda, doğru taktik adımları
atıp, seyri değiştirebilirlerdi..

Bunlar zaman içinde daha iyi
değerlendirilecek konular.. Ancak, vesileyle, benim Nagehan Alçı’dan bir
istirhamım var..

Yıllardır F Tipi ile mücadele eden
bu meslektaşın, (ki
meslektaş olmaktan utanıyorum)
bir gün FETÖ-METÖ ya da bir başka
gerekçe ayağına içeri alınırsa, gözünü seveyim, iyi bir şeyler yazma.. Yazma
ki, onca derdin arasında, oturup bir de kendimi sorgulamayayım.. “Ben
nerede yanlış yaptım ki, Nagehan Alçı bana dair iyi bir şeyler yazdı?”
diye
dertlenmeyeyim..

Çünkü ben, tüm kumpasların, tüm
millî güvenlik sorunlarının şakşakçısından, insan eti yer gibi kalem
oynatanlardan, gariban, iktidara inanıp Bank Asya‘ya para yatırdı diye içerideyken, Bank Asya kredisi ile aldığı yalı dairesinde sefa sürenlerden,
kendime dair en küçük bir iyi söz, tarafsız(!) yorum duymak istemem.. 28 yıllık
meslek hayatımın ‘Namusunu, ahlakını, ilkelerini’ sorgulatmayın,
kurbanınız olayım.. İlla da bir şeyler yazmanız gerekiyorsa, “Şöyle
kötüydü, böyle yanlıştı”
diye yazın ki, ‘Temiz’ kaldığımı
bileyim..

***

Köprü ve otoyollar Bank Asya’ya
çalıştı…

***

Nagehan Alçı’ya dileğimi yazarken
aklıma geldi..
“Gariban Bank Asya’ya para yatırdı diye”
dedim ya..
Bakın size bir gerçeği hatırlatayım..

Köprü ve otoyollardaki HGS ya da
OGS dolum noktalarını bilirsiniz.. Yıllarca Ziraat Bankası ve PTT şubeleri
üzerinden yapıldı dolumlar.. Büyük para dönüyordu.. Devlet kendi bankası
üzerinden yaptırıyor, bana göre de doğrusunu yapıyordu..

Evvel zaman içinde, bu noktalarda
birer şube daha açıldı.. Bingooo, Bank Asya şubeleri.. Üstelik Bank Asya şubeleri
işlem ücretini daha düşük tuttu.. Ve doğal olarak, hepimizin olan Ziraat
Bankası dolum noktalarının önü seyrelirken, Bank Asya noktaları önünde kuyruk
oluştu.. Şaka değil, Türkiye’nin dört bir yanında milyarlarca lira dönüyor bu
gişelerde..

Ve işin daha da ilginç yanı,
Ziraat, PTT ve sonra katılan Vakıfbank dolum noktaları mesai saatleri içinde
çalışırken, tek, Bank Asya şubeleri 24 saat esasına göre çalıştı..
8 saate ortak olmakla kalmadı Bank Asya, kalan 16 saatte de
“Rakipsiz”
bırakıldı..

E doğal olarak merak ediyor insan;

“Bank Asya, terör örgütünün para kaynaklarından biriyse, ona
bu imkânı verenler terörün neresinde?”








































Kaynak: İsrail ajanlarını Barzani’ye THY taşıdı! – Murat İDE