Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara

İBRAHİM VARLI : Ne AKP anti-Amerikancı ne de ABD
demokrasi yanlısı

Türk
sağının düşünce atlası tüm bir Soğuk Savaş boyunca ABD tarafından
şekillendirildi. Haliyle sağın ve siyasal İslamcıların ABD’yi kavrama biçimi
tutarlılık değil reaksiyonerlik üzerine kurulu. Hal böyle olunca Güven Gürkan
Öztan Hoca’nın da dikkat çektiği üzere sağın ABD karşıtlığı politik bir retorik
olmanın ötesine geçmez. Anti-Amerikancılık kisvesine büründürmek istedikleri
şey ideolojik bir perspektiften ve de siyasal temelden yoksun içi boş bir
külhanbeylikten ibaret.

Washington
ile yaşanan son kriz de gösterdi ki bağımlılık ilişkilerini bertaraf etmeden
bağımsız bir duruş sergilemek mümkün değil. Karşılıklı açıklamalar aldatmasın.
Buradan bir kopuş ya da ayrışma çıkmaz. Bütün dertleri hamasi nutuklar
üzerinden zevahiri kurtarmak. Siyasal İslamcıların ne fikriyatı ne ideolojisi
ne de siyasal aklı ABD ile çatışır. Sağın ve İslamcıların kıblesi ABD’dir.
Yarım yüzyıl boyunca ABD emperyalizminin gölgesinde serpilip büyüyen,
Menderes’lerden Özal’lara uzanan bir siyasi hareketin ardılları olduklarını her
fırsatta yenileyen bir zihniyetten aksi de beklenemez zaten.

İdeolojik,
siyasi angajmanın yanında ekonomik ve siyasi bağımlılık ilişkileri de ABD
katşıtlığına el vermez. Daha bir hafta önce Washington’da Trump’ın önünde
secdeye duran, milyar dolarlık silah/uçak anlaşmaları yapanların ‘Sam Amca’nın
yörüngesinden çıkması mümkün değil. Ve haliyle bu ve benzeri krizlerden de bir
kopuş çıkmaz.

Ülkenin
mi iktidarın mı çıkarı?

Siyasal
İslamcılar kendi otoriter yeni rejimlerinin çıkarlarını tüm ulusun çıkarıymış
gibi sunma, bunun böyle olduğuna bütün bir toplumu inandırma konusunda oldukça
mahirler. “Milli çıkar” kutsiyeti içerisinde sağ-muhafazakar kitlelerle
birlikte ulusalcı çevreleri de arkalarında hizalayabileceklerinin pekala
farkındalar.

“Seksen
milyon Reis’in ardında durmalı”, “Bu iş memleket meselesi” diye feryat figan
etmeleri, birdenbire 6. Filo’dan dem vurmaları, her fırsatta küfrettikleri
Nâzım’dan parçalar paylaşmaları bunun somut örnekleri.

Bu
farkındalık iktidara istediği şekilde top çevirme rahatlığı verirken, krizleri
fırsata çevirme konusundaki maharetleri bilinen İslamcılar, ABD’ye kafa
tutuyoruz algısı üzerinden rant devşirme niyetinde. Yakın siyasi tarih bize
İslamcılardan anti-emperyalist çıkmayacağını, İslamcıların “millici” olamayacağını
gösteriyor.

AKP
anti-Amerikancı olabilir mi?

AKP’nin
son dönemlerde çeşitli emperyalist güç odaklarıyla yaşadığı sorunlar, onun
“bağımsız”, “millici” karakterinden değil. Yaşananlar sadece dönemsel bir çıkar
çatışmasının yansımaları. ABD’ye göbekten bağlı, her fırsatta soluğu ABD’de
alan, askeri, siyasi, ekonomik ilişkiler yumağı içiçe geçmiş AKP/Saray rejimine
ne ABD ne de Almanya ile yaşanan krizler antiemperyalist bir karakter
kazandırır.

Ancak
AKP ilk günden bu yana dış politikanın iç politika üzerindeki mobilizasyon
etkisini çok iyi kullandı. Bir ideolojik aygıt olarak dış politika “yeni
rejim”in inşasının temel dinamiklerinden oldu. İç politikadaki tahkimata
paralel bir dış siyaset üretildi. Her ihtiyaç duyulduğunda kontrollü şekilde bir
kriz inşa edildi.

Siyasi
iktidar varlığını krizlere borçlu. Sürekli bir kriz dalgasının yaratılması da
bundan. Rahatsız olunduğuna bakılmasın, bu krizler silsilesi müesses nizamın
tesisi, tahkimatın sağlamlaştırılması amacıyla oldukça kullanışlı bir araç.
Ardı arkası gelmeyen krizlerde bu strateji var.

Krizler
kime, nasıl yarıyor?

İstisnalar
hariç, bütün dış krizler mevcut iktidara yaramıştır. Sadece komşu ülkelerle
değil, ABD’si Rusya’sı başta olmak üzere bütün dış aktörlerle girişilen ağız
dalaşında milliyetçi-muhafazakâr kitlenin konsolidasyonu açısından krizler
bulunmaz fırsatlar yaratmıştır.

Dış
güvenlik, ülke menfaati, ulusal çıkar kavramları üzerinden bütün bir toplum
rehin alınırken, “bütün dünya bize karşı, birlik beraberlik içinde olmalıyız”
söylemiyle yaratılan gerginlikler üzerinden siyaset tahkim ediliyor, sorunlar
görünmez kılınıyor, politikalar meşrulaştırılıyor.

Krizin
faturasını kim ödüyor?

İstisnasız
her zaman olduğu üzere, yanlış, tutarsız, savruk dış politikanın bedelini bütün
bir ülke ve toplum ödüyor. Şimdilik durdurulan vizeler nedeniyle öğrenciler
ABD’ye gidemeyecek, burslar yanacak, ticari anlaşmalar geçersiz kalacak,
aileler mağdur olacak. Krizden en fazla etkilenen bir başka grup da bu ülkede
yaşayan göçmenler olacak. Bütün bunların yanında ülkenin üçüncü dünya ülkeleri
ligine sokulması da cabası. Libya, Yemen, Sudan seviyesine indirilen ülkeye
bakış olumsuz etkilenecek.

ABD-Almanya
demokrasi mi istiyor?

Ne
ABD’nin ne de krizin dinmediği Almanya’nın AKP yönetimiyle yaşadığı sorunların
demokrasiyle, özgürlüklerle, hak-hukukla ilgisi yok. Hiç bir zaman da olmadı.
ABD, Almanya ve Batı dünyasının Saray rejimiyle yaşadıkları sorunlar dönemsel
çıkarlarının çakışmasıyla ilgili. Her iki ülke de uzun yıllar AKP’yi tüm
gücüyle destekledi. Toplumsal muhalefetin tüm uyarılarına rağmen bu destek
sınırsız bir şekilde iktidarın ayağına serildi.

ABD
ve Almanya’nın iktidara itirazları, AKP’nin çizilen çizginin dışına taşmak
istemesinden ve mevcut iktidarla çıkarlarının kimi noktalarda çatışıyor
olmasından kaynaklı.

Sol
ne yapmalı?

Solun
antiemperyalist, bağımsızlıkçı, enternasyonal kimliği emperyalizme cepheden
karşı duruşu gerektirirken, bu odaklarla içiçe olan ancak dönemsel olarak güç
çevreleriyle sorunlar yaşayan kendi egemenlerinin her türlü oyununu teşhir
etmeyi de bir zorunluluk kılar. Her ne koşul altında olursa olsun iktidarın
siyasal ve ideolojik yönelimlerine meşruluk kazandıracak argümanlar üretmekten
kaçınmak bir elzem. Bu handikaba düşenlerin hali ortada.
























































































İçeride
siyasi iktidarın otoriter, baskıcı, gerici “yeni rejim”ini haklı bir şekilde
eleştirirken, dış politikadaki sonu gelmeyen krizler karşısında “milli çıkar
kutsiyeti” adına siyasi iktidarın arkasında saf tutmak ideolojik bir körlükten
ibaret olur. Emperyalizme göbekten bağımlı, varlığını bu güç odaklarına borçlu
bir iktidarın, kendi çıkarını “milli çıkar” adı altında halkın çıkarıymış gibi
sunması kimseleri yanıltmamalı.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış