Bilindiği gibi Japonya, dağlık, bazı yanardağlardan
oluşan ve hiç bir doğal kaynağı olmayan bir ada ve adacıklar ülkesi.


Toplam
yüzölçümü, Türkiye’nin yarısından daha küçük olan ve hemen her gün sallanan ve
yıkıcı depremlerle sarsılan bir deprem bölgesi…..


Bu
ülkede, Türkiye nüfusunun bir buçuk katından fazla, 127 milyon insan yaşıyor.


Bu
olumsuz şartlara ve II.ci Dünya savaşında 2 defa atom bombasına maruz kalıp
yerle bir olmasına rağmen japonlar da, Kişi Başına Düşen Millî Gelir,
Türkiye’dekinin dört katı; yaklaşık 40 bin dolar!


Niçin, çünkü japonlar, son derece dürüst, çalışkan,
eğitime, bilime, insana ve ARGE’ye çok önem veren ciddi bir toplum.




Japonların
neden bir mucize gerçekleştirdiklerini bir hikaye ile örnek verelim;


Japonya’da
4. Yüzyılın sonlarına doğru tahtta oturan İmparator Nintoku, bir gün yüksek bir
kuleye çıkar ve ülkesine bakar.


Gökyüzüne
doğru yükselen tek duman dahi göremeyince, halkının yoksul düştüğünü ve bu
yüzden hiç kimsenin evinde pirinç bile pişiremediğini anlar.


Hemen
bir ferman çıkaran Nintoku, halkının üç yıl boyunca sadece kendileri için
çalışmasını emreder.


Sarayında
çalışanları da evlerine gönderir. Sadece kendileri için çalışan ve vergi de
ödemeyen halk, üç yılın sonunda bolluğa kavuşur.


Üç
yıl sonra tekrar kuleye çıktığında Nintoku, ülkenin her yerinde ocakların
tütmekte olduğunu yükselen dumanlardan görür.


Yanındaki
eşine, sevinç içinde, “Artık zenginiz” der!


İmparatoriçe
ise üç yıl boyunca bakımsızlıktan dolayı her yeri eskiyen, çatısı akan,
çiçekleri solmuş sarayı göstererek, “Sen bu halimize zenginlik mi diyorsun?”
diye sorar…


Nintoku’nun
cevabı yüzyıllardır Japonların aklından çıkmaz;


“Halkın
fakirliği, bizim fakirliğimiz, zenginliği de bizim zenginliğimizdir.”


Alıntıdır…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet