Ali
Deniz Kutluk adını duydunuz mu?

Tümamiral
idi.

43 yıl sonra NATO’da
tüm ülkelerin kuvvet planlamasından sorumlu “Branch Chief”
konumuna yükseltilen Türk Komutan’dı.

Bir
gün…
NATO ana karargahında çalışırken, stratejik birimde
çalışan ABD’li subay yanında sivil bir Amerikalı ile ziyaret randevusu alıp
makamına geldi. Amerikalı sivil kendini saklamadı; CIA’da
çalışıyordu.


İlk sorusu şu oldu: Türkiye kendisine rejim ihraç etmeye çalışan komşusu
ile daha etkin mücadele etmeyi neden düşünmemektedir? Bahsettiği ülke, İran idi.

CIA görevlisi yanıtını beklemeden etkin mücadelenin yöntemini anlatmaya
başladı.

Tümamiral Kutluk, biz Türklerin 500 yıldır İran’la aynı sınırı paylaştığını ve
dost iki ülke olduğumuzu söyledi. Sadece bu değil…

Kutluk Paşa, Amerikalıların benzer “yoklamalarını” Karadeniz kıyıları içinde
söylediklerine şahit oldu. Her seferinde Türkiye’nin rotasını Atatürk’ün çizdiği
“Yurtta Barış Dünyada Barış” ilkesi olduğunu söyledi.

Sonuçta
ne oldu?


Tümamiral Ali Deniz Kutluk, Balyoz kumpasıyla 2010’da hapse atıldı. 18 yıla
mahkum edildi! (Birlikte tutuklandığı Tuğamiral Cem Aziz Çakmak cezaevinde can
verdi!)

Annesinin vasiyetiydi; deniz subayı olması. Ve bu nedenle oğluna “Deniz”
adını vermişti.

ABD-CIA’nın isteklerine karşı çıkan Tümamiral Ali Deniz Kutluk hapiste emekli
edildi; canından çok sevdiği üniformasını çıkardı.

Yerine
getirilenler 15 Temmuz’da darbe girişiminde bulundu.


Yani…

Emperyalizmin
ayak izleri
takip edilmeden nitelikli siyasal-ideolojik
değerlendirmeler yapılamaz.


Asıl hatası


Erdoğan, “kandırıldım” dedi.

Doğru ama eksik!

Erdoğan ilk hatayı “BOP’un eşbaşkanıyım” diyerek yaptı. Asıl hatası
buydu.

Cemaat, BOP’un aracıydı ve Erdoğan bunu bir türlü kavrayamadı.

Yetmezmiş gibi…

Hâlâ
yandaşlar diyor ki; “Kemalistler Müslümanlara baskı yaptığı için AKP, Cemaat
örgütlenmesine göz yumdu!”

Bu,
ciddi tarih okuması olmayan s
on derece yüzeysel “gazetecilik”
değerlendirmesidir.

Bu, CIA’cı G. Fullerlerin tezidir.

Bu, Amerikalı Noeconların tezidir.

Demek…

15 Temmuz kimi yandaşları aydınlatmamış; “kaba geleneksel bakıştan”
kurtulamıyorlar.

Laik Kemalist Cumhuriyet -tıpkı Osmanlı gibi- dini yapıyı, -Diyanet İşleri
Başkanlığı’nı kurarak- devlet kontrolü altına soktu. AKP ise, dini
yapıları devlet kontrolünden çıkarınca ne oldu;
Cemaat canavara
dönüştü!

Biliniz ki, Sovyetler Birliği hariç dünyada hiçbir toplum gerçekten laik
olmamıştır.

Biliniz ki, İslami muhalefet sanıldığı gibi laikliğin aşırılıklarına tepki
sonucu doğmamıştır.

Kendinizi
kandırmayınız.


Bazen kafayı kaldırıp dünyaya ve tarihe bakmak gerekir. Örneğin…

– Siyasal İslamı İngilizler Hindistan’daki toplumsal muhalefeti bölmek için “icat”
etmedi mi?

– Osmanlı’ya “İslamcılık”
akımı Hindistan/İngilizler üzerinden gelmedi mi? Cemalettin
Afgani, Muhammet Abduh kimdir, daha tanımadınız mı?

– Müslüman Kardeşler Süveyş Kanalı’ndaki emperyalist çıkarlarını gözetenler
tarafından kurdurulmadı mı?

Eğer geleneksel
egemen sınıflar ile ABD’nin ittifakı olmasaydı
El Kaideler,
IŞİD’ler nasıl dünya sahnesine çıkabilirdi?

Uzatmayayım; yandaşların analizlerinde hâlâ ne kapitalizm ne de emperyalizm
var. Hâlâ “alnı
secdeye değen”
duygudaşlık üzerinden meseleleri analiz
ediyorlar. Oysa.

Açık yüreklilikle Erdoğan’a, “başımızı BOP yaktı” söyleme cesaretini
göstermeliler.

Yoksa meseleyi hiç kavrayamayacaklar.


Mustafa Kemal tavrı


“Görmeyen”
sadece kimi yandaşlar değil.

“Bizim
Mahalle”
den kimileri -Erdoğan düşmanlığı nedeniyle- gelişmeleri
hâlâ “okuyamıyor.” Kimileri de beklemede.

Bakın. AKP ülkeyi; emperyalizm safından çıkaracaksa buna tavırsız kalamazsınız.

Elbette
200 yıldır siyasal İslam
, anti-emperyalist olmamıştır. Ama,
bundan sonra da olmayacağı anlamına gelir mi?

AKP, müttefiki emperyalizmin gerçek yüzünü görmeye başladı ise, “Erdoğan
pragmatisttir” deyip buna kayıtsız kalınabilir mi?

Evet, “Bizim Mahalle” de “doğru okuma” için dünyaya bakmalıdır. İşte…

Önce
ki gün…
Rusya, İran ve Azerbaycan liderleri başkent Bakü’deki
zirvede bir araya geldi. Dün… Erdoğan ile Putin yan yana geldi. CIA’nın
Cemaat eliyle
yarattığı krize noktayı koydu.

Küreselleşme hegemonyasına karşı kurulan yeni dünyada Türkiye’nin de bulunması için katkıda
bulunmayalım mı?

Onlar Cemaatin gerçek yüzünü bizden çok önce gördü:

Rusya;
Cemaat’i, “bunlar CIA adına faaliyet yürütüyor” diye ülkesinden kovdu.

İran;
ısrarla Cemaatin hedefinde oldu; bu ülkeye girmesine izin
verilmedi.

E.
Elçibey
‘i darbeyle yıkıp Azerbaycan’ın ABD kontrolüne girmesinde Cemaat’in
oynadığı rolü de bir gün yazarım.

TSK’dan sadece “Avrasyacı” komutanlar neden atıldı; mesele açık değil mi?

Tüm bunlar “görülmeden” sağlıklı Cemaat değerlendirilmesi yapılamaz.

Sonuçta…
Washington-Brüksel çizgisine karşı AKP bir duruş sergiliyor ise, buna gözümüzü mü
kapatalım?

Diyorlar ki: “Liberaller de AKP’yi desteklemişti, gördük sonlarını.” Liberaller
ile AKP’nin
birleşme ve ayrılık nedeni,
emperyalizm’dir!

AKP, emperyalizme ve onun ekonomik sistemi neoliberalizmle uyumlu ilişkisini
sürdürürken liberaller tarafından destek gördü. Ne zaman (Çin’den füze alımı
gibi) eksen değişikliği oldu; Cemaat ve liberaller AKP karşıtı
oldu!

Yarın...
AKP; küreselci emperyalizmle yine kolkola girip gerici sosyal hareket hüviyetine bürünürse,
mücadeleye kaldığımız yerden devam ederiz. Bakınız…

Mustafa
Kemal
, Sultanahmet Mitingi’nin kahramanı Halide Edip‘i
Ankara’da bağrına basmıştır. Fakat. Halide Edip Amerikan mandacılığında ısrar
edince yolunu ayırmıştır.

Dediğim tam da budur.

Yolumuz
“tam bağımsız Türkiye’yi kuracak” Mustafa Kemal’in yoludur; kafa karışıklığına
gerek yoktur.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet