Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Dr. Altay SUROY : 1972 YILINDA KOSOVA’DA BAŞGÖSTEREN ÇİÇEK HASTALIĞI
VE YARGININ TUTUMU


Giriş ve Amaç: 1970 yılında,
Dünya Sağlık Örgütü, çiçek hastalığının ortadan kaldırıldığını ilan edince
insanların rahat ve huzur içinde uyuyabileceği söylendi. Çiçek salgını imha
edildi diye aşılamalar durdu. Ne hikmetse şeytan uyumayınca, iki yıl sonra
çiçek hastalığı Yugoslavya Sosyalist Federe Cumhuriyetinin Kosova Özerk
Bölgesinde ortaya çıktı. Bu çalışmanın amacı, bu bölgede çiçek hastalığına
karşı yürütülen mücadele ve yargının tutumunu ele almaktır.


Yöntem: Kosovalı olarak
1969-1972 yıllar arasında gazeteci mesleğini yaptığım dönemde beliren çiçek
hastalığı ile mücadeleyi ve onun etkisini takip ederken özel arşivimdeki
belgeleri inceleyerek sağladığım veriler bu çalışmayı oluşturmaktadır.


Bulgular: Çiçek hastalığının
Kosova’da belirip, Sırbistan’a taşınmasıyla daha 194 vatandaşın bu virüse
bulaşmasıdır. Sağlık doktorlarından oluşan özel sağlık ekiplerin ilk eylem kararı,  hastalığın yayılmasının önüne geçmek için
hastaların karantinaya alınmasıdır. Bu hastalığın bulaştığı kişilerin temasa
geldikleri tüm vatandaşlar tespit edilip sağlık kontrolünden geçirilmiş,
hastalığın belirdiği yerleşim yerler de bir süre karantina alınmıştır.


Sonuç: Orta Doğu ülkelerine
yolculuk yapması için çiçek hastalığına karşı alınan aşının etkileri, karantina
önlemleri ve yarım yüzyıldır bir daha bu salgının belirtilerinin
kaydedilmemesi, tedavinin etkili olduğunu kanıtlamaktadır. Ölümler getiren
çiçek hastalığı iyileşenlerde beliren travmalar ve tenlerinde derin lekeler iz
olarak kalmıştır. Ama yargı organlarının duyarsızlığı yüzünden bu virüsün nasıl
ve nice Kosova’ya bulaştığı tespit edilmediği için bunun önceden hazırlanmış
biyolojik bir salgın olduğu görüşünün de ileri sürülmesine neden olmuştur.


1970 yılında Dünyada Çiçek hastalığının imha edildiği ilan
edilmesinden iki yıl sonra Yugoslavya Sosyalist Federe Cumhuriyeti’nde[1]
Özerk bir bölge olan Kosova’da[2]
bu hastalığın belirmesi Dünya Sağlık Örgütünün tespitinin bozulmasına neden
olmuştur.  Bu yüzden çiçek hastalığını
tamamen imha etmek için Dünya Sağlık Örgütü yeni projeler üretmeye zorunlu
kalmıştır.  Çünkü Çiçek hastalığından
sadece 20. yüzyılda 300 – 500 milyon insanın öldüğü biliniyor. 20. yüzyılın
50’li yıllarının başında, her yıl dünya çapında yaklaşık 50 milyon çiçek
hastalığın (variola vera) vakası kaydedilmiştir. DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü)
raporuna göre, 1967’de 15 milyon insanın çiçek hastalığı salgınına bulaştığını
ve 2 milyonunun bu hastalıktan öldüğünü varsaymaktadır. 19. ve 20. yüzyıllarda
başarıyla uygulanan bir aşılamadan sonra, hastalığın Aralık 1979’da başarıyla
ikinci defa tamamen imha edildiğini açıklamıştır[3]. Çiçek hastalığı
bugüne kadar, imha edilen kişilerin ilk bulaşıcı hastalığı olduğu
bilinmektedir.


Çiçek hastalığı (Variola Vera Major ) virüsünün ölümcül ve
bulaşıcı olması duyarlı ve titiz davranılmasını gerektirir. Yaygın olarak
“siyah” ya da “büyük” çiçek olarak bilinen Variola vera major, virüslü
kişilerin % 20-40’ında ölüme neden olan tehlikeli bir türdür ve hayatta
kalanlarda, genellikle kalıcı uyuşukluk, leke, çukur veya körlük bırakır. Bu
virüs, hastanın eşyalarıyla, hastaya yaklaşmayla, 
sineklerle ve
virüslü 
havanın solunmasıyla
bulaşır. Kuluçka dönemi 10-14 gün sürdüğü için bu dönemden sonra kişinin çiçek
hastalığı virüsüne bulaştığı teşhisi konulabilmektedir. Ani ve şiddetli
belirtilerle başlayan hastalıkta baş ve sırt ağrısı, kusma, kas sertleşmesi ve
39-40 °C’ye varan ateş görülür. 3-4 gün süren bu başlangıç dönemini
vücutta 
kırmızılık izler, ateş
düşer. Önce yüzde, ardından baş, göğüs, sırt, kol ve bacaklarda sert kabartılar
durumunda küçük kırmızı lekeler belirir. 




Hasta 6 hafta karantinaya alınır. İlaç tedavisi uygulanırken, hastaya
yaklaşmış kişiler de aşılanarak gözetim altında
tutulmalıdır.


Çiçek hastalığının ana virüsü sadece insandır.
1979 yılında Dünya Sağlık Örgütü’nün çabalarıyla bu virüsün  ikinci defa ortadan kaldırıldığı kabul edilip
insanlar artık bu virüse karşı aşılanmamaktadır.


14 Mart 1972 günü Kosova’dan gelen haber Çiçek
hastalığının[4]
Cakova Belediyesinin Damyan köyünde belirip Novi Pazar (Yeni Pazar), Çaçak ve
Belgrad’a yayıldığını uyarıyordu.


Çiçek hastalığı virüsünün Hacdan dönen İbrahim Hoti
tarafından Kosova’ya taşınıp bulaştırıldığına ait devletin resmi görüşü hiç
doğrulanmadı. Tamamı devletin olan yayın ve basın çiçek hastalığı salgınının
karayoluyla hacdan Irak’ın başkenti Bağdat üzerinden dönen hacı tarafından
ülkeye getirildiği söyleminin kafalara kazılması, hac adayların haça
karayoluyla gidilmesine yasak çıkarılmasına ve bu yasağın Yugoslavya’nın
dağılıp tarihe kavuşmasına kadar sürmesine neden olmuştur.


Ülkede çiçek hastalığının işaretlerini ilk olarak 1972
yılının Şubat Ayının ikinci yarısında etraf köylerin birinden hastaneye
getirilen hastanın suratında garip bir döküntünün,  ateşin ve kızarıklığın olduğunu gören doktor
bunun çiçek hastalığı olduğu teşhisini koyar. Doktorun bu teşhisi salgın alarmı
olur. Çiçek hastalığının Kosova’da belirmesi dünyaya yayılan baş haber olur.
İlk yapılan eylem hastayı karantina alıp başkalarına bulaşmasını önlemekti.
Ardına ülke karantina[5]
altına alınıp ülkeden çıkışlar ve ülkeye girişler yasak edilir. Tedbir amaçlı
Yugoslavya’da 18 milyon insana aşı yapılır.




İlkin Kosova’da belirdiği sanılan çiçek hastalığının
bundan önce Yeni Pazar’da teşhisi konulmamış hastanın Çaçak devlet hastanesine
gönderilmesi ve oradan Belgrad’a sevk edilip orada çiçek hastalığı teşhis
edildiği ortaya çıkmıştır. Hastanın Belgrat’ta kaldığı hastanede tüm doktor ve
hemşirelere aşı yapılmış ve hastayla en uzak teması olan tüm hastalar ayrı bir
sağlık merkezine götürülüp karantina altına alınmıştır.




Bu virüse karşı iki ay süren şiddetli mücadeleden
sonra, istatistikler Kosova’da 123 kişinin bulaştığını ve 26 kişinin öldüğünü
gösterdi. Sırbistan’da bu virüs salgınına 194 kişi bulaştı. Bunlardan iki
hemşire ile birlikte 40 kişi öldü. Hamile annelerin aşılanmasından sonra ölen
bebek sayısını herhangi bir istatistik göstermedi. Bulaşıcı hastalık korkusu
Belgrad’ı felç etti. Daha sonra dünya medyasında, dünyada korunan iki
laboratuvarda, biri Amerika Birleşik Devletleri’nde (Atlanta) 451 ve diğeri
Rusya’da  (Koltosov), 571 ampulünün
variola vera virüsü ile depolandığı ortaya çıktı.
Bununla
birlikte, biyolojik silahlar için virüslerin potansiyel kullanım korkusu her
gün artmaktadır. Bu korku yüzünden gelişmiş ülkeler, fonların bir bölümünü
çiçek hastalığı salgını için aşı depolarının oluşturulmasına yatırım
yapmaktalar.




Sağlık kurallarına göre, üzerinde bulaşıcı hastalığı olan
veya bulaşıcı hastalığı taşıdığına şüphe eden hasta, tıp doktoru tarafından
derhal izole edilip bulaşıcı hastalıkların tedavi edildiği bir sağlık kurumuna
göndermelidir. Veba,  çiçek hastalığı ve
viral hemorajik ateşler (böbrek sendromlu hemorajik ateş dışında) ve bilinmeyen
epidemiyolojik enfeksiyon gibi bir hastalığa yakalandığından şüphe edilen
kişilerin izole edilip sağlık kurumunda tedavi edilmesi gerekir.




Hastaya tam teşhisin konulmasında yapılan
gecikme bulaşıcı hastalığının yaygınlaşmasına neden olması yüzünden yargıya
taşınmamış ve yargıda tartışma konusu olmamıştır. Yargı tarafından
soruşturmanın yapılmaması delillerin toplanmasına imkân yaratılmamıştır.  Nedeni Dünya Sağlık Örgütü 1970 yılında
Dünyada Çiçek hastalığının imha edildiğini ilan etmesidir. Bu bulaşıcı
hastalığın dünyada imha edildiği gerekçesiyle bu hastalığa karşı tedbirlerin
alınmasına gerek kalmayınca bu davranış suç olmaktan çıkmıştır. Hastanelerde bu
hastalık için uzman bulundurmak veya yeni uzman yetiştirmeye gerek
kalmamıştır.  Ceza kanununda  ‘İnsan sağlığına karşı suçlar’  bölümündeki bulaşıcı hastalıkların bulaşması[6]
değişerek, yeni hükmü hastaya karşı uygulanamaz duruma getirilmiştir. Çünkü bu
kanun hükmü şöyle düzenlenmişti: “
Bulaşıcı bir
hastalığın kişiye bulaşması suç sayılmaz. Ancak
sorumluluğun
oluşması için b
ulaşıcı hastalıkların bastırılması veya önlenmesi ile
ilgili düzenlemeler
e, kararlara veya emirlere
uymayan kişi
üç yıla kadar hapis ya da ciddi bir
şekilde yaralanmalara
veya sağlığın ciddi
şekilde hasar görmesi halinde
(mahkeme tıbbi
uzmanlık temelinde karar verir) ve hastalığın bulaştığı kişinin ölümü halinde -
12 yıla kadar hapis cezasına çarptırılır
. Bu yüzden
çiçek hastalığını nereden, nasıl ve nice ülkeye taşınıp insanlara bulaştığına
ait gerekçeli bir belge yayımlanmamıştır.
     

32 yıl sonra onaylanan 15.05.2008 tarihli ve Yasa N0. 02/L-109’lu
Salgın Hastalıkların Engellenmesi ve Yok Edilmesi Yasası Cezai hükümlerinde
bulaşıcı hastalığını bulaştıran
özel kişilerin 1.000
€ – 2.000 € arası parasal cezaya, tüzel kişilerin ise 3.000 € ila 8.000 €
parasal cezaya çarptırılacağını düzenlemiştir.




Bulaşıcı hastalığa kapılmak suç olmadığı kesin iken,
bulaştırıcı hastalığı bulaştırmak kabahati için sadece para cezasının verilmesi
caydırıcı tedbir kararı olmaktan çıkmıştır.
 

1 Ocak 2013 yılında yürürlüğe giren Kosova Cumhuriyeti
Ceza Kanunu


“İnsanlar veya hayvanlarda bulaşıcı
hastalıklarla mücadele etmek veya engellemek amacını taşıyan sağlık alanındaki
yetkili kamu organın hükümleri veya talimatlarına göre herhangi bir kimse
faaliyet göstermezse ve bununla insanlarda bulaşıcı hastalığın yaygınlaşmasına
sebep olursa, para cezasına veya üç (3) yıla kadar hapis cezasına çarptırılır”[7]
diye düzenlemektedir.




45 yıl önce Yugoslavya’da insanlara ölüm teri döktüren
çiçek hastalığı nerden geldiği ve nasıl bulaşıldığı bugün bile kesin
bilinmektedir.  Otobüsle hacdan dönen 26
kişilik hacı arasında bulunan İbrahim Hoti’nin haça gitmeden önce aşı aldığı,
ailesinden kimsenin bu virüse bulaşmadığı ve yapılan kan tahlilleri sonucu
kanında bu virüsün bulunmadığı,  bir ay
içinde ülke nüfusunun %90’nın (18.000.000 insanın) aşılandığı ve bu salgına
karşı mücadelenin Mart ayının ikinci yarısından Mayıs ayının başlarına kadar
sürdüğü, 66 kişinin bu salgından öldüğü bilinmektedir.


1972 yılında Yugoslavya’da beliren Çiçek hastalığının
biyolojik bir salgın olduğu ve biyolojik salgınının geleneksel silahlardan çok
daha ölümcül olduğu görülmüştür. Soruşturmanın yapılmaması ölümcül bir salgın hastalığının
ülkeye yayılmasının tarihçesi kesinlik kazanmadan 40 kişinin ölümüyle 2 ay süre
içinde kapanmış ve diğer gelişmeler sırlara karışıp, ülkede haziran ayında
turizm sezonu sorunsuz başlayıp sonuna kadar sürmüştür.


Sonuç:


Hukuka göre hastalanmak suç değildir. Hastalığı başka
birine kasten veya taksirle bulaştırmak suçtur. Hele ölümcül bulaşıcı hastalık
söz konusu ise yargı organları kayıtsız kalamaz. Suç hukuka aykırı, kusurlu bir
insan fiilidir. Hukuk kanunla düzenlenir. Ceza kanununa göre suç, kanunun bir
emrini ihlal eden insan davranışıdır. Kanun tarafından emredilen davranışı
yapmamak veya ihmal etmek suçtur. Ama kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil
için ceza verilmez ve güvenlik tedbiri uygulanmaz.


Bu çelişkiler zan altına almak gereken kişinin lehine
işler. Çünkü yargı organları zanlının lehine olan kanun hukuk kurallarını
uygulamaya zorunludur.


1972 yılında baş gösteren çiçek hastalığı ölümlere
neden olmasına rağmen, ceza kanununda hastalığı bulaştıran kişinin değil, 
bulaşıcı hastalıkların
bastırılması veya önlenmesi ile ilgili düzenlemeler
e, kararlara veya emirlere
uymayan kişinin cezalanacağını düzenlemektedir.


Doktorun hastaya hastalık teşhisi koyması
tedavi süreci başlar. Doktor tarafından düzenlenen sağlık raporu ile hastanın bir
süre dinlenmesi, insanlarla temas kurmaması emredilmesine rağmen bunu ihmal
etmesiyle hastalığın üçüncü kişiye bulaşması ve ölümlere neden olması durumunda
bile yargılama sürecinin başlamamasının nedenlerini izah etmek zordur.


Hastaneye getirilen hastanın bulaşıcı virüs
taşıdığı doktor teşhisi hemen emniyet birimlerine bildirilmeli. Bulaşıcı
hastalık bireyden çok tüm toplumun sağlığını, hayatını tehdit etmesi yüzünden
yargının da devreye girmesini gerektirir. Yargı organı soruşturma başlatıp,
salgının hastaya nerede, nasıl ve nice bulaştığını tespit etmesi için
önemlidir. Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla koordineli bir biçimde ne
gibi ittihattı tedbirlerin alınması gerektiği kararı alınır. Zanlı varsa
soruşturma derinleşir ve suçu oluşturan unsurlar tespit edilirse iddianame
kaldırılır. Böyle davranılmadığı için hastalığın olası bir biyoloji salgınının
ön senaryosu olmadığına inanmakta zorluklar vardır.


1972 yılında çok sayıda kişinin ölümüne neden
olan bulaşıcı çiçek hastalığını (Variyola Vera) teşhis etmesi nedeniyle
Prizrenli (Kosova) hekim Dr. Durmiş Çelina[8]
dönemin Yugoslavya Cumhurbaşkanı Yosip Broz Tito
tarafından Altın Yıldız Ödülü ile takdir edilmiştir. Şimdi Dünya Sağlık Haftası
nedeniyle Kosova Türk Sağlık İşçileri Sağlıklı Yaşamı Destekleme Derneği
tarafından her yıl en iyi hizmet veren sağlık işçisine  ‘Prim. Dr. Durmiş Celina adını taşıyan ödülü
vermektedir.

[1] Altı Cumhuriyet ve
iki Özerk Bölge’den oluşan Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti,
cumhuriyetlerin bağımsızlıklarını ilan etmesiyle 1992 yılında tarihe kavuştu.




[2] Yugoslavya’nın parçalanmasından sonra 17 Şubat 2008
de Kosova  Sırbistan’dan Bağımsızlığını
ilan etmiştir.




[3] Yoğun aşılama ve
sürveyans (verilerin sistematik olarak toplanması) çalışmaları ile eradikasyon
hedefine ulaşılmış; DSÖ Belgelendirme Global Komisyonu 1979 Aralık ayında
yaptığı açıklama ile bu başarıyı dünyaya duyurmuştur. Komisyon bu
açıklamasında: “Dünyanın her yerinde çiçek hastalığı eradikasyonunun
başarıldığını” ve “Çiçeğin endemik bir hastalık olarak geri
dönebileceğini gösterir bir dayanağın olmadığını” belirtmektedir. 8 Mayıs
1980 tarihinde toplanan Dünya Sağlık Asamblesi’nde (WHA)’nde bu karar
onaylanmış ve tüm dünyada çiçek aşısı uygulaması durdurulmuştur.




[4] Kosova
Salgın Hastalıkların engellenmesi ve yok edilmesi kanun na göre:
Salgın hastalık – Hasta olan kişiden veya hastalık
etkenini taşıyan kişiden sağlıklı kişiye veya hayvanlar ve hayvan ürünlerinden insanlara
dolaylı veya dolaysız olarak taşınan mikroorganizma veya hastalık etkenleri
olan parazitler tarafından meydana gelen hastalık anlamını taşır.
 



[5] Karantina – salgın hastalığın tehlikeli etkenlerine kapılma olasılığa
elverişli olan sağlıklı kişilerin devinim özgürlüğünün kısıtlanması anlamını
taşır
.




[6] Kosova Sosyalist
Özerg Bölgesi Cezah Kanunu No.011-25/77.




[7] Madde 255




[8] 1912 yılından sonra
Kosova’da
ilk Türk hekimi olan Dr. Durmiş Celina, 1935 yılında Kosova Türk tiyatrosunun
ilk tiyatro eseri olarak kabul edilen ‘Büyük Kapı Kızı’nın yazarı ve Türk
tiyatrosunun ve 1951 yılında da Kosova’da Türk dilinin varlığının
yaşatılmasında önemli rol oynayan Doğru Yol Türk Kültür ve Sanat Derneği’nin
kurucularındandır.


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış