Cialis 20 Mg Cialis Viagra Satış Cialis 5 mg Viagra sipariş elektronik sigara


Mustafa
Nazlıer /// Ölüm : Pişerek mi,  Düşerek
mi ? olmalı…


Sigorta
Eksperi


Farklı
yazılarda yangın konusunu  gündeme alırken bilinmeyen yönlerini açıklayıp
farkındalık yaratarak değişimi tetiklemeyi amaçladık. Yangının çeşitliliği,
gerekçeleri, sayısallığı, zararları , yol açtığı etkiler v.b sürekli değişerek
artarken 1714 yılında başlayan Türk İtfaiyeciliği doğru yerde konumlanmamış ve
hak ettiği , hakkı olan itibar ve desteği de alamamıştır.


İtfaiyecilik
küresel ve önemli bir meslektir. Tüm mesleklerin gerekliliğini , içeriğini veya
her yönünü tartışabilirsiniz ama İtfaiyecilik mesleğini tüm dünyada aynı
değerde konuşur ve dikkate alırsınız. Bu yönü ile belki de küresel meslekler
içinde birinci sırada olmasa da ilk üç içinde kendine yer bulur.
İtfaiyecilik   Mesleği, teknoloji, bilgi,
tecrübe, cesaret, ön sezi  ve özveri
isteyen, en riskli ve en stresli mesleklerdendir. Mesleki faaliyetinde her zaman
ve istinasız kendi canını ortaya koyarak başkalarına ait mal ve can güvenliği
sağlayan ve bunu yaparken tek amacı başarılı olmak olan üstün değerleri bulunan
meslektir. Hiç yangın yaşamadıysanız, tanık olmadı ve içinde bulunmadı iseniz
oldukça eksiksiniz. Bu yazı ile beraber sıcak bir kahve fincanı veya çay
bardağını sıkıca tutarak  bir süre
bekleyebilirseniz daha kalıcı fikirler edinebilirsiniz. Ateş Düştüğü yeri
yakar
. !!!!


Türk
İtfaiyeciliği 1714 yılında Tulumbacılar adıyla yeniçeri ocağına bağlı olarak
kurulmuştur. Askeri sisteme bağlı olarak 210 yıldan fazla hizmet vermiştir.
1826’da yeniçeri ocağının kaldırılmasıyla “Tulumbacı Ocağı” da ortadan
kaldırılmıştır. 1827 yılında kurulan yeni ordu bünyesinde tulumbacılar  yerine “Yangıncı Taburu” kurulmuştur. Bu yapı
daha sonra Askeri İtfaiye olarak anılmıştır.


1868
yılında ,  Şehremaneti, Belediye Reisliği ve Belediye Daireleri
kurulmuştur. Bu dönemde, özellikle İstanbul’daki yangınları söndürme işi tek
başına Askeri İtfaiye ye bırakılmayarak Belediyenin görevleri arasında yer
almaya başlamıştır.


1890
yılında, bu defa İstanbul dışındaki yerleri de ilgilendiren, “Men-i Harik
Tedâbirini Havî Nizamname” si ile belediye örgütlerinde yangın
tertibatının tamamlanması ve personel açığının giderilmesi amacıyla yapılandırmaya
gidilmiştir.  Belediye dairelerinde de
tulumbacı takımları tesis edilmeye başlanmıştır. Belediye tulumbacılığı ile
itfaiyecilik faaliyeti askeri olmaktan uzaklaşınca, İstanbul halkı, semtler de
,  mahalleler de , bıçkın delikanlılardan
tulumbacı takımları kurmaya başlamıştır.


Cumhuriyet’in
ilanı ile beraber itfaiye teşkilatı tüm yurtta hızla şekilde yayılarak
teşkilatlanmaya devam etmiştir.


3 Nisan
1930 tarihli ve 1580 sayılı Belediye Kanunu’nun yürürlüğe girmesinden sonra,
belediyelere “yangın vukuunu men edecek tedbirleri almak” görevi verilmiştir.
İtfaiye teşkilatının dayanağı olan 15. madde 22. fıkra gereğince, tüm il
merkezlerindeki belediyeler teşkilatlarını kurmuşlardır,


Güncel
Mevzuatımız, İtfaiye Teşkilatını, Beledi İtfaiyecilik anlayışı kapsamında
düzenleme yolunu seçmiş olup,  buna ilişkin ana kaynaklar, Belediye
Kanunu’nun 52. Maddesi ve bu hüküm uyarınca İçişleri Bakanlığı tarafından
yürürlüğe konulan Belediye İtfaiye Yönetmeliği’dir.


03.07.2005
tarihinde düzenlenen 5393 sayılı BELEDİYE KANUNU,


 “İtfaiye


Madde
52- İtfaiye teşkilâtının çalışma usûl ve esasları, çalışanların görev ve
yetkileri, memurluğa alınması için taşımaları gereken nitelikler, alacakları
meslek içi eğitim, görevde yükselme, meslekten çıkarılma, giyecekleri kıyafet
ve savunma amaçlı olarak kullanacakları aletler ile itfaiye teşkilâtında hizmet
gereklerine göre oluşturulacak birimler, İçişleri Bakanlığı tarafından
çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir. Belediye bu yönetmeliğe aykırı olmamak
üzere ek düzenlemeler yapabilir.


İtfaiye
hizmetleri kesintisiz olarak yürütülür. İtfaiye personelinin çalışma süresi ve
saatleri 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda belirtilen çalışma süre ve
saatlerine bağlı olmaksızın, hizmetin aksatılmadan yürütülmesini sağlayacak
şekilde düzenlenir. Belediye itfaiye teşkilâtında fiilen çalışanlara fazla
mesai ücreti olarak yılı bütçe kanununda belirlenen üst sınırı aşmamak kaydıyla
belediye meclisi kararı ile tespit edilen maktu tutar ödenir.



 BELEDİYE
İTFAİYE YÖNETMELİĞİ, İçişleri Bakanlığı.


Resmi
Gazete Tarihi: 21.10.2006 Resmi Gazete Sayısı: 26326.



İtfaiye
teşkilatının görevleri şunlardır:


a) Yangınlara
müdahale
etmek ve söndürmek,


b) Her
türlü kaza, çökme, patlama, mahsur kalma ve benzeri durumlarda teknik
kurtarma
gerektiren olaylara müdahale etmek ve ilk yardım hizmetlerini
yürütmek; arazide, su üstü ve su altında her türlü arama ve kurtarma çalışmalarını
yapmak,


c) Su
baskınlarına müdahale etmek,


ç) Doğal
afetler ve olağanüstü durumlarda kurtarma çalışmalarına katılmak,


d)
Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ile verilen görevleri
yapmak,


e) Sivil
Savunma ile İlgili Şahsi Mükellefiyet, Tahliye ve Seyrekleştirme, Planlama ve
Diğer Hizmetler Tüzüğü gereğince kurulan itfaiye servisi mükelleflerini
eğitmek, nükleer, biyolojik, kimyasal (NBC) maddeleri ile kirlenmelerde arıtma
işlemlerine yardımcı olmak
,


f)
Halkı, kurum ve kuruluşları itfaiye hizmetleri ile ilgili olarak bilgilendirmek,
alınacak önlemler konusunda eğitmek ve bu konuda tatbikatlar yapmak,


g) Kamu
ve özel kuruluşlara ait itfaiye birimleri ile gönüllü itfaiye personelinin
eğitim ve yetiştirilmesine yardım etmekbina, araç-gereç ve
donanımlarının itfaiye standartlarına uygunluğunu denetlemek ve bu birimlere
yangın yeterlilik belgesi vermek
ve gerektiğinde bu birimlerle işbirliği
yapmak,


ğ)
Belediye sınırları dışındaki olaylara müdahale etmek,


h)
Belediye sınırları içinde bacaları belediye meclisince tespit edilecek ücret
karşılığında temizlemek veya temizlettirmek ve bacaları yangına karşı önlemler
yönünden denetlemek,


ı) Talep
edilmesi halinde orman yangınlarının söndürülmesi çalışmalarına
katılmak,


i) İmar
planlarına göre parlayıcı, patlayıcı ve yanıcı madde depolama yerlerini tespit
etmek,


j)
İşyeri, eğlence yeri, fabrika ve sanayi kuruluşlarını yangına karşı önlemler
yönünden denetlemek
, bu konularda mevzuatın öngördüğü izin ve ruhsatları
vermek,


k) Belediye
başkanının verdiği diğer görevleri yapmak.


İlgili
yasa ve yönetmelik görev ve iş tanımı açısından belirgindir. Bu durumu ile çok
fazla yetersizlikler vardır. Yetersizliklerden önce yasal görevlerin ve
sorumlulukların yerine getirilmediği ve getirilme olanağı olmadığı da açıktır.
Bu durum örnek olarak binaların yangından korunması hakkındaki görevleri veya
denetim görevini yapılmadığını açıkça gözlemliyoruz.


Bu
konudaki eksiklik , hata veya yetersizlik tek başına ve sadece itfaiye
teşkilatında değil hatta teşkilat ile neredeyse ilgisi dahi yoktur. Hatta
itfaiye ; teşkilat olarak mevcut sistemin doğrudan mağdurudur. Kendisine
sunulan imkan , olanak ve mevcut yapı ile üstün başarı gösterdiklerini
söylemeliyiz.


Temel
sorun  yasal yapılandırmadır. 1714
yılında başlayan sürecin 1827 yılında değiştiği, sonrasında 1930 yılında
yeniden yapılandırıldığı dikkate alınır ise , Cumhuriyet reformundan sonra
itfaiye teşkilatında bir başka yenilenme yapılmadığı görülmektedir. Yeni bir yapılanma
için 100 yılın dolması gerekmez.


Dünya da
bir çok örnek içinden ülkemiz için seçilecek fazlasıyla örnek ve seçenek olduğu
gibi daha iyisini yapmanın daha kolay olacağını da söyleyebiliriz. Gelişmiş
ülke uygulamalarında en yüksek kolluk kuvveti itfaiye teşkilatındadır.
Aldıkları akademik eğitim ve operasyon yetkileri , yüklenen sorumluluklar ile
gerçekleştirdikleri faaliyetler dikkate alındığında Polis, Jandarma ve
Zabıtaların da üstünde yer almalarının haklı gerekçeleri vardır.


Ülkemizde
1890 yılında başlayan semt ve mahallelerde bıçkın, bileği kuvvetli delikanlılar
ile teşkilatı devam ettirme isteği bu gün biraz şekil değiştirse de bu şekli
ile sürdürülebilir olmadığını fazlasıyla kanıtlamış durumdadır. 


Yangınları
önleme, bilgilendirme, eğitim, kurtarma ve söndürme çerçevesinde çok büyük
sorumluluk ve fedakarlıklar ile görev yapan Türk İtfaiye Teşkilatı’nın, küresel
eşitlerini göz önüne alır isek acilen ve hemen yeniden yapılandırılmasının
gerektiğini görmemiz gerek.


İtfaiye
teşkilatı ile ilgili mevcut yasal düzenlemeler Belediyecilik anlayışıyla ele
alınmaktadır. Yetersiz ve amacından uzak olan yasal yapı değiştirilerek özel
bir “İtfaiye Kanunu” yapılmalıdır.


Ülkemiz
siyasal yapısı İtfaiyecilik mesleğine oranla son derece ciddiyetsiz ve uzak durumdadır.
Bu denli önemli bir konu ve mesleği tamamen siyasal etki içinde olan  belediyecilik anlayışına terk etmek yangını
doğrudan başlatmaktır. Belediyelerin tamamı itfaiye teşkilatını kendisine yük ,
masraf kalemi ve repütasyon sorunu olarak görmektedir. Maalesef her yangın
kendi anatomisi içinde son bulduğundan itfaiye kötü nam ve şöhret sahibi de
olmaktadır. Hiç hak etmedikleri halde yaftalandıklarını görüyoruz. Halbu ki ;
itfaiyenin varlık sebepleri incelenir ise belediyecilik hizmetlerinin üstünde olduğu
hemen anlaşılır.


Diğer
taraftan ; her belediye bütçesi farklıdır. Bütçeye göre itfaiye ye ayrılan
payda farklı olacaktır. Dolaysıyla tüm Türkiye de her belediye itfaiyeciliğinin
bir birinden farklı olduğunu görmekteyiz… Belediye itfaiyeciliği dışında  diğer kamu kurum ve kuruluşları veya bazı
özel sektör alanlarındaki itfaiye teşkilatlanmalarının iyi veya farklı oluşu da
bu durumu teyid ettiği gibi düzensiz ve karmaşıklığı da ortaya koymaktadır.


Bu
konuda Prof.DR.Hamit HANCI görüşlerini açıkça paylaşmak dışında bir birinden
farklı bir çok konuda sayısız destek verdiği konuları yazıya sığdırmamız
olanaklı değil. İtfaiye konusunda özellikle örnek gösterdiği 112 Acil Sağlık
Hizmetleri uygulaması gerçekten önemli.


Son
derece başarılı yapılandırılan 112 Acil Sağlık Hizmetleri örnek alınarak,  AFAD Teşkilatı bünyesinde bir İtfaiye Genel
Müdürlüğü kurularak, bu konudaki hizmetin 112 deki gibi standartlaştırılması
sağlanmalıdır.


Bunun
Alternatifi, İçişleri Bakanlığı bünyesinde bir İtfaiye Genel Müdürlüğü ve İtfaiye
Akademisinin kurulması da olabilir.


Bu
şekilde belediyelerce bir masraf merkezi gibi görülebilen İtfaiye teşkilatının
ve itfaiyecilik mesleğinin, karada, havada ve denizde, kamu ve özel
sektörde,  hak ettiği standartlara kavuşması sağlanmalıdır.


Ayrıca,


İtfaiye
teşkilatlarına , sadece  Meslek
Liselerinin İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Bölümleri ile Meslek Yüksek
Okullarının İtfaiyecilik Bölümü mezunları alınmalıdır. Gönüllü İtfaiyecilik
anlayışı da mevzuatımızda yer almalıdır.


Bunlara
ek olarak bilinmesi gereken bir diğer husus Yangın Sigorta Vergisi
uygulamaları.


Nedir bu
YSV :


Yangın
Sigorta Vergisiyle ilgili hükümler, 2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun
5. Bölümünde düzenlenmiştir. Kanunun 40. maddesine göre “belediye
sınırları ve mücavir alanlar içindeki menkul ve gayrimenkul mallar
için yapılan yangın sigortaları dolayısıyla alınan primler Yangın Sigorta
Vergisi’ne tabidir.” Verginin mükellefi sigorta şirketleridir.


Yangın
Sigorta Vergisi’nin matrahı, yapılan yangın sigorta muameleleri nedeniyle
alınan primlerin tutarı olup, tespit olunan matrah üzerinden ödenecek
Yangın Sigorta Vergisi nispeti (oranı) % 10’dur.


Sigorta
şirketleri, bir ay içindeki Yangın Sigorta Vergisi’ne tabi muamelelerini
izleyen ayın 20’nci günü akşamına kadar bağlı oldukları belediyeye bir
beyanname ile bildirmeye ve tarh edilen Yangın Sigorta Vergileri’ni
aynı sürede ödemeye mecburdur.


  • Yangın
    poliçelerinden zorunlu olarak alınan bu vergi amacına uygun kullanılıyor
    mu ?
  • Sigorta
    ettiren ve her poliçe sahibi bu havuza katkı sağlarken sigortasız olanlara
    ödül mü veriliyor veya sigorta yaptıranlar cezalandırılıyor  mu ?
  • Yangın
    vergisini ödeyen sigortacılar, itfaiye ile en küçük bir iş birliği
    yapabiliyor mu ? Neden ?
  • TSB
    verilerine göre 28.125.557 TL yangın prim üretimi var . 2018 yılı sonu
    itibarıyla YSV oranı % 10 ise ödenen yangın vergisi ne kadar ? Kime
    verildi ve nerede kullanıldı ?
  • Her yıl
    sigorta sektörünün düzenli ödediği vergi tutarı bu ise itfaiyenin
    donanımları neden  bu kadar teresiz
    be kötü ? kaynakları kim nereye aktardı ?
  • Bu
    kaynaklar doğrudan itfaiyeye aktarılır sa neler olur ? ……..


O kadar çok soru var ki yazının amacını zorlamaması
için,  Türk sigorta sektörü
üzerinden  tüm Yangın sigorta poliçesi
sahiplerinin yarattığı kaynakların da doğru kullanılmasıyla veya yeniden
yapılandırılmasıyla ; anılmayan gerçek kahramanlar olan İtfaiyeciler için ;


  • Yeni
    yasal yapılanmalar ile İtfaiyecilik Genel Müdürlüğü yapılabilir mi ?
  • İtfaiye
    Akademisi Kurulabilir mi ? 
  • AFAD
    içinde yer ala bilir mi ?


Veya yanmaya devam ederek, yaralarımıza yoğurt ve diş
macunu sürmeyi önerenleri mi dinleyeceğiz? 


“ Yazıyı hazırlarken Göcek orman yangını devam
ediyordu. Orman itfaiyeciliğinin  özel
sektöre devir edildiğini üzülerek öğrendim. Aynı anda Bodrum yanıyordu. Bu
esnada Ankara Eryaman da 16 katlı binada yangın vardı. İtfaiye merdiveni 25
metre uzunluğunda. Bina daha yüksek. Üst katlarda yaşayanlar için 2 seçenek var
;


  • Bekleyip
    pişerek ölmek
  • Atlayıp
    düşerek ölmek


Neyse ki İtfaiye kendisinde olmayan olanaklar la bu
yangını söndürmeyi başardı. “

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

deneme bonusu veren siteler | hd film izle | film izle | film izle | 4k film izle | bets10 giriş

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet novagra satın al viagra satış