16
Nisan’daki cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi referandumunun ardından Avrupa
Birliği’nin Türkiye’ye karşı sergileyeceği tutum merak edilirken Avrupa Konseyi
Parlamenterler Meclisi (AKPM) tarafından alınan denetim kararı, Türkiye – AB
ilişkilerinin geleceği ile ilgili ipuçları taşımaktadır. AKPM Türkiye
raportörleri Marianne Mikko ve Ingebjorg Godskesen tarafından hazırlanan ve
ekinde yer alan karar tasarısı 113’e karşı 45 oyla kabul edilen “Türkiye’de
Demokratik Kurumların İşleyişi” konulu rapor, Türkiye’deki demokrasinin
işleyişine ve OHAL kapsamında gerçekleştirilen uygulamalara eleştiriler
getirmektedir. AKPM tarafından alınan karar, Türk demokrasisinin AB
standartlarının gerisine düştüğü anlamına gelmekte ve AB ile Türkiye arasındaki
tam üyelik görüşmelerinin dondurulmasına bir adım daha yaklaşıldığını
göstermektedir.  Söz konusu kararın hem Türkiye hem de AB için olumsuz
etkiler yaratabileceği ortadadır.


AB ile İlişkilerde Gelinen Nokta


Türkiye
1949’dan beri Avrupa Konseyi üyesidir. 1962’de AB’ye üye olmaya davet edilen
Türkiye, 1963’de Ankara Anlaşması’na imza atmış ve Özal döneminde ise birliğe
tam üyelik başvurusunda bulunmuştur. Türkiye, 1987’den beri Avrupa İnsan
Hakları Mahkemesi (AİHM) üyesidir ve 1995’de Gümrük Birliği’nin uygulamaya
konmasıyla ekonomisini AB ile entegre bir hale getirmiştir. 2002 yılında AK
Parti’nin iktidara gelmesiyle beraber yapılan reformlar, TBMM’de onaylanan AB
uyum yasaları ile taçlandırılmış ve 2005 yılında AB ile tam üyelik
müzakerelerine başlanmıştır. Gümrük Birliği sayesinde AB’nin en büyük ticaret
ortakları arasında yer alan Türkiye, son olarak AB ile Avrupa’ya göç eden
mültecilerin kontrolü üzerine bir anlaşma imzalamış, tüm eksik ve sorunlara
rağmen iki taraf da anlaşmayı devam ettirmeye çalışmıştır.


Denetleme Kararı ve Sonrası


AKPM’nin
aldığı karara göre Türkiye’nin 2018 yılına kadar denetim sürecine alınması
öngörülmektedir. Daha önce 1996’dan 2004’e kadar denetim sürecine alınmış olan
Türkiye, tam üyelik müzakereleri başladıktan sonra tekrar denetim altına alınan
ilk ülke olmuştur.[1] AKPM Türkiye raportörleri Marianne Miko
ve Ingebjorg Godskesen tarafından hazırlanan rapora bakıldığında, kararın
alınmasında OHAL sürecinde hayata geçirilen uygulamaların etkili olduğu
görülmektedir. Kararda ayrıca OHAL’in bir an önce kaldırılması ve Yüksek Seçim
Kurulu’nun cumhurbaşkanlığı yönetim sistemi referandumu ile ilgili itirazları
ciddi bir şekilde incelemesi talep edilmektedir.[2]
Gelinen nokta Türkiye’nin AB’deki geleceği ile ilgili soru işaretleri
yaratmaktadır. Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Kati Piri’nin
Türkiye’de kabul edilen anayasa değişikliğinin üzerinde oynama yapılmadan
uygulanması halinde üyelik müzakerelerinin durdurulması gerektiğini söylemesi[3],
gelecekte AB ve Türkiye arasında yaşanabileceklerin önemli bir göstergesi
olabilir. Yine Hollandalı parlamenter Kati Piri’nin hazırladığı raporda, AB’nin
Türk hükümeti ile bir zirve düzenlemesi tavsiye edilmiş, referandum
kampanyaları boyunca sıklıkla söz edilen idam cezasının geri getirilmesi
halinde ise Türkiye ve AB arasındaki iplerin kesin bir biçimde kopacağının altı
çizilmiştir. Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komisyonu’nda görüşülecek olan
raporda PKK terör örgütünün ‘şiddete dönüşü’ kınanmış, PKK’ya ait sembollerin
Avrupa ülkelerinde yasaklanmasına yönelik düzenlemelerin kuvvetlendirilmesi
tavsiye edilmiştir. Buna karşılık, Erdoğan’ın Almanya ve Hollandalı
siyasetçilere yönelik yaptığı ‘Nazi’ benzetmelerinin hoş karşılanmadığı da
raporda belirtilmiştir. Elde edilen bu bilgiler, referandum sürecinin Avrupalı
diplomatlar tarafından çok iyi takip edildiğini ve siyasetçiler tarafından
kullanılan retoriğin AB ile ilişkileri derinden etkilediğini göstermektedir.


Değerlendirme


Türkiye’nin
13 yıl aradan sonra tekrar siyasi denetime alınması, demokrasi ve hukukun
üstünlüğü konularında başarılı olamadığını işaret etmektedir. AB içerisindeki
problemleri çözmek adına ‘çok vitesli Avrupa’[4]
fikrinin yeniden konuşulduğu günümüzde Türkiye’ye verilen ‘geri vites’ mesajı,
Türkiye’nin AB ile ilişkilerde daha çok çaba sarf etmesi gerektiğini
göstermektedir. Türk demokrasisi, denetim sürecinde bulunan Arnavutluk,
Ermenistan, Gürcistan ve Moldova gibi ülkelerin demokrasileriyle aynı sınıfta
yer almaya başlamıştır. Ancak alınan karar, zamanlaması dolayısıyla AB’nin
popülist siyasetin etkisinden kurtulamadığının bir göstergesi de olabilir.[5]
AB ve Türkiye birbirleri için çok önemli iki müttefiktir. İlişkilerin daha kötü
bir hal alması iki taraf için de siyasi ve ekonomik sonuçlar doğurabilir.
Geçmişte üyelik sürecinin üyeliğin kendisinden daha önemli görülmesine sebep
olan ekonomik, siyasi ve ideolojik sebeplerin yavaş yavaş ortadan kalkmaya
başladığı düşünülse de[6] ilişkiler daha fazla yıpratılmamalıdır.
Türkiye, denetleme kararının yeniden gözden geçirileceği 2018 yılına kadar
demokrasi standartlarını yükseltmeli ve AB ile düzenlenmesi öngörülen zirve AB
ile ilişkilerin restorasyonu açısından yeni bir başlangıç olarak görülmelidir.
Yeni yönetim sisteminin demokratikleştirilmesi adına yürürlüğe konacak uyum
yasalarıyla beraber, gümrük birliğinin akıbeti ve hükümetin OHAL boyunca
uyguladığı yanlış politikalara son vermesi de AB ile ilişkilerin olumlu şekilde
sürdürülebilmesi için büyük önem taşımaktadır.


[1]   “Tarihi
Karar: AKPM, Türkiye’yi Siyasi Denetim Sürecine Aldı”, http://www.diken.com.tr/tarihi-karar-akpm-turkiyeyi-siyasi-denetim-surecine-aldi/,
25 Nisan 2017.


[2]   “AKPM,
Türkiye’yi Denetime Aldı”, http://www.aljazeera.com.tr/haber/akpm-turkiyeyi-denetime-aldi
, 25 Nisan 2017.


[3]   “AP
Raportörü Kati Piri: Türkiye ile Müzakereler Askıya Alınsın!”, http://t24.com.tr/haber/ap-raportoru-kati-piri-turkiye-ile-muzakereler-askiya-alinsin,401407,
27 Nisan 2017.


[4]  
“Two-Speed Europe, or Two Europes?”, http://www.economist.com/blogs/charlemagne/2011/11/future-eu,


[5]   Jurgens,
Klaus. “The Council of Europe’s Decision to Re-monitor Turkey is a Disgrace.”, http://www.trtworld.com/opinion/the-council-of-europes-decision-to-re-monitor-turkey-is-a-disgrace-343643
, 26 Nisan 2017.



[6]   Erhan, Çağrı. “Avrupa Birliği’ne Üyelikten Beklentiler
Devam Etmiyor.” , http://www.turkiyegazetesi.com.tr/yazarlar/prof-dr-cagri-erhan/596083.aspx,
26 Mart 2017.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

cialis 5 mg viagra satın al Elektronik Sigara https://wwv.stag9000.shop http://umraniyetip.org/anadolu-yakasi/maltepe-escort/ perabet