• Anasayfa
  • /
  • FETÖ ÖRGÜTÜ DAVASI /// MÜYESSER YILDIZ : Delil yok dava var


Delil yok dava var

Bakalım yarın ara kararını açıklayacak olan 4. Ağır Ceza Mahkemesi, “sapla samanı, at iziyle it izini” bir miktar ayıracak mı, yoksa “Herkesin tutukluluk halinin devamına” mı diyecek?!.

Davanın Temmuz-Ağustos aylarındaki celselerinde üst düzey komutanlar dinlendi ve sadece 1 astsubay tahliye edildi. 

9 Ekim'de başlayan ve yarın sona erecek ikinci bölüm celselerinde ise kursiyer teğmenler ve pilotların savunması alındı.

Bu pilotlardan birisinin durumu oldukça ilginç. Adı Ahmet Pala. 32 yaşında bir Üsteğmen. TSK'dan ihraç da edilmedi, ama 16 aydır tutuklu. 

Kendisinin veya birinci derece yakınlarının FETÖ/PDY ile irtibatlı/iltisaklı olmadığını hem MİT, hem Emniyet Genel Müdürlüğü geçen yıl Ağustos'ta resmi yazıyla bildirmiş. 

Görev yaptığı dönemde yani “FETÖ'cülerin” hakim olduğu süreçte sicil notlarının düşürüldüğü, 3 yıl üst üste girdiği kurmaylık sınavını kazanamadığı/kazandırılmadığı tespit edilmiş.

15 Temmuz günü öğlen saatlerinde mesainin bitmesiyle birlikte evine gittiği, bir daha Akıncı Üssü'ne dönmediği, yani darbe faaliyetlerine karışmadığı da anlaşılmış. Dahası darbe yapıldığını anlayınca, evinde olduğunu kanıtlamak için cep telefonu ve tabletiyle videolar çekmiş, ancak polis bunlara tutanak tutmadan el koymuş. Halen telefon ve tabletin nerede olduğu bilinmiyor.

15 Temmuz günü babasının, “Oğlum git, gördüklerini anlat” demesi üzerine polise ifade vermeye giderken yolda gözaltına alınmış. 

Tüm bunlar Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nca hazırlanan İdari Tahkikat Raporu'na da yazılmış ve bu rapor mahkemeye gönderilmiş.

“Peki Ahmet Pala neyle suçlanıp, tutuklanmış?” derseniz;

Sadece darbeden 1 gün önce Balıkesir 9'unucu Üs Komutanlığı'na gidip, F-16'lara takılan ve vurulacak hedefleri işaretlemede kullanılan Sniper Pod'u Akıncı'ya getirmekle...

Ancak Ahmet Pala'ya bu görevi veren filo eğitim subayı ile bu Sniper Podu'nu uçağa takan/taktıranlar halen görevde olduğu gibi, haklarında soruşturma dahi açılmamış...

Keza Ahmet Pala'yla birlikte Balıkesir'e gidip, o cihazı getiren, üstelik darbe gecesi uçuş yapan birinci pilota bile bu konuda bir suçlama yöneltilmemiş... 

Dahası ne poliste, ne tutuklandığı mahkemede bu suçlama gündeme getirilmemiş. Sözkonusu suçlama ilk defa iddianamede yer almış.

RESMİ GÖREVDİ... YAPMAK ZORUNDAYDI

Ahmet Pala'nın o cihazı Akıncı'ya getirmesi normal mi, yoksa bir darbe faaliyeti midir? Bunun için önce Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nca hazırlanan İdari Tahkikat Raporuna bakalım. Raporda kelimesi kelimesine şunlar yazılı:

“14 Temmuz 2017 Perşembe günü Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Türk Hava Kuvvetleri için normal bir mesai günüdür. Bir gün sonra FETÖ/PDY tarafından darbe yapılacağını devletin Milli İstihbarat Teşkilatı, Emniyet Genel Müdürlüğü veya diğer kurum/kuruluşlar ile FETÖ/PDY örgütünden olmayan sivil/asker kimse bilmemektedir. Bu nedenle 14 Temmuz gününü diğer mesai günlerinden ayıran herhangi bir durum söz konusu değildir. Ancak örgüt elemanlarının 14 Temmuz ve öncesi günlerde 15 Temmuz'da yapacakları darbe için hazırlık yaptıkları anlaşılmaktadır. Bu hazırlıklardan bir tanesi de Akıncı Üssüne diğer üslerde bulunan Sniper Podu'nun getirilmesi olmuştur. Bu faaliyet gizli bir şekilde değil Muharip Hava Kuvveti Komutanlığı Kurmay Başkanının yazılı emriyle, eğitim ihtiyacı adı altında açık bir şekilde yapılmıştır. Çünkü daha önce de bu Sniper Podu'nun geçici olarak birliklerarası kaydırıldığı durumlar söz konusudur. 14 Temmuz 2016 tarihinde Balıkesir 9'uncu Üs Komutanlığı'ndan 4'üncü Üs Komutanlığına Hv. Plt. Üsteğmen Ahmet Pala'nın Hv. Plt. Kur. Yüzbaşı İlker Hazinedar ile 143. Filo Komutanlığının yayınlamış olduğu uçuş programına yazılmak suretiyle resmi bir görev şeklinde getirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Uçuş programına filo komutanı tarafından her kimin ismi yazılırsa yazılsın bu görevin o personel tarafından yapılmak zorunda olduğu, aksi bir durumun emre itaatsizlikte ısrar suçunu oluşturacağı açıktır.”

DELİL YOK DAVA VAR

Tüm bunlara rağmen iddianameyi hazırlayan savcının neye dayanarak, “Sniper Podu getirmeyi” darbeye katılma olarak değerlendirdiğini soracak olursanız...

Hayır, o da karar verememiş, zira iddianamesinde şunu söylüyor:

“Her ne kadar şüpheli savunmasında; darbeye teşebbüs faaliyeti sırasında evinde olduğunu beyan etmiş ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı istihbarat Başkanı, Personel Başkanı, Personel Daire Başkanı, Sicil Kıdem şube Müdürü ve Subay Şube Müdürü tarafından şüphelinin darbe faaliyetine katılmadığını, FETÖ/PDY üyesi olduğuna dair tespit yapılamadığına dair dosya kapsamında mevcut 3 sayfadan oluşan gerekçeli bilgi notu gönderilmiş ise de şüphelinin darbeye hazırlık faaliyeti kapsamında Bandırma'dan F-16 uçaklarına sniper podunu getirmesi, darbe faaliyetine iştirak mahiyetinde olup olmadığı hususunun değerlendirme yetkisinin mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığından...”

Yargı dilinde pek rastlanmayan ve adeta, “Delil yok veya delillerim çok zayıf, ama ben yine de davayı açayım, kararı mahkeme versin” şeklinde yorumlanabilecek bir değerlendirme, değil mi?

Ahmet Pala'nın durumuna benzer durumda başka pilotlar da var... Soyadı benzerliği veya karıştırmasından ya da 15 Temmuz'da tatilde olduğu halde Akıncı'daymış gibi davaya dahil edilen üç pilot gibi... Bunlar tutuklu değil, halen görevdeler, ama 3 müebbet ve örgüt üyeliğinden yargılandıkları için yurtdışı yasağı konmuş... Yani bırakın yurtdışındaki eğitim veya kurslara katılmalarını, Irak'ın kuzeyinde yapılan/yapılacak operasyonlara bile gidemiyorlar.

Bakalım yarın ara kararını açıklayacak olan 4. Ağır Ceza Mahkemesi, “sapla samanı, at iziyle it izini” bir miktar ayıracak mı, yoksa “Herkesin tutukluluk halinin devamına” mı diyecek?!.

Müyesser Yıldız

Odatv.com

YARGI & ADLİYE & HUKUK & SİYASİ DAVALAR