• Anasayfa
  • /
  • FETÖ ÖRGÜTÜ DOSYASI /// SAYGI ÖZTÜRK : MİT, FETÖ için tam 20 yıl önce uyardı


17 Aralık 1996 tarihli MİT raporu, FETÖ'nün stratejisini net bir biçimde ortaya koydu. Devletin adım adım takip ettiği terör örgütü, o rapordan tam 20 yıl sonra kanlı bir darbeye kalkıştı…

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Müsteşarı Sönmez Köksal imzalı, 17 Aralık 1996 tarih ve 11.001.156/24746 sayılı “İnceleme” başlıklı yazı Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığı'na ulaştığı gün Teftiş Kurulu Başkanı Osman Nuri Oduncu Ankara dışındaydı. Konunun aciliyetini bilen başkan yardımcısı, mahkemeye gönderilecek dosyayı incelemeye başladı. Tüm Türkiye'nin merak ettiği raporu, MİT'in ne yazdığını ilk öğrenenlerden birisiydi.

Sayfaları çevirmeye başladı… Raporda adı geçen herkese dair MİT arşivlerinde bulunan bilgilerin bir özeti aktarılıyordu. Başkan Yardımcısı, kimler hakkında neler yazıldığını merak etmişti. Sayfaları çevirirken gözüne takılan isimlerden birisi de Fetullah Gülen'di. Hatta en ayrıntılı bilgi, onun hakkında verilmişti. Başkan Yardımcısı daha ilk satırda Fetullah Gülen'in babasının adına takıldı. Dosyada baba adı “Ramis” yazıyordu. Bunun “Ramis” değil, “Ramiz” olabileceğini düşündü. İçinden “Bu da benim sorunum değil” dedi… MİT'in gönderdiği raporun 11. sayfasında “Araştırılmasında Fayda Görülenler” ara başlıklı bölümde Fethullah Gülen'le ilgili şunlar yazılıydı:

“Fetullah Hocacıların CIA'nın bölgemizdeki en önemli sivil toplum kuruluşu olduğu iddialarının, Maliye Bakanlığı müfettişlerinin Fetullah Gülen'in mali kayıtlarını incelemesi ile İçişleri ve Dışişleri Bakanlıklarının ilgili kuruluşlarla yapacakları koordine sonucunda çözülebileceği değerlendirilmektedir…”

14 YAŞINDA VAİZ

MİT, Fetullah Gülen için bu görüşü rapor ediyor… Bu rapordan tam 20 yıl sonra Fetullahçı Terör Örgütü Türkiye'ye uçurumun kenarına getirdi…

FETÖ'nün elebaşı Fetullah Gülen'in, beş yaşında Kuran'ı Kerim öğrenmeye, 14 yaşında vaizliğe başladığını belirtiliyor… Gülen'in Diyanet'te bulunan dosyasına ulaştığımda çok ilginç bilgilere rastladım. Örneğin, Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu, Fetullah Gülen'in dini bilgisini yetersiz bulmuş. Gülen, vaizlik sınavına 25 Mayıs 1959 tarihinde Kırklareli'de giriyor. Sınav evrakı incelendiğinde Gülen'in 1959 yılında girdiği vaizlik sınavından 50 tam puan üzerinden ancak 33 puan aldığı görülüyor. Gülen Ayet-i Kerime'den 6 puan, Hadis-i Şerif'ten 8 puan, Kelam'dan 5 puan, Fıkıh'tan 8 puan, Takrir'den 6 puan olmak üzere puanı 33'te kalıyor. Ancak bu, Gülen'in vaiz olabilmesinin yolunu açmaya yetiyor.

‘İlmi kifayetini belirtecek mahiyette değil'


25 Mart 1966'da, vaiz adayı Fethullah Gülen'in risalesini inceleyen Din İşleri Yüksek Kurulu notunu veriyor: Yeterli değil…

VAİZİN RİSALELERİ…

Fetullah Gülen'in el yazısıyla yazdığı risaleleri inceliyorum. İtikata, ibadete dair yazdıkları var. Bu risaleleri Din İşleri Yüksek Kurulu'na gönderiyor. 25 Mart 1966 tarihinde Din İşleri Yüksek Kurulu'na, vaiz adayı Fetullah Gülen'in risalesi geliyor. Kurul uzmanları bunu inceliyor. Din İşleri Yüksek Kurulu, 28 Nisan 1966'da Ali Rıza Hakses'in başkanlığında üyeler Hüsnü Erdem, Şehit Oral, İsmail Ezherli, İbrahim Eken, Esat Kılıçer, Ahmet Baltacı, Hasan Ege'nin katılımıyla toplanıyor ve vaiz adayı Fetullah Gülen'in risaleleri için şu kararı veriyor:

RİSALELERİ BEĞENİLMEDİ

“Yüksek başkanlıkça 25 Mart 1966 tarih ve 21820 sayı ile Din İşleri Yüksek Kurulumuza havale buyrulan Kırklareli vaiz adayı Fetullah Gülen'in risalesi incelendi. Adı geçen vaiz adayının gönderdiği Risale, tamime uygun bir şekilde olmadığı, mevzuu ile alakalı ayeti Kerime ve Hadis Şerifleri Risalesine almadığı gibi konu ile ilgisi bulunmayan sözleri de zikrettiği cihetle ilmi kifayetini belirtecek mahiyette bulunmadığından adaylığı müddeti sonuna kadar tamime uygun yeni bir Risale göndermesinin kendisine bildirilmesini uygun olacağına karar verildi.”

MİT'in, 1996 yılında hazırladığı raporda, Fetullah Gülen'in 1942 yılında Erzurum'da doğduğu belirtiliyordu. Rapor, Fetullah Gülen'in yaşamının ilk 26 yılına hiç değinmeden doğrudan İzmir'de yaptığı çalışmalarla devam ediyor…

19 Nisan 1980 günü FETÖ'nün örgütlenme talimatını verdi

İşte 17 Aralık 1996 tarihli MİT raporunda Fetullah Gülen…

1968: Bu yıl itibarıyla İzmir Merkez Vaizi, İzmir İmam Hatip ve İlahiyatta Öğrenci Yetiştirme Derneği, Kestanepazarı Kuran Kursu öğreticisi görevlerinde bulundu.

1969: Ağustos ayı içinde İzmir Buca'da kendi yönetiminde olan dernek ve Kestanepazarı Kuran Kursu'nda okuyan 100 öğrencinin katılımıyla bir kampta, Kuran okumanın yanı sıra Risalei Nur eğitim yapıldı. (…)

1971: Ocak'ta İzmir İmam Hatip ve İlahiyat Öğrenci Yetiştirme Derneği içinde Nurculuk faaliyetleri yürüttüğü gerekçesi ile dernek idare heyetinden çıkarıldı. Aynı yıl itibarıyla Nurculuk faaliyetlerinden dolayı İzmir Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı tarafından ifadesi alındıktan sonra hakkında dava açıldı. Vaaz etme yetkisi alındı.

1973: Edremit'e tayin edilmesine rağmen, İzmir'de ikamet ederek cuma günleri Edremit Alemzade Camii'nde vaaz verdi ve her gelişinde Nur toplantıları düzenledi. Aynı yıl itibarıyla Edremit Vaizi görevi sırasında yaz aylarında Edremit civarında açılmış olan kamplarda Nurculuk faaliyetlerini organize etti. (…)

1976: Ağustos ayı başında İzmir Bornova ilçesi vaizliğine atandı. İstihbarat notunda münfesih MSP yanlısı Nurculardan Gülen'in, İran'da gerçekleştirilen devrimin Türkiye'de de gerçekleştirilmesini arzuladığı, Türkiye'de İslami bir devrim için yurt sathında teşkilatlanmaya önem verdiği yer aldı. İzmir-Bornova Merkez Vaizi olduğu dönemde vaaz bantlarının yurt sathında dağıtılmasını sağlatarak Nurculuk propagandası yaptı.

MİT raporunda FETÖ elebaşının hayatının ilk 26 yılına dair bilgi yer almıyor. Gülen MİT raporundan 3 yıl sonra ABD'ye kaçtı…

HURUÇ HAREKATI BAŞLASIN

1980: 19 Nisan'da İzmir'de gerçekleştirilen bir Nur toplantısında yaptığı konuşmada; birkaç gün içerisinde “Huruç Harekatı” (Atılım Harekatı) başlatılacağını, bu harekat için hemen hemen her ilde liderlerin tespit edildiğini, İran'da yapılan İslam harekatının Türkiye'de de böylece başlamış olacağını” belirtti. “Huruç harekatının başarıya ulaşması için bütün yurtta kendi binalarında ve kiralayacakları müsait yerlerde orta ve yüksek öğrenim gören öğrenciler için yurt binalarının açılması, yurtlarda eğitilen öğrencilerin meyvelerini vermesi, kendi fikirleri doğrultusunda çeşitli kitap ve dergilerin basımının gerçekleştirilmesi ile özellikle Türkiye'deki öğretmenlerin büyük bir bölümünün kendi yönlerinde faaliyet göstermeleri gerektiğini” ifade etti. (…) 13 Eylül'de Ege Ordu ve Sıkıyönetim Komutanlığı'nca kendisini yakalamaya yönelik yapılan operasyonu haber alması sonucu, İzmir'den Erzurum'a kaçtı. 16 Ekim'de müstafi addedilmek için Erzurum'dan 20 günlük daha sonra Kayseri Tıp Fakültesi'nden 45 günlük rapor alıp Bornova Müftülüğü'ne gönderdi. Aralık'ta Çanakkale'ye tayinini yaptırdı.

PSİKİYATRİ RAPORU ALDI

1981: Ocak ayı itibarıyla Isparta ile Uluborlu'da bulunan Islah Sitesi'ndeki “İmam Hatip Lisesi Öğrencilerini Koruma ve Yetiştirme Derneği” merkezinde gizlendi. 27 Şubat'ta Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Psikiyatri Kliniği'nden 20 günlük rapor aldı. 22 Mart'ta Çanakkale Müftülüğü merkez vaizliğinden istifa etti. Ankara'da Nurcu liderlerden diş kliniği sahibi H. Toprak'ın evinde saklandı. (…)

1985: Ege Ordu ve İzmir-Antalya illeri Sıkıyönetim Komutanlığı'nın 7 Şubat 1985 tarihli yazısı ile arananlar listesinde ye aldı. 18 Mayıs itibarıyla, kendisini maddi yönden destekleyen zenginlere hitaben İstanbul-Altunizade'de bir konuşma yaptı ve özel okullara maddi yardımda bulunmaları için etkileyici öğütlerde bulundu.

(…) Genelkurmay Başkanlığı tarafından çıkarılan aranan şahıslar kitabının 2. kategori, 15. sayfa ve 588 sırasında arananlar arasında yer aldı.

1987: İstanbul'daki evinde, imamlarına eğitim vermeye başladı. Ağustos ayında öğrencilerine yaptığı konuşmada; “Alparslan Türkeş ile görüştüğünü, Türkeş'ten cemaatini şeriat doğrultusunda yetiştirmesini istediğini, onun da kabul ettiğini” ifade etti. 6 Eylül günü yapılan seçim yasaklarıyla ilgili referandumda, Turgut Özal'ı desteklemek maksadı ile Nurcuların “hayır” oyu kullanmalarını sağladı.

1990: Şubat'ta Korkut Özal'ın dünürünün İstanbul'daki evinde, “ANAP'ın geleceği ile ilgili” toplantıya katıldı.(…)

1991: Genel seçim arifesinde kapatılan MHP yerine kurulan Milliyetçi Çalışma Partisi'ne (MÇP) 3.5 milyar lira para yardımda bulundu ve
seçimlerde MÇP ile ittifak yapan RP'yi destekledi.

1992: Azerbaycan'a giderek, TV kurma çalışmalarını başlattı. Aynı tarihte Risalei Nur Enstitüsü'nün çalışmalarını yönlendirmek maksadıyla gizli olarak ABD'ye gitti. Ardından Avustralya'ya geçerek, Türk öğrencilerin eğitim gördüğü okul ve yurtları ziyaret etti. Ayrıca, kuracağı üniversitelerde ders verdirmek amacıyla söz konusu ülkelerdeki çeşitli profesörlerle de görüştü. MÇP'den ayrılarak yeni bir parti kurma çalışmaları içerisine giren Muhsin Yazıcıoğlu'na maddi manevi destek verdi.

BÜYÜKELÇİLERLE GÖRÜŞTÜ

1995: Yıl içerisinde, ABD, Almanya, İngiltere ve Rusya'nın Türkiye'deki büyükelçileri, tarafından ayrı ayrı ziyaret edildi. Devlet yanlısı beyanları sebebiyle İBDAC örgütünün lideri Salih Mirzabeyoğlu tarafından ölümle tehdit edildi. (Salih Mirzabeyoğlu'nun bu tehdidi, Gülen'in artık “Devlet korumasına” alınmasının da yolunu açıyordu. Gülen rapordan 3 yıl sonra ABD'ye kaçtı.)

YARIN: FETÖ'cüler, istihbaratı ele geçirmek için hangi hileye başvurdu?


TERÖR