• Anasayfa
  • /
  • MK ULTRA PROJESİ : TELEGRAM ÖNERGESİNE CUMHURBAŞKANI TAYYİP ERDOĞAN'IN CEVABI


Başbakan, CHP Milletvekili Veli Ağbaba`nın verdiği TELEGRAM soru önergesine cevab vermeyi reddetti. Yâni, TELEGRAM`a bırakınız "var" demeyi, "yok" demeyi bile 10 yıllık iktidarı boyunca yaptığı gibi reddetti. Bir diğer ifâdeyle ve hep kendi ağzındaki ölçüyle, “haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan” olmayı seçti. Söylemeden söylediği ise elbette şu oldu: 

- "Ben herşeyin farkındayım, zaten TELEGRAM`ı yaptırtan, göz yuman ve örtbas eden de benim, dilediğiniz yola başvurun, ne Mirzabeyoğlu`nu ne gördüğü işkenceyi ne de O`nunla ilgilenenleri umursamıyorum!". 

Anlaşılmıştır. Daha doğrusu biz uzun zamandır anlamıştık da, artık anlamayanlar da anlamıştır muhakkak.

Böyle bir cevapsızlık cevabıyla; Telegramcı uzman, istihbaratçı, subay ve bilim adamlarına, "merak etmeyin, en nadide kobayınızı elinizden almayacağım, siz 2023 için rahat rahat yapın Ar-Ge`nizi, bakmıyorum sizin tarafa, devam edin arslanlar" diyor Başbakan.

28 Şubat, kimi için ikbal ve saltanat, kimi içinse barbarca ve müebbed bir işkence sebebi oldu. AKP, arkasında NATO desteği, 57 eser sahibi bir fikir adamına Batı ve Batıcılar adına kan kusturmaya yeminli "işkenceci başı" olarak bu ikbal günlerinin "şimdilik" tadını çıkarıyor ama, Allah büyük.

Son avukat görüşünden gelen haber, Mirzabeyoğlu`na TELEGRAM`ın olanca barbarlığıyla sürdürüldüğü, bir önceki gece neredeyse hiç uyutulmadığı yönündeydi. "Dicle kıyısında bir koyun kaybolsa bunun da hesabını veren Hazreti Ömer gibiyiz" nutukları atan ve anladığımız o ki "boyun eğmez" duruşundan dolayı Mirzabeyoğlu`na şahsî bir kini de olan Başbakan, TELEGRAM`ın hesabını elbette veremeyecek.

Tüm partiler ve sivil toplum örgütleri Mirzabeyoğlu için bir "toplumsal mutabakat" sağlamış ve hemen harekete geçme çağrıları yaparken, yalnızca Başbakan`ın ve AKP`sinin bu tutumu son derece dikkat çekicidir. Ne tarih ne toplum ne de biz bunları unutacağız.

Diğer yandan, çıktığı yurt gezilerinde “bizim yolumuz sevgi yolu, şiddet bizim lugatimizde olmadı, olmayacak” tarzında konuşuyor Başbakan. Peki, Telegram`dan daha büyük şiddet ve barbarlık mı var? Bir "insan"a 14 yıldır her gün 24 saat elektrik veriyor, her tarafını kavuruyor ve kıvrandırıyor, 2 saatten fazla uyutmuyor, namazında ve Kur`anında bile Telegramcılarınıza sövdürüyorsunuz. Bu ne oluyor? Muhafazakar demokrat öpücük mü?...

Akademya Yayın Kurulu

ERDOĞAN`IN SALİH MİRZABEYOĞLU SORUSUNA CEVABI

CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba Tarafından, Erdoğan`ın Cevaplaması İstemi ile Meclise Sunulan Yazılı Soru Önergesine Erdoğan Bakın Ne Cevap Verdi

İBDA Mimarı Salih Mirzabeyoğlu`nun sağlık durumu, cezaevi koşulları ve telegram işkencesi ile alakalı CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba tarafından Başbakan Erdoğan`ın cevaplaması istemi ile 05.10.2012 tarihinde TBMM`ne sunulan soru önergesine Başbakan Erdoğan cevap vermedi.

TBMM internet sitesinde soru önergesi ile ilgili son durum bölümünde "Süresi İçinde Cevaplandırılmadığından Gelen Kağıtlarda Yayımlandı" denilmekte.

Bilindiği üzere, Milletvekillerinin siyasi bir denetim hakkı olan, yazılı soru önergelerine, sorunun başkanlığa intikal tarihinden itibaren T.B.M.M. Başkanlığınca, 15 günlük  cevaplama süresi verilmekte olup, bu süre içerisinde cevaplanmaz ise 10 günlük ek süre tanınmaktadır. Bu Zaman Zarfında da cevaplanmazsa önergenin cevaplanmadığı gelen kağıtlar listesinde yayımlanmak suretiyle ilan edilmekte ve prosedür olarak takipten kalkmaktadır. 

Böylece Veli Ağbaba tarafından Başbakan Erdoğan`ın cevaplaması istemi ile meclise sunulan soru önergesi zamanı içerisinde cevaplandırılmadığından takipsizlik ile sonuçlandırılarak gündemden düşürülmüştür.

Mecliste bir ilin belediye sınırları içerisinde vuk`u bulan en küçük hadisenin dahi sorulduğu ve cevabınında anında verildiği bir dönemde, Salih Mirzabeyoğlu Davası gibi Türkiye gündemini etkileyen bir konu hakkında çok önemli denilecek sorulara cevap veremeyen Başbakan`ın bu tutumu, soru önergesinde dile getirilen haksızlık ve hukuksuzlukla beraber telegram işkencesininde kabul edildiğinin ve Başbakan`ın da bu iddialara cevap veremediği düşüncesini akla getiriyor. 

Veli Ağbaba`nın Başbakan`a Yönelttiği ve Başbakan`ın Cevaplayamadığı O Zor Sorular:

1) Bolu F Tipi Cezaevinde kalan Salih İzzet Erdiş’in sağlık hizmetlerinden yeteri kadar yararlanamamasının nedeni nedir?

2) Çeşitli sağlık sorunları bulunan Salih İzzet Erdiş’in hâlen 8 metrekare bir hücrede tek başına tutulması sağlık durumunu nasıl etkilemektedir?

3) Salih İzzet Erdiş’in kendisine sürekli olarak işkence yapıldığı iddiasıyla ilgili olarak şimdiye kadar idarî veya adlî bir inceleme başlatılmış mıdır? Başlatılmışsa nasıl sonuçlanmıştır?

4) Salih İzzet Erdiş tarafından kendisine radyo manyetik dalgalar kullanılarak işkence yapıldığı ve TELEGRAM adlı bu yöntemin hapishanelerde kullanıldığı iddia edilmektedir. Erdiş’in bu iddiası şimdiye kadar araştırılmış mıdır? TELEGRAM yöntemi deney veya işkence amacıyla kullanılmakta mıdır? Konuyla ilgili şimdiye kadar yapılan şikayet sayısı kaçtır ve bu şikayet başvuruları nasıl sonuçlanmıştır?

5) F Tipi hapishanelerde tecrit uygulamasının veya bu tür hapishanelerin kaldırılması düşünülmekte midir?


Kaynak :   BÜYÜK DOĞU HABER  

TELEGRAM