• Anasayfa
  • /
  • GDO - HORMONLU GIDALAR DOSYASI /// YUSUF KARACA : "Türkiye'yi tohumla vurdular!"


 Yusuf Karaca

 yusufkaracayenimesaj@gmail.com

Büyük bir gıda terörü ile karşı karşıyayız. IŞİD’i, PKK’yı, FETÖ’yü biliyoruz, peki gıda terörünü biliyor muyuz?  Terörün aldığı canları biliyoruz da, gıda terörünün hayattan kopardığı canlardan haberimiz var mı? 

Genç yaşta evlatlarımız kanser oluyorlar. Daha geçenlerde, çocuğumun öğretmeni kanserden öldü. Arkadaşımın kız kardeşi yirmisinde, hakkın rahmetine kavuştu. Ya mide kanseri, ya bağırsak veya başka bir kanser çeşidi...

Ne oluyoruz!

Kanser oluyoruz.

Herkesi kanser ettiler!

GDO’lu ürünler, kanser yapıyor. Yediğimiz ekmek bile gerçek buğday değil. Buğdayın anavatanı bizim ülkemiz iken, bugün ABD’den buğday ithal ediyoruz. GDO’lu buğdaylardan, ister Trabzon ekmeği yap, ister Malatya ekmeği!..

ABD, Irak’ı işgal ettikten sonra, yaptığı ilk şey Iraklı çiftçinin tohumunu elinde almak oldu. Ebu Garip Tohum Merkezi’ni vurdular. Burada M.Ö 8000 yıllarından beri çiftçiler tarım yapıyorlar. Her yıl ürettiklerinden, tohumluk ayrılarak, bir sonraki yıl ekerek, on bin yıllık bir tecrübe söz konusuydu.

Ebu Garip ismi Iraklı Nur Bacı’nın ahıyla ünlenmiş bir şehir, Ebu Garip Hapishanesi’nden dolayı. Irak’a kendi tohumunu dayatmak için, bu tohum merkezini ABD yok etti. Sonra, ABD tohum şirketlerine mahkûm etti ırak’ı. Tohumun dili olsa, Nur Bacı’nın haykırışını geçerdi, inanın!

Afganistan’ı işgal ettiler, aynı şeyi yaptılar. ABD üssünün yanı başında 2008 yılında ABD, kurslar Açarak Afgan çiftçisine kendi tohumunu dayadı. Hibrit tohum, Afgan tarımını yok etti. Hem Irak hem Afganistan’da şayet çiftçi, eski kendi tohumuna dönecek olursa, çiftçiye hem para cezası hem hapis cezası veriliyor.

Irak’ı silahla, Türkiye’yi tohumla vurdular!

8 Ocak 2004 tarihinde 5042 sayılı “Islahatçı Haklarının Korunması” kanunu ile başlayan tohumculukta teslim alış, 31 Ekim’de çıkan “Tohumculuk Yasası” ile devam etti. 

Bu yasalar Türk çiftçisine diyor ki; “Ey çiftçi sen asırlardır yaptığın gibi tohum takası yapamazsın. Tohumu artık şirketlerden alacaksın. Aksi halde; 10 bin lira ceza ödersin, tohumların yakılır ve ayrıca 5 yıl ekip biçemezsin. Ekip biçsen, ürününe raflarda yer bulamazsın!

Anadolu’nun genetik mirası yabancı birkaç şirketin mülkiyetine geçti. Çiftçiler cezalar aldılar, büyük sıkıntılar yaşadılar. Ve sonunda, yabancı şirketlerin katil tohumlarına razı geldiler. 

Bu katil tohumlar, Irak ve Afganistan’da olduğu gibi tarımı kuruttu. Tüketiciyi kanser etti ve etmeye devam ediyor. İş tohumla bitmiyor. Tohumu alan, tohumun ilaç ve gübresini de alıyor ve tabi topraklarımızda zehirleniyor.

Bugün dünyaya pazarlanan GDO’lu tohumların yüzde 90’ını Monsanto ve Cargill gibi ABD şirketleri üretiyor. (Sebze tohumunu başta İsrail olmak üzere, şimdi kavgalı olduğumuz Hollanda ile İspanya’dan alıyoruz.)

İsrail bizden Suriye ile aramızdaki mayınlı arazileri istemişti hatırlıyor musunuz? İktidar mayından temizleme karşılığında İsrail’e elli yıllığına vermek istedi. Başına henüz bir şey gelmemiş TSK, “biz temizleriz, gerek yok” demişti. 

İşte İsrail, o arazileri dünyaya tohum satmak için istemişti.  İktidar vermiş, Danıştay veya AYM bozmuştu. Neyse konumuz değil…

İşte böyle dostlar!

Prof. Dr. Haydar Baş’ın “Tarım stratejiktir. Silahsız savaşabilirsiniz ama buğdaysız savaşamazsınız” sözü, ne kadar stratejik bir vurguydu. ABD, işgal ve terörle öldüremediklerini, hastalıklı tohumlarla kanser ediyor.

Ne yediğini bilmeyen Türk halkı, kanserin pençesinde… Bir sepet biber yese, yerel tohum ürünü biberin bir tanesine karşılık gelmiyor. Domates bir kasa yese, Anadolu’nun eğri büğrü görünümlü, harika tatlı bir domatesine denk gelmiyor. Aldığı zehirlerde işin çabası...

“Üretim artışıyla açlık yok edecek” dendi; açlık sayısı her geçen gün artıyor! “Yüksek gelir sağlar” dediler; giderler arttı. GDO’lu tohumlar geleneksel tohumlardan pahalıdır. Örneğin, GDO’lu pamuk tohumunun fiyatı geleneksel pamuk tohumu fiyatının 6 katıdır. Hem hasta ediyor, hem sömürüyor, hem öldürüyor...

Afganistan ve Irak’ı anlarım da, Türkiye’ye ne oldu? 

Adalet ve Kalkınma ikisi birrarada oldu!..

Neyse! 

Arjantin’i soya cumhuriyeti yaptılar. Meksika ve Brezilya’yı da... 2004 yılında Arjantin’de 14 milyon hektar GD soya ektirdiler. Mısır ve Buğday ekimini on yıl bırakan Arjantin’i açlığa mahkum ettiler. Soya dışında bir şey üretemez oldular.

“Madencilik Yasası, “Petrol Yasası”, “Tohumculuk Yasası” gibi yasalarla, ülkeleri teslim aldılar. Maden ve petrollerine el koymakla kalmadı, topraklarını da zehirlediler. 

Neden kanser oluyoruz, anladık mı acaba!