• Anasayfa
  • /
  • SUİKASTLER DOSYASI /// BÜLENT ORAKOĞLU : Konsolosluğa böcekleri kim koydu ?


BÜLENT ORAKOĞLU : Konsolosluğa böcekleri kim koydu ?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 2 Şubat’ta TRT ortak yayınında Kaşıkçı cinayeti ile ilgili, bir soruya verdiği cevapta önemli açıklamalar yaptı: “Böyle bir vahşeti ortaya çıkarmak bizim görevimizdir. Bu cinayetin failleri ilk gelen 15 kişilik ekibin içindedir. İşi bitirdiler, uygulamayı yaptılar, kaset de bizde. Kayıtları dinledim. Bu adli tıp operasyonu yapan bir yarbay ‘ben kesip biçmeyi iyi bilirim’ diyor. İnsanın hakikaten yüreği ağzına geliyor. Bu vahşet karşısında hala ben Amerika’nın sessizliğini anlayamıyorum. CIA ve Başkanı da kongrede bunu anlattı. Biz diyoruz ki her şey ortaya çıksın. Neyi gizliyorsunuz, neden gizliyorsunuz?”

CIA BAŞKANI: İSTİHBARAT TARİHİNDE BİR İLK

Gazeteci yazar Ferhat Ünlü tarafından kaleme alınan Diplomatik Vahşet isimli kitapta yer alan bazı bilgiler şu şekilde: “CIA Başkanı Haspel’in, MİT’te Kaşıkçı’nın öldürülmesi öncesinde ve infazı sırasında dinlediği yedi buçuk dakikalık konuşma kayıtlardan çok etkilendiği belirtiliyor. İnfaz öncesindeki kayıtlarda geçen konuşmalar cinayetin Riyad’da planlandığının açık bir kanıtı olarak sunuluyor. Kayıtları dinledikten sonra CIA Başkanı Gina Haspel’in MİT Başkanı Hakan Fidan’a dönerek ‘Her kim elde ettiyse bu kanıtlara ulaşmak çok önemli bir istihbarat operasyonu. Dünyada istihbarat tarihinde bir ya da iki kez görülebilecek türden bir başarı sizi tebrik ederim’ dediği belirtiliyor.”

“CIA Başkanı Haspel 26 Ekim’de Türkiye dönüşü sabah toplantısında Türkiye’de dinlediği kayıtları Trump’a detayları ile anlatıyor. Toplantıda Dışişleri Bakanı Mike Pompeo da bulunuyor. Üç hafta sonra Kaşıkçı’nın yazarı olduğu Washington Post’ta CIA’nın tespitlerine göre Cemal Kaşıkçı’nın öldürülme emrini Suudi Arabistan Veliaht Prensi M. Bin Selman’ın verdiğine yönelik bir makale yayınlanıyor.”

“Kaşıkçı’nın infaz edildiği 7 buçuk dakikalık vahşeti ortaya koyan ses kaydının ilk dakikalarında Kaşıkçı’nın son sözü “Ben astım hastasıyım beni öldürecek misiniz? Beni boğacaksınız” oluyor. Daha sonra başına bir poşet geçiriyorlar. 5’inci dakikasında gerçekten insanlık dışı anlara işaret eden konuşmalar hırıltılar duyuluyor. Cemal Kaşıkçı’nın ölüm anlarındaki hırıltıları o ses kaydında duyabiliyorsunuz. 7 buçuk dakikada can verdikten sonra yere yatırıyorlar, üzerindeki kıyafetleri çıkartıyorlar ve orada bir damar yolu açıyorlar koluna, kanını çekiyorlar. Çünkü orada kesecekler.”

Suudiler, Türkiye’nin ses kayıtlarına ulaştığı ortaya çıkınca uzmanlardan oluşan bir ekip gönderdi ve başkonsolosluk binasında böcek taraması yapıldı. Taramalar sonunda konsolosluk binasının çeşitli odalarında 10 böcek bulundu. Suudilerin İstanbul Başkonsolosluğu’nda bulduğu dinleme cihazları teknolojik açıdan ileri dinleme cihazlarıydı. Bu cihazları konsolosluğa Türkiye’nin dışında mesela NSA koymuş olabilir miydi? Teknik istihbaratta ihtisaslaşmış ABD’nin yabancı ülkelerin iletişimlerini dinleyerek bilgi derleyen kriptoloji üzerinde uzman olan bu teşkilatın Suudileri dinleyip dinlemediği bilinmiyor. Ancak Kaşıkçı’nın Suudi Arabistan Konsolosluğu’ndan çıkmadığı ihbarının 17.50 itibarıyla yapılması sonrasında 10 ayrı ekip konsolosluğa gönderildi. Bu arada ses kayıtları MİT’e ulaşmıştı. Ses analistleri ve uzmanlar Kaşıkçı’nın öldürülme anı ve öncesindeki konuşmaları dinledi ve ön bir rapor hazırladı. MİT saat 20.00 itibarıyla Kaşıkçı cinayetini çözmüş ve gerekli raporu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a göndermişti. Bu aşamadan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından oluşturulan özel ekiple yürütülen başarılı kamu diplomasisi sonucunda Türkiye’nin başına örülmeye çalışılan tuzak ters yüz edilerek ABD’nin destek verdiği, Türkiye karşıtı blokun öncüsü rolünü üstlenen Suudi veliaht prensi M. Bin Selman’a yöneltilerek, siyonistler tarafından parlatılmaya çalışılan imajı zayıflatılmıştı.

Kaşıkçı cinayetini üzerinden yaklaşık 4 ay geçti. Tüyler ürperten vahşi cinayetin neredeyse tüm ayrıntıları ortaya çıktı. Ancak ortada ne cenaze ne katil ne de cesedi yok ettiği söylenen işbirlikçi yok? Suudi Arabistan yönetimi Trump’ın yardımıyla işi mümkün olduğu kadar yokuşa sürüyor. Türkiye bundan sonra Kaşıkçı cinayetini uluslararası soruşturma kulvarına taşıyarak M. Bin Selman başta olmak üzere cinayeti planlayan yöneten ve uygulayanlardan hesap sorma sürecini başlatmalıdır.

FAİLİ MEÇHULLER & SİYASİ CİNAYETLER & SUİKASTLER